11.8.09

2. ERGENEKON İDDİANAMESİ 1001 - 1050 SAYFALAR

2. ERGENEKON İDDİANAMESİ 1001 - 1050 SAYFALAR

Tape no:5019 de kayıtlı 12.05.2008 günü saat 22.33’ de Cafer isimli şahısla yapmış olduğu görüşmede özetle; Şüphelinin “Ne kadara parası yüksekmiş fiyatı çok bulunca adamlar peki alın demişler abi şöyle düşünmez misin sen ulan demek ki bu ULUSALCILAR da kendilerini paraya şey yaptılar.”, “İnternet sitelerinde birinde bi slogan sana BİZ KAÇ YTL yiz .”, “Neler gelecek yani hem bu kadar iddalı olacaksın bu işin koç başı olmaya soyunacaksın …”, “Benim diceksin ben yaparım diceksin benim planlarım var Türkiye’ yi ben kurtarırım diceksin projem hazır diceksin ondan sonra alıp Fetullah’ a zaam edeceksin bu çok ağır bi şey ya çok ağır bi şey…”, “Ya bi gün dedim kimin adamı olduğu çıkarsa yani, yani görevli çıkarsa şaşırma dedim.”, “ Yani bu insanları satıyosun yani.” dediği, Cafer’ in “Bende onu anlamıyorum şimdi bir milyon iki yüz otuz bin adamdan yüz lira isteseydi kesin verirdi”, “Yüz lira alsaydın zaten yüz yirmi üç trilyon ederdi.”, “Niye sattı ben hala anlamıyorum CHP’ ye geleydin bide senin en çok güzel şeyin o yani bi açıklayaydın kardeş benim durumum bu halk sahip çık yâda ben gidiyom ölüyom de”, “Yani bu şey oldu vuruşa vuruşa ölemedi”
Şeklindeki görüşme içeriklerinden Tuncay ÖZKAN’ ın sattığı kanal la alakalı kanalın Tuncay ÖZKAN’ ın malı olmadığı ulusalcıların kanalı olduğu, gerektiğinde para toplayıp kanalın satışının engelenebileceğini söylemelerinden de aralarındaki örgütsel bağlantıların ortaya çıktığı. Kanal Türk’ ün sadece Tuncay ÖZKAN’ ın şahsi malı olmadığı ve ticari anlamda kurulmuş sıradan bir kanal olmadığı ortaya çıkmaktadır.
Tape no:5027 de kayıtlı 22.05.2008 günü saat 18.47’ de Emin Ç. ile yaptığı görüşmede özetle: Emin Ç.’ nin “ Hurşit PAŞAYLA rastlaştık.”, “Dedim ki Paşam bu Tuncay e şey yapıyo mesajlar falan atıyo iştae Mustafa BALBAY’ a dersini vericem SKY TÜRK’ te falan diye dedim bu herifi sizde söyleyin yani böyle bi şey yapmaya kalkışmasın başkalarının ekmeğine yağ sürmesin falan tamam dedi ben şey yapıyım.”, “Şey yapıcam dedi ondan sonra demin aradı beni.”, “Tamam dedi Emin Bey dedi ben dedi konuştum hiçbir şekilde dedi öyle bi şey geçmeyecek kendisinden kesin güvence aldım dedi tamam dedim.” dediği, Şüphelinin “Hı, hı tamam abi .” dediği, Emin Ç.’ nin “Yani iletiyorum bilgin olsun yani .”
Şeklinde yaptığı görüşmeden Şüpheli kendi aleyhine konuşan örgüt üyesi Tuncay ÖZKAN’ ı üst düzey sorumlu olan Ahmet Hurşit TOLON’ a şikâyet ettirdiği anlaşılmaktadır. Aralarındaki kişisel anlaşmazlıklarda dahi ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN devreye girerek şahsi kırgınlıkları gidermeye ve örtmeye çalıştıkları, örgüt içi hiyerarşik yapıda üst makamlarca konunun görüşülmesi ve birbirleri aleyhine konuşmamaları için tavassutta bulundukları anlaşılmaktadır. Şüpheli Ahmet Hurşit TOLON’ un ne gezate sahibi nede tv patronu olmadığı Tuncay ÖZKAN ile aralarında mevcut iş ilişkisi dahi bulunmamasına rağmen örgüt üst yönecicsi olarak örgütte çatlak oluşmaması için devreye girildiği. Aynı konuda şüpheli İlhan SELÇUK’ un da Mustafa Ali BALBAY’ u uyararak Tuncay ÖZKAN aleyhinde konuşmaması için uyardığı anlaşılmaktadır.
Tape no:5039 de kayıtlı 27.05.2008 günü saat 16.15’ de Engin isimli şahıs ile yaptığı görüşmede özetle; Engin isimli şahsın Perşembe akşamı Tirebolu derneğinde İlhan SELÇUK’ la ilgili toplanıyoruz”, “İlhan abim zaten o toplantıları dağıtmayın sürdürün demişti”, “…(anlaşılmıyor)devam ediyoruz yine o gece İlhan abimle konuştum ben bu sabah”, “hepimiz adına saat sekize doğru palooğlunu telefona verecem ve İlhan abiyle hepimiz adına konuşturacam”, “Çarşamba akşamı saat yedide buluşuyoruz Tirebolu derneğinde”, “Akın için bişey yapabildin mi” dediği, Şüphelinin “Şener optik hocayla konuştum”, “ha konuştum dedimki aynen aktarıyorum dedim hocam Muğla üniverstesi gözde hani kent hani üniverste olarak kabul gören biyerlerden biri olduğu için pek çok başvuru yardım isteği geliyor ben hiçbirini kabul etmiyorum dedim ogün üniversite kendi doğası içinde bunu halleder diyorum”, “ama dedim biz şu anda dedim bir durumla karşı karşıyayız dedim tam bir Cumhuriyet ailesinin adamı dedim”, “bizim Ankara da dostumuz İlhan abinin dostu yani”
Şeklindeki görüşmeden şüpheli Mustafa Ali BALBAY üniveristelere adam yerleştirme işleriyle de ilgilendiği,
Tape no:5045 de kayıtlı 06.06.2008 günü saat 18.01’ de X Erkek Şahıs ile yaptığı görüşmede özetle; X Erkek Şahsın “o şeyle sayın BALBAY ee Gazi’nin rektörüyle bu Macit hocamızın”, “he bi görüşte bugün yarın bana bir bilgi ulaştırırsan memnun olurum” dediği, Şüphelinin “tabi tabi konuşurum yani en geç yarın”, “hı hı anladım konuşurum yani bir şekilde aslında yapabilir yani onun değişik yöntemleri var bi konuşayım kendisiyle başkanım” Diyerek üniversiteler arası nakil isteyen bir Prof. arkadaşının yardım istemiyle ilgili bir görüştüğü, bu konuda yardımcı olmasını şüpheli Mustafa ÖZBEK’ in istediği,
Tape no:5049 de kayıtlı 13.06.2008 günü saat 17.42’ de Emin Ç. ile yaptığı görüşmede özetle: Emin Ç.’ nin “şimdi bu iş nereden başladı tezgahlar bu Generalleri dinlediler Genelkurmayda değil mi?” dediği, Şüphelinin “evet abi şimdi genelkurmayda general dinlediler”, “Diyarbakır da Diyarbakır Savcısını dinlediler”, “Salim D.” sonra Erdoğan T.’i dinlediler YÖK başkanı iken” “ondan sonra, e Dağlıca komutanını dinlediler” dediği, Emin Ç.’ nin “Onur D. miydi neydi o Onur D.” tamam abicim, sonrada bu şey çıktı işte PAKSÜT olayı çıktı “ dediği, Şüphelinin “ardından bu haftaki olaylar çıkacak” dediği, Emin Ç.’ nin “ şimdi başka var mı atladığımız hani şimdi pazara bu konuyu iyi işlemeliyiz” , “hayır başka, mesala Tuncay ile bu CHP sözleşmesi yayınlandı”, “o bugün bir yerlerde vardı, Haşim mi verdi diye şeyi”, “evet sonra Baykal Abdurrahman Y. zirvesi yalanı hikâyesi Danıştay…”, “ondan sonra SEZER’ li yemek, belki onu da dinlediler çünkü o yemeğe giden hiç kimse sızdırmaz böyle bir olayı” “belli ki dinlediler ve hemen medya kapıda bekliyordu”…“dimi... abicim” şeklinde yaptığı görüşmede kendi aralarındaki gizli örgütsel yemekli toplantıların kimse tarafından sızdırılamayacağını muhtemelen illegal olarak dinlendiğini iddia ettikleri, devamında ise aynı konuda bazı devlet bakanlarına küfürler ederek, bazı general ve subaylarında dinlendiğini aralarında konuştukları. Bu görüşme içeriğinden aralarındaki gizli toplantıların deşifresine çok ciddi tepki gösterdikleri de anlaşılmaktadır.
Tape no:5046 de kayıtlı 08.06.2008 günü saat 21.37’ de Mustafa ÖZBEK ile yaptığı görüşmede özetle: Başlarında üniversitelerde eskisi gibi kadrolaşamadıklarından bahsettikleri, bazı atama işlemlerini örgütle üst düzey irtibatları bulunan kişierin tavassutuşla yaptırmaya çalıştıkları, Mustafa ÖZBEK’ in “yeni bir bi siyasi oluşum bekliyo sevgili BALBAY (anlaşılmıyor)” dediği, Şüphelinin “benim döne döne dediğim şimdi eğer hani bir kez atış yapıcaz onikiden vuramasak Ulusalcılar karavana yaparlar diycekler” dediği, Mustafa ÖZBEK’ in “valla bi risk alacaz yani risk almasak atış yapabilirmiyiz” dediği, Şüphelinin “evet başkanım doğru doğru şimdi Tuncay Mümtaz Hocayla konuşmuş”, “Mümtaz SOYSAL la”, ”demiş ki partinin bütün borçlarını ödiyim bu partiyi bana ver demiş” dediği, Mustafa ÖZBEK’ in “ihanet içerisinde”, “Türkiye ihanet içerisinde dediği, Şüphelinin “yani bi ben bir lider arıyorum dedim yurttaş Mustafa BALBAY olarak çıkıcak diycek ki ey Türkiye kaygılanma bu memleket tek bi iktidara muhtaç değil çıkarız Türkiyenin kurumları işliyo yaparız diycek birini arıyorum dedim bunu ne MHP yapıyo ne CHP hepsini kalayladım yani ne şeyimiz varki zaten içinde beş kuruşumuz mu var Başkanım yani”
Şeklinde yaptığı görüşmede Mustafa ÖZBEK’ le siyasi hareket başlatma çabaları ile ilgili görüşme yaptığı,
Tape no:5050 de kayıtlı 14.06.2008 günü saat 18.21’ de Mustafa ÖZBEK ile yaptığı görüşmede özetle: Şüphelilerin Abdullatif ŞENER ve Turan ÇÖMEZ’ i alternatif olarak kapanacak olan partinin yerine geçirmek için girişimlerde bulundukları, KANATOĞLU başkanım yani şey istekli diyerek Sabih KANADOĞLUNUN görüşlerinin ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜaçısından önemli olduğunu vurguladıkları, yine gizli toplantılara katılan Ufuk SÖYLEMEZ’ i ve örgüt içinde ayrıcalıklı bir yeri olan Tuncay ÖZKAN’ ı bu oluşumların başına geçirmeyi düşündükleri,
Görüşmeyi yapan kişilerin hiçbir siyası parti ile alakalarının olmadığı, birinin gazeteci birinin siyasetten uzaktayım diyen sendikacı olması göz önüne alındığında her iki şüphelinin ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜ içinde siyasi partilerin ve siyasilerin yönlendirilmesi konusunda yetkili oldukları anlaşılmaktadır. Şüpheli Tuncay ÖZKAN’ ın tutuklu bulunduğu halde ceza evinde iken bir siyasi partinin başına geçirilmiş olması da örgütün sana sahip çıkacağız şeklinde destek olarak mesaj vermesi olarak algılanmaktadır. Şüphelilerin tek merkezden yönetilen gizli bir örgüt eliyle yönlendirildikleri ve bu gizli merkezinde ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN gizli üst düzey yapılanması olduğu anlaşılmaktadır.
Şüpheli Mustafa Ali BALBAY’ ın gazetecilik refleksleriyle değil ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN bir üyesi olarak hareket ettiği ve bu konuda çeşitli çalışmalar yaptıkları anlaşılmaktadır.
Tape:3885 de kayıtlı 04.02.2008 günü saat:10.59’ da İlhan SELÇUK ile Perihan K.’ nın yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; İlhan SELÇUK’ un “Perihan nasılsın?”, “Vallaha bu çatışma büyüyerek sürecek”, “Sürecek bence Çatışma olması iyi bir şey, herkes efendim susup otursaydı.”, “O zaman büsbütün fena olurduk.”, “Şimdi yani bu çatışmanın yükselmesi büyümesi lazım,”, “…hesaplaşmaya da gitmesi gerekiyor anlaşılan.”, “Ama çoğu kişide bu var, İstanbul da da var, yani eylem Ankara da ama İstanbul da da büyük hareket var” dediği, Perihan K.’ nın “Kanadoğlu bir Kanadoğluna bayılıyorum,”, “Şu Rektörlerin çıkışı da çok güzel oldu İlhancığım,” dediği,
Tape:3886 de kayıtlı 07.02.2008 günü saat: 12.51’ de İlhan SELÇUK ile Fatoş/İbrahim Y. yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; İlhan SELÇUK’ un “İşte şimdi bugün 4'te şeye gidecem” dediği, İbrahim Y.’ nin “Nakkaştepe'ye gideceksiniz” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Koç’ a gidecem,” dediği, İbrahim Y.’ nin “Orda tartışmaları falanda verecez, şimdi aslında bugün yeni Yar… Başkanı Saat 4'te konuşacak” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Adamın adam iyi” dediği, İbrahim Y.’ nin “İyi bir iki seferde sizin toplantılara katılmış”, “Ankara'daki toplantılara katılmış” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Evet” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Gidiyor, yani her şey elden gidiyor, tuhaf bir durum var, bakalım ne olacak, şimdi YALNIZ 2 TANE ŞEY VAR EĞER KAPATMA DAVASI AÇILIRSA”, “BİRDE ÜSTÜNE EKONOMİK KRİZ GELİRSE TÜRKİYE BİRAZ KARIŞIRSA BELKİ Bİ UMUTLAR DOĞABİLİR, YANİ” dediği, İbrahim Y.’ nin “Yoksa bu devam eder” dediği, İlhan SELÇUK’ un “ÇÜNKÜ NORMAL YOLLARDAN BUNLARI MÜMKÜN DEĞİL YANİ” “Çok açık görünüyor, bi kere adam kararlı geri adım falan atmıyor”, “Mustafa şeyi aramış Aydın D. ı size söylemiş, yurt dışında demişler, bilginize” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Evet evet, dün İnan K.’ la Mustafa'yı konuşturdum, ee” dediği,
Tape:1827 de kayıtlı 08.02.2008 günü saat:20.20’ de İlhan SELÇUK ile Mehmet’ in yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; Mehmet’ in “…İlhan olucak gibi değil artık teslim oldum bittim yapıcak bi şey yok. Geçen günde başımdan bi olay geçti bi eksiğimiz oydu oda oldu”, “Yav Turhan bir şey söyledi bana, devretmek istiyor şeyleri falan biraz kenara çekilip kendi yalnız yazı yazacak filan gibilerden öyle bir fikrin mi var” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Şimdi Mehmet tabi hayatta iken ve elim ayağım tutarken bu sorumlulukları başkalarına devretmem gerekiyor…”, “…Yani herkes bu gazete yaşasın diyor ve elinden geleni yapmaya çalışıyor. Mesela bu İnan K. var. Koç un şeyi falan”, “O nu getirdik Vakıf danışma kurulu başkanı yaptık. Oda yanına iki tane yardımcı aldı, biri Osman B., biri Erdoğan T…”, “Efenim Vakfın yönetim kuruluna Hakan diye bir çocuk aldık. KOÇ şeyinin reklam bilmem nesi falan filan”, “İşte Ersin A. Gazeteye işte şeyler yürütücekler” dediği, Mehmet’ in “Balbay filan diyosun” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Efendim işte bu KOÇ müthiş ilgi gösteriyor, KOÇ grubu. Onlarda şimdi anladılar anyayı konyayı” dediği, Mehmet’ in “Geç kaldılar ama” dediği, İlhan SELÇUK’ un “CUMHURİYET in ne demek olduğunu. Fakat bu iktidar sermayeyi Dincileştirmek, İslamlaştırmak için alıp yürüyor yani” dediği, Mehmet’ in “Hayır yani bu herifleri berheva etmek lazım, Türkiye olduktan sonra neye yarar yani. Ama artık iç savaştan başka bi şeyde temizlemiyicek bu işi öyle görünüyor yani” dediği, İlhan SELÇUK’ un “iç savaş olmaz da yani bir nokta da eğer ortalık karışırsa, hem ekonomik hem siyasi olarak belki asker gelirse bir şey olabilir” dediği, Mehmet’ in “asker gelebilir mi? artık ilhan” dediği, İlhan SELÇUK’ un “e mecbur olacak” dediği, Mehmet’ in “hayır yani gelse becerebilir mi bu adamlar çok şey yav” dediği, İlhan SELÇUK’ un “işte ortalık birbirine girdi mi çok şey gibi görünen adamlar” dediği, Mehmet’ in “Sinerler mi diyorsun” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Evet”, “Yani bir noktada her şey çok zor. Çünkü Türkiye yi şey yaptılar…. Yani Anayasa mahkemesi ne yapabilir herifler kanun yapma yetkisini her şeyi değiştirebilirler yani, ne yapılabilir artık. var mı bir ümit?” dediği, İlhan SELÇUK’ un “şöyle olacak galiba anayasa mahkemesi son olarak kendisini tasfiye edilmeden bu akp hakkında partinin kapatılması kararını verirse o zaman ortalık büsbütün birbirine karışır” “Anayasa mahkemesinin yetkisi var…” dediği,
Tape:1835 de kayıtlı 08.02.2008 günü saat:12.49’ da İlhan SELÇUK ile İbrahim Y.’ nin yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; İlhan SELÇUK’ un “…bir yerde bir hesaplaşma olacak heralde… Yargı kapatma kararına doğru gidiyor, haberini de verdiler… Çünkü göğsünde kapatılmıştır levhası dururken, AKP bi şey yapamaz. Bir şey yapabilir, isim değiştirir” dediği, İbrahim Y.’ nin “Bir çatışma ortamı çıksın istiyorlar” dediği, İlhan SELÇUK’ un “…İki tane rapor hazırlarsın, birisi herkese verilmez…”, “Bir nokta da, İbrahim tabi bunun çeşitli nedenleri vardır ama Bu Aramızda Sır”, “Yani Ben Dedim Ki, bir; Herkese verilmeyecek, yani ilan edilmeyecek olan bilgileri ayrı bir rapor yaparsın”, “…Bizim düşündüğümüz şeyi, efendim yapamadık ama iyi oluyor. Onu, ben düşündüğümüz şeyi dünkü toplantıda anlattım”, “…Yani şunu yapacağız dedim, onu yazı olarakta yazacağım. …RAHMİ Bey'in söylediği, acaba, yani, sınır aşıldı mı? Geriye dönüş, artık olanaksız mı diye” İbrahim Y.’ nin “Tabi tabi. Yani Turgay, Karamehmet, Aydın Doğan eğer birlikte olabilselerdi” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Turgay'ın orada rolu büyük”, “Aydın Doğan’ın da büyük”, “Aydın D. abilik etmesi lazımdı” dediği, İbrahim Y.’ nin “İkisi de çok sıradan şeylerden” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Turgay'ı bende bir gün çağırayım da gelsin, bende giderim yani, öbür Ahmet Ç.'a da gideriz. Biz ilişkilerimizi Cumhuriyet adına sürdürüyoruz” “Şimdi dünkü şeyde, İbrahim konuşamadık, olay şöyle oldu, ben daha çok dinledim herkes konuştu monuştu. İçlerinden doğru dürüst konuşan yoktu. Hele o Sabancı Üniversitenin Rektör'ü TOSUN” “…Alevilere de hoş görü gösterilmeli gibi laflar atarak ama ne söylediği belli değil falan. ..“Sonra, Ömer Koç var ya” “O, aşağı kadar, arabaya kadar geldi, yemek, yemek istiyor, o da her halde zannediyorum çok yararlı olur” dediği, İbrahim Y.’ nin “Şey, Ali yok muydu abi”, “Ali ile Mustafa yok, sadece Ömer vardı” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Ö. KOÇ vardı. Efendi bir çocuk, aklı başında, söylediği şeylere baktım gayet aklı başında şeyler söyledi. Yani aynı fikirleri paylaşıyoruz. Ama bilmiyorum, O Rahmi’nin oğlu değil mi” dediği,
Tape:1830, 10.02.2008 günü saat:16.14’ de İlhan SELÇUK ile İbrahim Y.’ nin yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; İlhan SELÇUK’ un “…işte başyazıyı yazdık”, “Biraz düşündüm Amerikayı fazla mı devreye soktum diye başyazı da ama artık bugün Hürriyet’ i gördün heralde”,“Yani bizi de solladı keratalar” dediği, İbrahim Y.’ nin “Abi bu işler böyle”, “…böyle bir şey var yani büyük bir tepki var, yani bir kaosa gideceği bir korku var, ikinci Cumhuriyetçilerin bazıları da mesela bakıyorsun değişiyorlar falan” “O anlamda Anayasa Mahkemesi herhalde bütün bunları dikkate alacaktır diye düşünüyorum abi” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Anayasa, hı. Vallaha Anayasa Mahkemesi eğer radikal bir karar alır da siyasal iktidar partisini kapatırsa”, “Türban bir yana Türkiye başka bir sürece girer. Kapatması da gerekir bana sorarsan”,“yani başka bir çıkış yolu görmüyorum…”, “Miting iyidi miting iyidi” dediği, İbrahim Y.’ Nin “Abi hiç yok böyle şeyler önemli olsun yani. sadece gazete köşelerinde yazılarla haberler olmuyor bu işler meydanlara çıkılması lazım” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Çok iyi çok iyi” dediği, İbrahim Y.’ Nin “Dikkat ederseniz sadece Ankara değil bizden başka verende yok biz koyduk işte büyük fotoğraflarla il il vermişiz İzmir’de, Kütahya’da falan her yerde var ufakta olsa her yerde bir şey var” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Acaba şu Nevzat Yalçıntaş ı biz de mi kullansak bu çok ilginç geldi bana” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Onu kullanalım” dediği,
Tape:1828 de kayıtlı 10.02.2008 günü saat:10.41’ de İlhan SELÇUK ile X Bayan Şahıs/İlhan G.’ nin yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; X Bayan Şahsın İlhan SELÇUK’ a hitaben “Canım teşekkür etmeye aradık çıktıy ya bugün”, “Kanal B evet ama yani Cumhuriyet'e yakışır bu iyi bir şey, İlhan iyi bir kanal”, “Bak İ. G. konuşacak…” diyerek telefonu İlhan G.’ ye verdiği, İlhan G.’ nin “Valla dün bir toplantıya çağırdılar beni, güzel bir grup İsmail Hakkı K. filan da vardı, 3 tane general filan”, “Yani onların da görüşü çok şey yani karamsar”, “Yani adamlar tamamen bu adamlar adım adım şeriat devletine gidiyor diyorlar” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Gidiyorlar” dediği, İlhan G.’ nin “Fakat bayıldım o KARADAYI filan çok iyi hazırlanmışlar yani bayağı KAPALI BİR SEMPOZYUM GİBİ BİR şeydi, Bir kaç Profesör filan vardı. Adamlar memleketin halini görüyorlar ama bakalım Kurtuluşu nedir onun için bir şey söyleyemiyorlar” dediği, İlhan SELÇUK’ un “şeye gidecek söylemezler tabi, bu eğer büyük bir çatışmaya giderse, efendim benim düşüncem şu zannediyorum, anayasa mahkemesi akp’nin kapatılmasına karar verecek”, “Bunun üzerine AKP de efendim ee isim değiştirecek hile-i şeri ye yapacak işler büsbütün karışacak. Yani ve bir nokta da BİR HAKEME İHTİYAÇ DUYULACAK” dediği, İlhan G.’ nin “ODA ASKER OLACAK” dediği,
Tape:1834 de kayıtlı 14.02.2008 günü saat:11.40’ da İlhan SELÇUK ile Bülent T’ nin yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; İlhan SELÇUK’ un, “… birileri diyorlar ki bu Aydın DOĞAN alacağını aldıktan sonra anlaşacak, kimileri de öyle diyorlar ki; Yok bu öyle bir olay ki Aydın D'ın ipi çekilmiştir, onu hissettiği için efendim bunu yapıyor falan gibi” dediği, “Bazı şeyler var konuşacak çünkü dün gece bu Rektörler beni bir yere götürdüler…”, “eee orada bir baskı kurdular üstümde onu anlatacağım sana” dediği,
Tape:1832 de kayıtlı 14.02.2008 günü saat:12.59’ da İlhan SELÇUK ile İbrahim Y.’ nin yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; İlhan SELÇUK’ un “Bizi işte bi şeyin başına geçirmek istiyorlar özellikle Kemal ALEMDAROĞLU çok ısrar etti falan filan. Tabi olacak iş değil ama herkeste bir şeyler istiyor bekliyor falan Dünya senin anlayacağın siyaset miyaset falan şey olduk, neyse Oktay erken gitti. Biz işte orda duman olduk yok medyadır yok bilmem nedir şimdi yani baktığın zaman işte şeyi birleştirelim üzerine şey yapıp. 4 tane televizyon var bu hikâyenin içinde. İşte biri o Ankara daki türk metalin tv si var” “avrasya evet” “b kanal var. Burda da Doğu PERİNÇEK kanalı ile bizim Tuncay ÖZKAN kanalı var. 4 tane kanal işte ne yapılabilir şu bu falan filan bi şeyler. Yani zor bir iş dedik ki ya biz zaten gazeteden çok zor” dediği, İbrahim Y.’ nin “Kanalları nasıl birleştiriceksiniz” dediği, İlhan SELÇUK’ un “yani ortak bildiriler yaymak, bir bütün bu kanal sahipleri arasında bir, efenim birisi metal in başında birisi işte işçi partisinin başında Tuncay ÖZKAN işte halk partisine girdi girecek bir hareketin başında. e öbürü de rektör ankarada. o da doğru dürüst bir adam işte sen birleştirirsin bunları gibi olmayacak şeyler öneriyorlar bana”, “yav bide şey var bilemiyosun ki yani doğu yarın öbür gün ne yapar bilebiliyor musun” dediği, İbrahim Y.’ nin “Evet Doğu ya güvenilmez ama” dediği, İlhan SELÇUK’ un “öbürleri daha iyi filan. Zaten kendileri geliyorlar şu bu. Şeyi pek fazla tanımıyorum ama onuda şey tanıyor kemal, eski rektör falan öbür rektör falan tanıyorlar. Neyse böyle bir yani senin anlıyıcağın böyle bir gece geçirdik. Balbay şimdi Büyükelçinin masasında şarap içiyor abi, bakalım oradan ne çıkacak dar bir toplantı” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Bu Balbay gemi azı ya aldı buna bir şey düşünmek lazım. yok efendim konaklar alıyor otomobiller alıyor, şarap içiyor…” dediği, ..İbrahim Y.’ nin “Bugün aynı anda aynı zamanda zamanlaması ilginç, bizim Amerika muhabiri Elçin Poyrazlar da Amerika başkan yardımcısı Cehenny in bürosuna davet edildi abi. Şimdi kız gitmeden önce konuştuk falan aşağı yukarı Türkiye üzerine sorular soracaklar. Belli oldu işte ordaki islam ne oluyor, türban meselesi nedir gibi sorular var”, “Biz ona bazı şeyler gönderdik. Birde şöyle soruyorlarmış abi daha önce bir gazeteci daha gitmiş. Erdoğan ın karşısına kim rakip olabilir…” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Demek ki bi seçenek yaratmaya çalışıyorlar bu demin senin söylediklerini de doğrulayan şey bu”, “… Bu Cheneye kini yazabilecekmiyiz” dediği, İbrahim Y.’ nin “Abi çıksın bakalım toplantıdan yazılıcakmı yoksa özel bir şey mi onu Elçin ile akşam konuşacağız. BALBAY da bu büyükelçiden edinimler aktarsın, bakalım ne oluyor” dediği, İlhan SELÇUK’ un “O zaman onları bekleyelim çok önemli çünkü bence çok önemli…” dediği,
Tape:1837 de kayıtlı 15.02.2008 günü saat:12.36’ da İlhan SELÇUK ile X Bayan/İbrahim Y.’ nin yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; İbrahim Y.’ nin “…BALBAY ile akşam konuştunuz mu abi Büyükelçi Hikayesini” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Konuştum. Amerika’dan ne haber”, “Şimdi anlaşılıyor ki bir şeyler oluyor” “Dünde Erol M. geldi, biraz konuştuk monuştuk, falan filan ama. Çıkmıyor ne olduğu ortaya. Bir geçiş döneminin şeyleri var, arayışları var gördüğüm kadarıyla” “Yani beklemek lazım. İbrahim Y.’ nin “Dün akşam Genel Kurmay Başkanı C.Başkanına çıkmış. Demişler ki bizim muhatabımız sensin”, “Sonra da Genelkurmay da Kuvvet Komutanları toplantı yapmışlar. Balbay konuşmuş, bunları haber yapmayın demişler. Bunları yazmayın demişler” dediği, İlhan SELÇUK’ un “…ama biraz duraklasalarda falan filan, bunların hedefi belli. Yani” dediği, İbrahim Y.’ nin “…Amerika'da, anladığım kadarıyla…”, “…belliki bunlardan desteğini çekecekler, korkuyorlar,” dediği, İlhan SELÇUK’ un “…AMERİKA, yani bir olay olursa, ordu mordu ulusalcılar filan Türkiye ile Amerika ilişkileri bozulur diye de korkar”, “Yani Amerika’nın galiba kulağına kar suyu kaçtı” dediği, İbrahim Y.’ nin “Balbayı akşam aramışlar demişler ki sizinle yine ayrıca görüşeceğiz demişler, Bire bir” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Şimdi biz bugün çok iyi yapmışız, Manşetimiz çok iyi” dediği, İbrahim Y.’ nin “Şeyin selamı var abi, Atilla A. ve Fikret B.’ nin selamı var. Eski Hava Kuvvetleri Komutanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı” dediği, İlhan SELÇUK’ un “…bu KOMUTANLAR BİRAZ İLGİ BEKLİYORLAR galiba. Aytaç Y. da ancak beni çağırırsanız gelirim demişti” dediği, İbrahim Y.’ nin “Ben de öyle söyledim, ATEŞ PAŞAYA dedim ki İLHAN ABİ SİZİ BEKLİYOR, sizinle konuşacak çok şeyiniz var dedim” dediği,
Görüşme içeriğinden şüphelilerin daha kapatma davası açılmadan çok önce her türlü faaliyetleri yaptıkları. Hatta kapatılacak partinin yerine geçirilecek adayın dahi belirlenip yurt dışı bağlantıları olan kişilere deklere ettirmeye çalıştıkları, şüpheli Mustafa Ali BALBAY ın telefonla yabancı ülke temsilcileriyle görüştüğü anlaşılmaktadır.
Tape:1833 de kayıtlı 16.02.2008 günü saat:10.44’ de İlhan SELÇUK ile Mehmet isimli şahısla yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; İlhan SELÇUK’ un “…son bir hafta 3-4 kişiyle üst katta benim odada şu anda neler oluyor, çünkü şu anda bi şeyler oluyor bu Başbakan sinirli. Amerika hem bizim Cumhuriyet’in WASHİNGTON’daki muhabirini orda çağırdı, hem burda BALBAY’ ı çağırdı hem bilmem ne falan. Bütün bu istihbarat bi şey arıyorlar. Ve ne yapacakları belli değil…”, “Bitiricekler Türkiye’yi eğer bir şey olmazsa bir süpriz olmazsa” dediği, Mehmet’ in “Bitirmeme kararırını da onlarmı alacaklar diyorsun” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Toplumda belli olmaz bir Asker kaldı falan filan birde onun etrafında Yargıçlar.” dediği,
Tape:1838 de kayıtlı 19.02.2008 günü saat:12.36’ da İlhan SELÇUK ile X Bayan/BALBAY’ ın yaptıkları telefon görüşmesinde özetle;
Tape:1839, 22.02.2008 günü saat:10.20’ da İlhan SELÇUK ile Murtaza Ç.’ nin yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; Murtaza Ç.’ nin “Şimdi İlhan abi yirmisekizi Perşembe”, “Aysel hanım sizi evinde yemeğe çağırıyor. Elçiye zeval yoktur”,“Osman B., Mehmet Emin K., bir de Sanayi Odası Başkanı gelicek” dediği,
Tape:3879, 27.02.2008 günü saat:10.04’de İlhan SELÇUK ile Server isimli şahıs arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Server’ in “Ben bu Pazar günü geliyorum”, “Ama öyle bir Türkiye ye geliyorum ki”, “Korkunç korkunç yani” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Ee bu şeye yani büyük bir çalkantı ve istikrarsızlık var tabi”, “Bir anlamda da iyidir çünkü her şeyi kabullenen bir Türkiye olmadığı da ortaya çıkıyor” dediği, Server’ in "Öyle diyorum ben bunlar yönetecek insanlar değil bunlar sokak adamları" dediği,
Tape:1841 de kayıtlı 27.02.2008 günü saat:13.10’ da İlhan SELÇUK ile X Bayan Şahıs/İbrahim Y.’ nin yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; İbrahim Y.’ nin “… Onun dışında CHP bugün Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu türbanla ilgili” dediği, İlhan SELÇUK’ un “yav orda ben bir acaba bi el altından haber mi aldılar biraz orda kuşkuluyum ama ya ama Anayasa Mahkemesi herhalde siz başvurun biz icabına bakarız demiştir” dediği, İbrahim Y.’ nin “Bilmiyoruz o kadar ayrıntıyı da abi” dediği, İlhan SELÇUK’ un “çünkü eğer biz yani şey olursa yenilgi olursa mahvoluruz ha” dediği, İbrahim Y.’ nin “Evet O da var abi mahkemeden dönerse rezalet” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Ya bu Halk Partisi’ne yaptığını biliyor mu acaba” dediği, İbrahim Y.’ nin “Vallahi onu da bilmiyoruz abi ya inşallah ters birşey çıkmaz” dediği, İlhan SELÇUK’ un “çünkü biliyorsun ancak şekilden bakabilir diyorlar” dediği, İbrahim Y.’ nin “evet gerekçeleri var işte onu yayınlayacağız abi gerekçelerini falan yayınlayacağız” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Şimdi yanlız bu hikaye İnan KIRAÇ sen son geldiğinde bulunmadın evet İnan KIRAÇ şey olmuş yani efendim iyi salmış” dediği,
Tape:3901 de kayıtlı 29.02.2008 günü saat:13.07’ da İlhan SELÇUK ile X Bayan Şahıs/İbrahim Y.’ nin yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; İlhan SELÇUK’ un “şimdi zannediyorum bu .... şeyiyle sonuçlanacak galiba.... başvurdu ya” “o zannediyorum onlar gerekli temasları yapmadan başvurmazlar eğer öyle bir şey yapmışlarsa onlardan aptalı yoktur yani” dediği, İbrahim Y.’ nin “mutlaka bir görüşme yapmışlardır yoksa” dediği, İlhan SELÇUK’ un “evet evet evet yoksa yani madara oluruz”, “…olaylar böyle biz karışarak devam edecek falan”, İlhan SELÇUK’ un “Daha iyi olur daha iyi olur ortalık biraz karışır neyin ne olduğu ortaya çıkar…”, “…başlık da Türkiye yi satıyorlar olabilir 8 sütun yav inanılır gibi değil”, “…Türkiye ye bi müdahale falan olmazsa elden gitti bu Türkiye” dediği,
Tape:1843 de kayıtlı 03.03.2008 günü saat:10.55’ da İlhan SELÇUK ile Alev C.’ nin yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; İlhan SELÇUK’ un “…Doğu Perinçek ile Kemal Alemdaroğlu geldiler bana” dediği, Alev C.’ nin “Evet onu onu bilmiyorum da işte Kemal telefon etti bana” “…Balbay ile konuştum dedim ki yarın geliyor saat 14:00 de Haberal ile randevusu var ama öncelikle seninle konuşması lazım…” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Bu Haberal ile Balbay’ın arası iyi değilmiş galiba birileri söyledi” dediği, Alev C.’ nin “Önemli değil şimdi” dediği, İ.SELÇUK’ un “Önemli önemli değil” dediği, Alev C.’ nin “BALBAY KOORDİNASYON SAĞLAYACAK..” dediği, İlhan SELÇUK’ un “şimdi yol uçak ücretini verelim mi yoksa gerekmez mi kemal alemdaroğlu”, “yani durumu nedir onun” dediği, Alev C.’ nin “Onun durumu iyidir ama ben bir çıtlatayım bakayım” dediği, İlhan SELÇUK’ un “… bu işler senin üstüne vazife” dediği, Alev C.’ nin “yani ben zaten aldım o işi Balbay’la da konuştum onları koordine ettiriyorum” dediği,
Tape:3881 de kayıtlı 05.03.2008 günü saat:16.50’de İlhan SELÇUK ile X Şahıs/Emre K. arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Emre K.’ nın "Sizin Ankara izlenimleri nedir Mustafa neler anlatıyor" dediği, İlhan SELÇUK’ un "Efendim Balbay diyor ki bir kere şeyi sevdi onlar yani bu Hikmet'e karşı ciddi bir tedbir almak lazım efendim onu efendim alacaz şimdi burada benim beklediğim şeyler oluyor aslında yani Hikmet kendi kendisini tasviye ediyor" dediği, Emre K.’ nın "Efendim onu şeyden almak lazım patronluktan patronluktan onu çünkü gene" "Gene öyle demiş ben demiş yaz Vakıf üyesiyim senin haddine mi düşüyor filan demiş yani" "Yav çok para istemiş ama ya 200 bin lira istemiş yav" dediği, İlhan SELÇUK’ un "Efendim şimdi o parayı biz Cumhuriyet ödemeyecek anlatabildim mi yani şeyin Aydın Doğan'ın verdiği ile şeyin vereceği Çankaya Belediyesinin onun yüzde 90'ını hallediyor”, “…ikinci olay bu Ankara daki çocuklarla da konuştum hani bir ara bizim bir şeyler hazırlıyorlardı falan filan da Ortadoğu daki grup”, “Bu internetten sesli falan” dediği
Tape:1844, 10.03.2008 günü saat:13.08’ da İlhan SELÇUK ile X bayan/İbrahim Y.’ nin yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; İlhan SELÇUK’ un “yav bizimkileri de dinliyorlardır ama bereket” “…buraya bir yığın işte general geliyor bilmem ne geliyor falan baktığınız zaman dışarıdan dinliyorlar çünkü belli mesafeden dinleyebiliyorlar” “dinliyorlar dinliyorlar”, “bizi şeyde de dinlemişlerdi ama bir şey çıkmamıştı yani 12 martta”, “Biz iki kez gittik galiba BALBAY tanır şu herifle bir konuşma monuşma yapalım mı?” dediği, İbrahim Y.’ nin “Diyanet işleri Başkanı mı diyorsunuz?”, “Olabilir abi” dediği, İlhan SELÇUK’ un “açılsın açılsın yani işi biraz kızıştıralım” dediği,
Tape:3882 de kayıtlı 14.03.2008 günü saat:13.17’ de İlhan SELÇUK ile Mustafa Ali BALBAY arasındaki telefon görüşmesinde özetle; M.Ali BALBAY' ın “valla iyiyiz halkımız kıpırdadı abi yav”, “valla kıpırdadı bugün hiç değilse biraz eylemler fena değildi yani”, “iyiydi abi iyiydi pek çok yerde katıldılar iyi yani böyle bir eylem en son 1991 yılında denenmiş abi”, “bakalım yani mustafa özbek aradı diyorki turkish yönetimine de ben hani perde gerisinde de biraz o var zaten sürekli dürtüyor eylem yapalım şey yapalım bu yalancı sözcüğünü yalatacaz ona diyor başbakana” dediği, İlhan SELÇUK’ un "güzel yapmış”, “güzel laf yalancıyı yalatacaz iyi” dediği tespit edilmiştir.
Tape:1846, 15.03.2008 günü saat:16.54’ da İlhan SELÇUK ile Mustafa Ali BALBAY’ ın yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; M.Ali BALBAY’ ın “Siz dünkü yazının dibindeki gibi olay abi hani ağır sonunda bilesiniz birşey olursa ağlamayın diyordunuz ya dünkü yazıda bugün değil de” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Hıı evet denk düştü değil mi” dediği, M.Ali BALBAY’ ın “Tam aynı güne düştü değil mi abi ya” dediği, İlhan SELÇUK’ un “herkes te zannedecek ki bütün bu işleri biz biliyoruz” dediği, M.Ali BALBAY’ ın “valla biliyordu ucundan gösterdi daha doğrusu dibinden gösterdi diyecekler abi yani” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Bugün de hep edepsizlik ederlerdi baktım hiç ses yok orda” “…işte demin Turan telefon etti diyor ki yani bu partiyi kapatamazlarsa bu harekat başarılı olmazsa geri çekilirse felaket olur” dediği, M.Ali BALBAY’ ın “felaket abi yani ondan sonra artık ondan sonra kimse neyi nasıl öngür artık zor abi yani” “…bu şey muhalefet şey olacak abi MHP bu medya AKP medyası kervanına katılmayacak dava sürecidir diyecek” “…CHP katılmayacak ben BAYKAL la da konuştum bu dava sürecidir diyecekler bir kaç gün duracaklar yani Demirel le bir konuştum abi yani bir şey yazma dedi.” “…Amerika işte milli iradeye saygı gösterimi Türk milleti 2007 de bunu milli iradesini göstermiştir. Gibi bir şeye girmiş ler ama öyle olamaz diye bir şey yok ordan böyle açıklama var abi yani” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Şimdi Balbay bu efendim ordu yerinde kalırsa efendim bunlar dokunamazlar ona buna ve ordu bekçi gibi kalırda yargı görevini yaparsa gerekli şeyler olur gibime geliyor” dediği, M.Ali BALBAY’ ın “Evet abi aynen öyle kalacak abi” dediği, İlhan SELÇUK’ un “…bir HUKUK OPERASYONU GİBİ OLACAK ZANNEDİYORUM HERHALDE ÖYLE PLANLADILAR” dediği, M.Ali BALBAY’ ın “Öyle abi” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Yani asker yerinde duracak ama bunu hızla yapmalılar şimdi ne olacak eğer çok da direnirlerse falan o zaman asker hukuksal olarak haklı duruma geçecek”, “bu zannediyorum daha derinden bir operasyon RARSLANTISAL DEĞİL ZATEN KONUŞMUŞTUK DAHA ÖNCE”, “Ne oluyor kardeşim ben seni kapatıyorum yaa ben milli iradeyim falan filan direnmeye kalktığı zaman elinde güç olmayacak”, “başka şeylere kalkarsa falan ordu orada bir gerideki sağlam güç olarak durursa bunların şeyleri kırılır ... otoriteleri”, “ORDU ORDUDUR YARGI YARGIDIR VERDİĞİ KARARDA BUDUR KARDEŞİM SEN BU KARARA RİAYET ETMEK ZORUNDASIN…”, “Cumhurbaşkanından Başbakanına kadar Başsavcının dava açtığı kişiler”, “Yani zanlı” dediği, M.Ali BALBAY’ ın “Iıı Şuanda Çankaya köşkünde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının laikliğe karşı hareketlerin odağı dediği bir kişi oturuyor abi” “Hıı çok tartışmalı gidecek ve iyidir abi be bu tartışmalı olması bunların” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Yalnız Doğan gurubu şey yaptı” dediği, M.Ali BALBAY’ ın “Nötr” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Değil mi.. doğru dürüst radikalin dışında fena değil” dediği, M.Ali BALBAY’ ın “.... Abi bir de bu ibrahim aradı bu doğan gurubuna geçişle şeyler çok erken abi ama hiç pazarlık şansımız yok mu ? Acaba abi ya” dediği, İlhan SELÇUK’ un “…Mehmet KARAMEHMET le o da diyor ki acele etmeyin o diyor sabahta diyor çok şeyler olacak diyo neyse açmadı ama nesi olduğunu söylemedi ama orda birşeyler bekliyorlar bilmiyorum” dediği, M.Ali BALBAY’ ın “Şey Karamehmet Doğan gurubuna değil mi abi karşılıklı bir savaş” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Evet evet evet öyle öyle onun da söyledik...” dediği,
Tape:1847, 16.03.2008 günü saat:16.18’ de İlhan SELÇUK ile Emre K.’ nın yaptıkları telefon görüşmesinde özetle;
İlhan SELÇUK’ un “laf aramızda zatı aliniz de bir Askeri müdahalenin de gerekçesini oluşturmuştur” dediği, Emre K.’ nın “Galiba bakalım” dediği, İlhan SELÇUK’ un “yav çok şey çok muzirsiniz bu telefonların dinlendiğini bilmiyor musunuz.” dediği, Emre K.’ nın “Biliyorum biliyorum bi şey demiyorum ben siz diyorsunuz valla ben hiç birşey demiyorum ben bütün telefonların dinlendiğini biliyorum cepler evler cumhuriyet zaten cumhuriyeti de biz istedik dilekçe verdik dinlensin diye” dediği, İlhan SELÇUK’ un “…ben ne kadınlarla konuşurken nede dostlarımla konuşurken gümrüksüz konuşuyorum çünkü neyin şaka neyin ciddi olduğunu gerizekalılar bilmezler”, “…işte tarihe yazılmıştır efendim mahkeme zabıtlarına yazılmıştır bide” dediği,
Bu görüşmede sanık İlhan SELÇUK’ un telefonların dinlendiğini bile bile hem dinleyen kamu görevlilerine hakeret ettiği, hem de istediğiniz kadar dinleyin biz bir plan yaptık derinden bir operasyon yaptık hem hükümeti devireceğiz hemde hükümet direnmeye kalkarsa ordu hazır kuvvet olarak bekliyor diyerek kapatmadan sonra oluşacak kaos ortamı sebebiyle Türk Silahlı Kuvvetleri nin haklı müdahale gerekçelerinin ortaya çıkcağını açıkça söylemekte ve geçmiştede kendisinin bu tür konulardan tecrübesinin olduğunu, bu hususları mahkeme zabıtlarına da yazdırdığını söylemektedir.
Tape:1848, 16.03.2008 günü saat:17.09’ da İlhan SELÇUK ile X bayan/İbrahim Y.’ nin yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; İbrahim Y.’ nin “…… bu Başsavcının şeyi üzerinde de düşünürler şimdi ulan bu bizim aleyhimize bir dosya var ve burda davalıyız biz şimdi herhangi çatışmada matışmadan sonra ortalık birbirine girerse ve askerde müdahale zorunda kalırsa elinde şey var dosya var şimdi ya olayın bu tarafını da düşünmek lazım” dediği,
Tape:1849, 17.03.2008 günü saat:11.02’ de İlhan SELÇUK ile Bilgi/Emre K.’ nın yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; İlhan SELÇUK’ un “… şimdi burada girişilen nokta şu kardeşim şimdiye kadar rejimi kurtarmak için kim müdaha etti asker değil mi” “İlk kez anayasa mahkemesi müdahale edicek” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Evet mağdur ve mazlum olarak evet o o tarafa doğru gidebilir yani bu tabi savaş devam ediyor” “Savaşım devam ediyor çeşitli olasılıklar bunlar” dediği, Emre K.’ nın “Yani şakası yok” dediği, İlhan SELÇUK’ un “İşte zati aliniz bu savaşın içindesiniz” dediği, Emre K.’ nın “Yok efendim” dediği,
Tape:1850 de kayıtlı 19.03.2008 günü saat:12.18’ da İlhan SELÇUK ile Emre K.’ nın yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; İlhan SELÇUK’ un “…bence en önemli olaylarından biri Hürriyet te Ertuğrul ÖZKÖK ün yazısı” dediği, Emre K.’ nın “Müthiş bir yazı” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Yani burada ERGENEKON olayını” “Bizden önce Hürriyet ele aldı”, “Bende memnun oldum”, “…şimdi iş geldi geldi ERGENEKON la efendim başsavcının birleştirilmesine geldi”, “…Ertuğrul ÖZKÖK ün yazısından atfen yazmak lazım şimdi... adam dedik ki bu ERGENEKON davası niçin açıldı... di mi”, “Yani müthiş bi olay Yargıtay Başsavcıyla ERGENEKONu birleştirdi”, “Bu sebeple de bu tabi Doğu PERİNÇEK in falan şeyi kaygıları yerli yerindeydi bundan dolayı ERGENEKONun daha iddianamesi bile yok herkese beni ... istiyorlardı” dediği, Emre K.’ nın “Ve de Derin Devlet bize karşı diye yani işte işte işte ERGENEKON işte Derin Devlet işte bize karşılar” dediği, İlhan SELÇUK’ un “…bu arada biz farkındaysanız Doğan a geçtik Doğan Grubuna” dediği, Emre K.’ nın “Evet evet nasıl farkında olmam canım her gün izliyoruz işte onu dün biraz” dediği, İlhan SELÇUK’ un “…öyle bir noktaya geldi ki Türkiye bütün köşe yazıları aynı konuyu yazıyor” dediği,
Mevcut telefon görüşmelerine bakıldığında şüphelilerin gazetecilik dışında üniversitelerde kadrolaşmaktan, medyanın tekelden yönetilmesine; partinin kapatılmasından, kapatmadan sonra oluşacak kargaşa ortamına kadar, bu ortamda askerin müdahale etme hakkına kadar hertürlü sosyal ve siyasal ortam ile hukuki ortamların yönlendirilmesine kadar kendilerince operasyoın olarak adlandırdıkları faaliyetleri ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN amaçlarına uygun olarak gercekleştirdikleri anlaşılmaktadır,
Şüpheli Mustafa Ali BALBAY’ a örgüt yöneticisi tarafından kurumlar arasında KOORDİNASYON GÖREVİ verildiği ve bu görevi gereği Mustafa Ali BALBAY’ ın sendika liderlerinden tv sahiplerine kadar görüşmeler yapıp yürütme organını devirmeye teşebbüs eylemlerinin içcinde fiilen yer aldığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca 1850 nolu tape içeriğinde de açılan kapatma davası için Emre K.’ nın “Ve de Derin Devlet bize karşı diye yani işte işte işte ERGENEKON işte Derin Devlet işte bize karşılar” dediği şeklindeki görüşme içeriğinde davayı ERGENEKON un açtırdığı ve yürütme organı makamındakilerinde derin devlet bize de-ava açtı diyecekler diye korkuya kapıldıkları izlenimini vermeye çalıştıkları, davanın başarısız olması durumunda kendileri için bir felaket olacağını söylemeleride dava sonucu planladıkları ortamın oluşmamasından ciddi endişe ettikleri anlaşılmaktadır.
Tape:3134 de kayıtlı 27.09.2007 günü saat:18.39’ da Sevgi ERENEROL ile Nuriye isimli şahsın yaptıkları telefon görüşmesinde özetle; “Bugün bi gir tepkimize bu referandum için bi çalışma başlattık.” … “ııı okuduktan sonra yazıyı bi Emin ÇÖLAŞAN ve Mustafa BALBAY ile görüş bu konuda nasıl bize destek verirler ne yapabiliriz. ART olarak ne yapabiliriz. Yani bu referandumda evet çıkarmalıyız ve lehimize çıkarmalıyız. Yoksa cumhuriyet gitti elimizden. Bu son şansımız.” dediği, tespit edilmiş, Sevgi ERENEROL ifadesinde “Bu konuşmayı ben yaptım Nuriye isimli şahıs Nuriye ATABEY’ dir kendisi Avrasya TV’ de program yapımcısıdır. Cumhurbaşkanlığı seçimleri için kadın adaylar öne sürmüştük bu konu ile alakalı konuşmadır” dediği,
Tape No:6339, 18.05.2008 saat:20.24’ de Tuncay ÖZKAN ile Ahmet Hurşit TOLON’ un yaptığı görüşmesinde özetle; Ahmet Hurşit TOLON’ un “Ben seni kucaklarım en az 1000 defa aradım ulaşamadım mesajda bıraktım biliyorum çok yoğunsun” “Bak arkadaş birşey söyleyeyim kim ne derse desin en azından ben işin başından şu noktaya kadar biliyorum bugün herhalde Emin ÇÖLAŞAN’ ı falan izlemişsinder” dediği, Tuncay ÖZKAN’ın “Valla Mustafa BALBAYdan bahsettiler midem bulandı paşam ya” dediği, Ahmet Hurşit TOLON’ un “Hayır onun şimdi kafası şeye diyor ama arkasından diyor ki keşke ona vermeseydi diyor bak şimdi hep o keşkeler var hatta şöyle birşey dediler herhalde dinlemişsindir ya bir ara otursa sayın ÇÖLAŞAN da dediki ben dinledim e zaten dedi çıktı bende dinledim seni saatlerce anlattı dedi anlattı bende şimdi Millete anlatıyorum burda ya diyorum ki kardeşim evdekiler dahil anlatıyorum bu adamcağız bunu satmazsa süründürürlerdi içeri alırlardı” dediği, Tuncay ÖZKAN’ ın “Tabi paşam bundan sonrasını beklemeden niye böyle bir davranış içindeler üstüne Pazartesi günü Bizim Kanal olarak Televizyon yayınına başlıyoruz”, “Bütün bunlar herşey ayarlandı benzinimiz bitmişti arabamızı sattık yeni model araba aldık benzin koyduk yolumuza devam ediyoruz” dediği, Ahmet Hurşit TOLON’ un “Gözüm benim Ankaraya gelirsen beni ara lütfen” dediği, Tuncay ÖZKAN’ ın “Memnuniyet ile Paşam yalnız size bir bilgi vermek isterim 2 gün önce beni Emin ÇÖLAŞAN aradı Emin abi bana dedi ki Tuncay bizim Programımıza çıkmanı ve konuşmanı istiyorum bende Emin abi dedim memnuniyetle bugün için dün aradı beni dediki Tuncay şimdi sen anlarsın ne olduğunu senin çıkmana izin vermediler arkadaş özür diliyorum sana dedi benden dedi”, “Bunu Mustafa ÖZBEK ile Mustafa BALBAY yapıyor niye yapıyor biliyormusun Paşam” dediği, Ahmet Hurşit TOLON’ un “Özbek yapıyor mu” dediği, Tuncay ÖZKAN’ ın “Tabi Türkiyem topluluğu bir parti kuracakmış il ve Bölge toplantıları yapıyor biz kaç kişiyiz o toplantılara katılmıyor şimdi burdan saldırarak” dediği, Ahmet Hurşit TOLON’ un “Özbekin iradesi dışında bana inanıyorsan ben Özbek ile 2 Hafta önce şeyde toplantıdaydım yan yana oturdum 2 gün Cumartesi Pazar 15 Gün önce Türkmenler nedir Yörükler Türkmenler kurultayında hayır istemiyor adam istemiyor ancak büyük bir oluşumda yani Müştereklikte yer almak istiyor hatta size birşey söyleyeyim sen ÇÖMEZ ile görüştün mü hiç” dediği, Tuncay ÖZKAN’ ın “Yok abi ÇÖMEZ ile görüşmedim Paşam” dediği, Ahmet Hurşit TOLON’ un “Görüşmende yarar var” “ÇÖMEZ de görüşmek istiyor nasılki Yaşar bey hatırlıyorsanız görüştü oda görüştü ben biliyorum hepsini ben hepsinin neyle uğraştığını biliyorum ben açık kalplilik ile hiç bir bağlantım hiçbir yer ile bağım bir bağlantım sözüm yok” dediği, Tuncay ÖZKAN’ ın “Ben sizi biliyorum Paşam ben sizin Vatan... nasıl düştüğünüzü biliyorum bu yollara” dediği, Ahmet Hurşit TOLON’ un “Şimdi dilersen dilediğin an beni ara”, “Sen nerdeysen orda bir görüşecek oda ciddi çalışıyor oda yani bütün bu çalışmalara herkes dikkate alıyor bilmeni istiyorum” dediği,
Tape No:6340, 22.05.2008 saat:18.18’ de Tuncay ÖZKAN ile Ahmet Hurşit TOLON’ un yaptığı görüşmede özetle; Ahmet Hurşit TOLON’ un “… bak şimdi burada bizim Yönetimin tanıdığın bütün hepsini tanıyorsun yönetimin bütün Muhterem Hanımefendileri burada”, “Biz artık senin yürüdüğün yolda yanında olduğumuzu bir kez daha teyit ediyoruz”, “Ama bizim müşterek bir ricamız var”, “Şimdi biz bir cenaze törenine katıldık orda senin ve benim çok can dostumuz ÇÖLAŞAN ile beraberdik”, “O zatıaliniz ile birşey konuşmuş bu yarın akşam çıkacağınız SKY TÜRK de bir Program var”, “Şimdi birisi Yüzde Elli iştirak etti size Pazar günkü Programında”, “Şimdi bizim gönlümüzden geçeni size dostunuz olarak söylüyorum”, “Eğer doğrudan onu muhattap alırda” dediği, Tuncay ÖZKAN’ ın “Asla Paşam asla”, “Yüzde yüz haklıyım”, “Ama Yüzde yüz kararlıyım ne CHP ile neden bizim cenahtan bir tek kişi ile kavga etmeyeceğim Paşam” dediği, Ahmet Hurşit TOLON’un “Bak ben sana birşey söyleyeyim mi hep kazanacaksın işte yine kazandın şimdi ben arkadaşlarıma duyuracağım Hanımefendilere çünkü bizim bitişik kulvarlardaki insanlara ihtiyacımız var bu sana yeter mi” dediği, Tuncay ÖZKAN’ ın “Paşam tabiki ben dün İlhan abiyide ziyaret ettim onada anlattım” “Benim kavgamın kiminle olduğu belli”, “Eğer ben bu kavgadan dönersen eğer ben satış işlemini maddi bir menfaat veya başka birşey için yaparsam” dediği, Ahmet Hurşit TOLON’ un “…biz yanındaki yerde yürümeye devam ediyoruz”, “beni bir defa daha mutlu ettin ama sen onun hatasından geri dönmesini sağlayacaksın” dediği,
Şüpheliler arasında örgüt içi çekişmeler ve çekememezlikler çıktığında birbirlerini üst düzey yöneticiler olan Ahmet Hurşit TOLON’ ve İlhan SELÇUK’ un devreye girerek taraflara birbirleri aleyhinde konuşmamaları için talimat verdikleri anlaşılmıştır.

ŞÜPHELİ BEYANLARI

Şüpheli Hamza DEMİR’ e ait ceptelefonu ve sim kartta Mustafa BALBAY: 0533 318 8486 olarak numarasının yazılı olduğu anlaşılmıştır.
Şüpheli Kemal AYDIN Savcılık İfade Tutanağında;
Emniyetteki ifadesinde şüpheli Mustafa Balbay'ı tanıdığını beyan ettiği hatırlatılarak sorulduğunda, kendisinin şuanda unuttuğunu, şüpheli Mustafa Balbay'ı da Ankara'da Mart yada Nisan ayında yapılan kitap fuarında gezerken gördüklerini, kızı şüpheli Mustafa Balbay ile bir konuyu görüştüğü esnada kendisinin de yanlarına gidip tanıştığını, bunun dışında bir tanışıklığının olmadığını,
Şüpheli Sinan AYGÜN Emniyet İfade Tutanağında;
Şüpheli Mustafa Ali BALBAY’ ı basından tanıdığını TV Programlarını izlediğini, zaman zaman her ikisinin de Ankara Protokolünde olduğundan dolayı Devlet Protokolü tarafından düzenlenen bütün Resepsiyonlarda karşılaştıklarını,
Ufuk Mehmet BÜYÜKÇELEBİ Savcılık İfade Tutanağında;
İsimlerini sayılan şüphelilerden sadece Doğu PERİNÇEK, Emin ŞİRİN, Güler KÖMÜRCÜ, İlhan SELÇUK, Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU, Veli Küçük, Mustafa Ali BALBAY, Sinan Aydın AYGÜN, Ahmet Hurşid TOLON, Erol MÜTERCİMLER, Mehmet Şener ERUYGUR ve Sami HOŞTAN' ı tanıdığını, diğerlerinin hiçbirini tanımdığını,
Şüpheliler Doğu PERİNÇEK, İlhan SELÇUK, Mustafa Ali BALBAY ve Erol MÜTERCİMLER’ i basında meslektaşı olması nedeniyle tanıdığını, ayrıca Güler KÖMÜRCÜ’ yü de kendisiyle birlikte aynı medya grubunda görev yaptığı için tanıdığını, ancak kendileri ile bir samimiyetinin olmadığını,
Şüpheli Şener ERUYGUR Savcılık Sorgu Tutanağında;
Şüpheli MUSTAFA ALİ BALBAY’ ı Cumhuriyet Gazetesi Ankara temsilcisi olması vasıtası ile tanıdığını, zaman zaman Ankara' da şüpheli İlhan SELÇUK’ un da katıldığı Kent Otel’ de ayda bir yapılan yemekli toplantılara katıldığı zaman karşılaştığını,
Şüpheli Mustafa Ali BALBAYI’ın dosya kapsamındaki diğer şahıslarla yapmış olduğu görüşmeler
1 Aydın GERGİN 3
2 Ahmet Hurşit TOLON 38
3 Anet SHAKYAN 2
4 Bekir ÖZTÜRK 1
5 Doğu PERİNÇEK 5
6 Engin AYDIN 301
7 Erol MÜTERCİMLER 18
8 Emin ŞİRİN 3
9 Güler KÖMÜRCÜ 2
10 Gürbüz ÇAPAN 6
11 Halil Kemal GÜRÜZ 8
12 Hüseyin Vural VURAL 2
13 Kemal Yalçın ALEMDAROĞLU 9
14 Mahir AKKAR 1
15 Mehmet Şener ERUYGUR 5
16 Mustafa ÖZBEK 139
17 Muhittin Erdal ŞENEL 6
18 Pevrul KAVLAK 13
19 Sinan Aydın AYGÜN 18
20 Ahmet Tuncay ÖZKAN 6
21 Tuncer KILINÇ 2
22 Turhan ÇÖMEZ 4
23 Ufuk Mehmet BÜYÜKÇELEBİ 1
24 Ünal İNANÇ 10
25 Yalçın KÜÇÜK 4
e-Delillerin Ve Hukuki Durumunun Değerlendirilmesi
Şüpheli Mustafa Ali BALBAY’ ın Cumhuriyet Çalışma Grubu üyelerenden olan Levent Ersöz ve Hasan Atilla UĞUR ile 23.12.2003 tarihinde Hasan Atilla Uğur İle Jandarma Genel Komutanlığı Karargâhında yaptıkları ve şüpheliler tarafından gizli kamerayla çekimi yapılan görüşmenin dökümünde, cumhurbaşkanının mesajlarını şüphelilere ilettiği, bazı yerlerde nasıl kadrolaşılabileceğini görüştükleri, asker olan şüphelilerin elde ettikleri istihbari bilgileri Mustafa Ali BALBAY’ a ileterek kullanılmasını sağlamaya çalıştıkları, kendilerine gelen haberlerin de doğruluğunu teyit için her zaman istahbarat birimlerini arayıp teyit edilecek haberleri yazdırmalarını söyledikleri. Ayrıca şüpheli Mustafa Ali BALBAY bu görüşmede verilen talimatta örğütlenmeye konu medyanın Kurtuluş savaşının yeni medyası olacak başka çaresi kalmadı, şeklinde talimatlar verilmesi de aralarında ki ilişkinin sıradan gazetecilik ilişkisi olmadığı örgütsel konumdaki işbirliği ilişkisi olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca görüşme içeriğinde M.Ali BALBAY ..diyor en geçerli darbe bu dönemdeki diyor. Yani bu sistem içinde nasıl olur diyor. Bütün tartıştığımız nokta bu diyor diyerek aslında darbe ortamının oluştuğunu kendinsine anlattığını söyleyerek muhatap olduğu askeri görevli şüphelileri de bu konuda ikna etmeye çalıştığı anlaşılmaktadır.
Şüphelinin gazeteci olmasına rağmen özellikle 2003-2004 yılları arasında şüpheliler Mehmet Şener ERUYGUR’ la müteaddit defalar görüşmesine rağmen bu görüşmelerin hiçbirini gazetedeki köşesinde yayınlamamıştır.
Şüpheli Mustafa Ali BALBAY bu yıllarda yapılan darbe yoluyla yürütme organını devirmeye teşebbüs fiil ve eylemlerinin hazırlık hareketleri içinde aktif olarak yer aldığı, Bu dönemde devletin üst kademesindeki görevlilerle gizli görüşmeler yaparak üst düzey yönetici konumunda olan İlhan SELÇUK’ un tüm mesajlarını bu görevlilere aktardığı. İlhan SELÇUK’un “Ankara ya geliyorum herkezi topla demesi” üzerine İlhan SELÇUK’un yaptığı tüm gizli görüşmelerin sekreteryalığını yaptığı ve bu konuda yaptığı işlerin tamamını bilgisayarına sifreli olarak not ettiği, bu konudaki dijital inceleme raporunda belirtilen ayrıntılar göz önüne alındığında şüpheli Mustafa Ali BALBAY ın gazetecilik mesleğini sürdürmekte iken bir taraftan da aynı kimlikle ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN üst düzey sivil yöneticileri ile üst düzey askeri yöneticileri arasında irtibatı sağlamak suretiyle ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN amaçlarına ulaşmasında aktif görev aldığı, dışardan bakıldığında gazetecilik mesleğini icra ediyor gibi görünmesine rağmen aslında şüphelinin örgütsel içerikli toplantı ve eylemlerin her iki tarafa da ulaşmasına aracılık ettiği.
Yine şüpheli de ele geçirilen ve devletin güvenliğine, iç ve dış siyasal yararları gereğince gizli kalması gereken çok sayıda bilgi ve belgeyi temin ettiği, bu bilgi ve belgeleri örgütsel faaliyetlerde birlikte hareket ettikleri şüpheliler Mehmet Şener ERUYGUR, Ahmet Hurşit TOLON, Levent Ersöz ve Hasan Atilla UĞUR’ dan elde ettiği, yine birçok MGK toplantılarına ilişkin içinde devlete ait gizli bilgi ve belgeler bulunan evrakı elinde bulundurduğu,
Gazeteci sıfatıyla bu belgeleri bulundurduğunu iddia etmiş ise de, ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN temel amaçlarından biri olan bilginin paraya çevrilebilirliği ve istihbarat toplamanın örgütsel açıdan önemine binaen şüphelinin Örgütsel çalışmalar gereği irtibat kurduğu kişilerden devlete ait gizli bilgi ve belgeleri elde ettiği. Şüpheli de elde edilen devlete ait gizli bilgi ve belgelerin diğer örgüt üyeleri Fikret EMEK, İsmail YILDIZ ve Ergün POYRAZ da elde edilen bilgi ve belgelerle benzer nitelikte olduğu,
Cumhuriyet Çalışma Grubu faaliyetleri çerçevesinde darbe zemini hazırlamak ve şartların olgunlaşmasını sağlamak için “genç subaylar rahatsız” başlıklı haberi yüksek rütbeli ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜüyelerinin talimatları ve Cumhuriyet Çalışma Grubu kararları sonrasında kendi gazetesinde yazdığı böylece Cumhuriyet Çalışma Grubu tarafından planlanan SARIKIZ ve AYIŞIĞI darbe planlarına yönelik kaos ortamı için düşünülen psikolojik harekat planını başlattığı anlaşılmıştır.
İlhan SELÇUK, beyanıyla kendisine Ankara da kurumlar arasındaki koordinasyon vazifesinin verildiği yukarıda mevcut telefon görüşmelerinden anlaşılmaktadır.
Yine yukarıda belirtilen şüpheliler İlhan SELÇUK’ a ait telefon görüşmelerinde sürekli kapatma davasının açılması ve karışıklık çıkması için gayret ettikleri, sonunda kapatma davası açılınca, Tape:1847, 16.03.2008 günü İlhan SELÇUK ile Emre K.’ nın yaptıkları telefon görüşmesinde İlhan SELÇUK’ un “laf aramızda zatı aliniz de bir Askeri müdahalenin de gerekçesini oluşturmuştur” diyerek kendisinin askeri müdahelenin gerekçesini oluşturduğunu beyan ettiği, yine Tape:1849 da kayıtlı 17.03.2008 tarihinde aynı kişiyle yaptıkları telefon görüşmesinde; sanık İlhan SELÇUK’ un “… şimdi burada girişilen nokta şu kardeşim şimdiye kadar rejimi kurtarmak için kim müdahale etti asker değil mi”, “İlk kez anayasa mahkemesi müdahale edicek” dediği, İlhan SELÇUK’ un “Evet mağdur ve mazlum olarak evet o o tarafa doğru gidebilir yani bu tabi savaş devam ediyor”, “Savaşım devam ediyor çeşitli olasılıklar bunlar” dediği, Emre K.’ nın “Yani şakası yok” dediği, İlhan SELÇUK’ un “İşte zati aliniz bu savaşın içindesiniz” dediği, Emre K’ nın “Yok efendim” dediği, şüpheli İlhan SELÇUK’un yönettiği örgüt kitlesince oluşturulan ortamda telefonlarının dinlendiğini bilerek adeta meydan okurcasına yapılan örgütsel çalışmaları ŞAVAŞ olarak nitelemektedir. Kendilerini Cumhuriyetçi olarak tanımlayan örgüt üye ve yöneticilerinin kendi yurttaşları arasında karşı siyasi görüşte olan insanlara karşı yapılan faaliyetleri şavaş olarak nitelemeleri de ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN hangi amaca hizmet ettiğini açıkça göstermektedir.
Şüpheli Mustafa ÖZBEK’ in Mustafa Ali BALBAY’ a danışmadan hiçbir iş yapmadığı görülmektedir. Görünüşte farklı siyasi görüşlere sahip olan bu kişilerin birbirlerine danışmadan hiçbir adım atmamaları da aralarındaki örgütsel ilişkinin önemli göstergelerinden birisidir. Yine Mustafa Ali BALBAY’dan ele geçirilen belgeler arasında yer alan ve Mustafa ÖZBEK’ le yaptıkları görüşmelerde Metal İş Sendikasının yüklü miktarda parasının olduğu bunun % 40’ ını istedikleri şirketler vasıtasıyla kullanabilecekleri şeklindeki notlar ile şüpheli Mustafa ÖZBEK’ in her ay düzenli olarak cumhuriyet gazetesi strateji ekinin finansmanı için para gönderdiği bu para gönderme işinin çok uzun yıllardan beri devam ettiği göz önüne alındığında, darbe ortamı hazırlanması çalışmalarında Sivil toplum kuruluşlarının yanında büyük kitleleri harekete geçirme kabiliyeti bulunan sendikaların da tek merkezden yönetilmeye çalışıldığı ortaya çıkmaktadır.
Şüphelinin dijital raporları arasında yer alan;
25.2.2004 çarşamba
- Levent ve Kürşat abi ile görüşme... Heyecanlılar. Ciddi bir kararı almış olmanın rahatlığı içindeler
- Atacağımız adım çok önemli. Bunu bir anlamda Amasya tamimi gibi düşünün. O kadar kesin bir başlangıç... Ama aynı gün Denktaş’ın da olması ciddi bir durum. Denktaş’ın öne geçmemesi gerekiyor
MB- öyle diyorsunuz ama, Denktaş zaten gündemde o öne geçer..
Biz asıl bu toplantının öne çıkmasını istiyoruz
Aynı gün akşam, Mustafa ÖZBEK'le yemek... Özbek’in yanında Hasan Ü., Bülent E. vardı ve Gökhan Ç. bir de basın daşınmanı.. Avrasya TV'nin yayına başlamasıyla ilgili hazırlıkları anlattı. Ulusal duruşu olan herkesi çağırıyorlar. Özbek heyecanlı... Bu işi başaracağız diyor. Asıl olan biziz diyor
Biz Avrasya TV'ye Kıbrıs’ta başlattık. Gelen telefonları dinlesen ağlarsın. İnsanlar o kadar duyarlı O gün panelde söylediklerinizi ekranda söyleyeceksiniz. Mikrofon sizin. Ne istiyorsanız söyleyin. Memleketi bunların elinden kurtarmamız lazım”
4 Nisan 2004
Büyük Anadolu Otelinde Mustafa ÖZBEK'le yemek... Ciddi beklenti içindeler. Askerin bir çıkış yapabileceğini düşünüyorlar. Ne olabilir, bilmiyorlar. Avrasya TV'nin kabloya girmemesine yanıyorlar. Denktaşın daha sert konuşmasını bekliyorlar. İş referanduma kalırsa evet çıkacağını düşünüyorlar..
Memet’le de konuştuk... Merak etmeyin biz inanıyoruz,, planlıyoruz hayır çıkar diye düşünüyoruz. Zaten arkadaşlar gittiler. Çalışmaya başladılar. İlk gelen bilgiler de zaten bu yönde.
Yarınki toplantıda da BİRLE BİR bir görünüyor. Dört(Komutan) ayrı görünüyor. Her şey daha iyi ortaya çıkabilir. O durumdan sonra. Biz artık rahatız. İsviçredeki süreci etkilemek istemiyorlardı. Şimdi o bitti.
Onlara gelen bilgiye göre İsviçrede Türkiyeden giden gazetecilerle BM birlikte çalışmış. Nasıl sunulursa Türkiyeden olumlu hava çıkar ona bakmışlar. Yunanlı gazetecilerle de konuşup karşılıklı ne tür manşetler gerektiğini kararlaştırmışlar. kendi aralarında konuşup şöyle manşet atalım demişler.

“İS'in 3-7 Ocak 2005 Ankara gelişi.
3 Ocak Akşamı Özbek'le görüşmede, Strateji ekindeki Ereğli'de neden olmadıkları konusuna üzülmüşler... 9.30'da eve gittim. Mustafa SARIGÜL'ün adamları aradı. İS'le ve sizinle akşam yemeği. İS evimizin önüne geldi, birlikte Şeraton, İtalyan rest de özel odalardan birinde avukatı Mesut, eşi, Güryüz K. ve iki kişi daha. Sarıgül, 810 oyla geliriz. Disiplin kurulunda çıkan 8-7'lik sonucu öngörmüş.
İS Sarıgül'ü destekleme eğiliminde ama, onun da birşey olmayacağını söylüyor”
23 Mart 2005 “Saat 13.00 Türk Metal'de Mustafa ÖZBEK'le görüşme
Sıcak bir görüşme... Karşılıklı işbirliği. Yemekte soğumuş balık ve bol yeşillik... Bulgur pilav
- Bence çözüm giderek zorlaşıyor. Ya bunları tümüyle alıp indirecek toplumsal gücü fazla bir iktidar ya da darbe... Yanlış anlamayın, istiyor değilim. En çok biz zarar görürüz ama, çözüm burada görünüyor.
- Bu devletin, sendikaların tepesindekilere bakıyorum yanlış anlamayın hepsi Gürcü. Başbakan, Salih K., ADD Genel Başkanı.
- Cumhuriyet'le her şeye varız. Arkadaşlar proje getirsinler. Bizim Türk Metal'in kullanılabiecek 8 Trl var. Bunun yüzde 40'ı yasaya göre şirketlere ortak olmaya, hisse almaya uygun.
Cumhurbaşkanı ile görüşmede adının geçtiği yerleri anlattık.”
“Akşam Muzaffer E., Metin P., Erhan A., İlhan abi Bilkent fişhause... şarap, balık, sohbet. İlhan abi çok neşeli... Düzlüğe çıktık, kara geçtik... Erhan, biz ne yapabiliriz, proje, kağıt parası biz verelim falan dedi.”
Şeklindeki görüşme notlarından, şüphelinin fiilen darbe çalışmalarının içinde yer aldığı gibi bu çalışmalar sırasında şüpheli Mustafa ÖZBEK’in sendikalara ait paralarının yürütme organını devirmeye teşebbüs eylem ve fiillerinde kullanılmasını teklif ettiği, Mustafa Ali BALBAY a sormadam iş yapmayan ve Cumhuriyetle her şeye varım diyerek örgütün gizli gücüne tam itaat ettiği anlaşılmaktadır. Sosyolojik olarak bakıldığında; farklı sosyal grup ve siyasi görüşlerden insanların gizlice belirli bir amacın etrafında örgütlenip, yönlendirilmesi ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN diğer örgütlerden farklı bir yapıda olduğunu veyönetildiğini göstermektedir.
Medyanın örgüt tarafından kontrol altına alınmasından da sorumlu olan şüpheli Mustafa Ali BALBAY’ ın bu faaliyetler çerçevesinde; şüpheli Levent Ersöz’ le görüşmeler yaparak Cumhuriyet gazetesinin askeri birliklerde sattırılması konusunu konuşmuştur.
Şüphelinin Özden Ö.’ e ait günlüklerin bir kısmının ele geçirmiş olması, örgüt içersindeki bilgi ve belgelerin paylaşımını ortaya koyduğu gibi üniteler arasında yapılacak farklı faaliyetlerin eşgüdüm içerisinde yürütüldüğünü de göstermektedir.
Ayrıca Cumhurbaşkanı ile görüşmeler yaparak Cumhurbaşkanının yapacağı atamaları kontrol ve takip ettikleri, tüm bu faaliyetleri İlhan SELÇUK ile birlikte yapıyor olması, örgüt içersinde üst düzey yönetici olan İlhan SELÇUK’ un yardımcısı olduğunu gösterdiği, ayrıca sürekli ekonomik sorunlar yaşayan bir gazetenin temsilcisi olarak şüphelinin irtibat halinde olduğu üst düzey bürokratlar ve askeri şahıslar ile devlet yöneticileri ile gazetecilik ilişkisi çerçevesinde yoğun irtibat kuramıyacağı, aktif irtibatlarını ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN üyelerinin referansıyla gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır.
Şüpheli Mustafa Ali BALBAY tüm deliler çerçevesinde ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN üst yönetiminde yer alan özel vazifeyi haiz örğüt üyesi konumunda olduğu üst düzey kişilerin koordinasyonundan sorumlu olduğu, içinde devlete ait gizli bilgi ve belgelerin bulunduğu birçok gizli belgeyi elde edip bulundurduğu.
Belge içerik ve miktarları göz önüne alındığında çok sayıda ve farklı devlet birimlerine ait çoğunluğu devletin güvenliğine ait önemdeki belgeyi gazetecilik kimliğiyle elde etmesi mümükün bulunmdığından şüphelininbu belgeleri ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN üyeleri ve üst düzey yöneticilerinden elde ettiği anlaşılmakta olup şüphelinin TCK 326 ve 327 ve 334 maddelerinde yazılı suçları işlediği.
Yürütme organını devirmeye teşebbüs eylem ve fiillerinin içinde her aşamasında aktif olarak yer aldığı anlaşıldığından, TCK 312/1, 313/1 maddelerinde belirtilen suçlara da iştirak ettiği anlaşılmakla,
Şüpheli Mustafa Ali BALBAY’ın ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN üyesi olduğu eylemleri gereğince TCK.nun 311/1 , 312/1 313/1 314/2, 326, 327 ve 334 maddeleri ile 3713 sayılı kanun 5.md.leri ve TCK’nın 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince cezalandırılmasının talep edilmiştir .
6- Şüpheli Sinan Aydın AYGÜN
a-Savunmaları,
Emniyet beyanı
Ergenekon isimli dokümanı ilk defa Emniyet’te gördüğünü, Fakat bu dokümanla ilgili haberleri daha önceden medyada duyduğunu. Ergenekon’un Yöntem, Prensip ve Stratejisi hakkında herhangi bir bilgisinin olmadığını, örgütün bugüne kadar hiçbir faaliyetine katılmadığını, Yine Lobi isimli Dokümanı ilk defa Emniyet’te duyduğunu, bu dokümanla alakalı kimlerin ne gibi yöntemler belirlediğini bilmediğini, Lobi Faaliyeti hakkında herhangi bir faaliyete katılmadığını, “Devletin Yeniden Yapılanması Üzerine Öneriler” ve “Devletin Yeniden Yapılanması Üzerine” isimli dokümanlar hakkında bilgisinin olmadığını, Bu güne kadar yakalanan şüphelilerden söz konusu dokümanlar ile Ergenekon dokümanları olarak tabir edilen diğer dokümanlar hakkında herhangi bir bilgisinin olmadığı, Kim veya kimler tarafından hazırlandığı hakkında herhangi bir fikrinin bulunmadığını .
Şüphelilerden, Emin ŞİRİN’ i Milletvekili olduğu dönemlerde TBMM’nin 23 Nisandaki resepsiyonunda, Flash TV de Sabahattin Ö.’ ın Programında, Bazen de Protokoller de karşılaştığını.
Veli Küçük’ ü Yaklaşık 2 yıl önce Ankara da bir Sünnet Töreninde kimin olduğunu hatırlamadığı bir törende tanıdığını, bunun haricinde başka bir yerde karşılaşmadığını. Fakat kendisiyle yakalanmasından 15 gün önce PKK İtirafçısı Sami DEMİRKIRAN’ın kendisini arayarak görüşmek istediğini ve kendisine yazmış olduğu kitabı tanıtacağını, Sami DEMİRKIRAN’ın telefonda “Veli Küçük Paşam beni çok iyi tanır, bana inanmıyorsanız ondan sorabilirsiniz” demesi üzerine Veli Küçük Paşanın telefonunu bularak kendisini aradığını ve ismi geçen şahsın beyanlarının doğru olup olmadığını kendisine sorduğunu, Veli Küçük’ ün de “doğrudur kendisi iyi çocuktur” dediğini ve kendisiyle daha sonra bir görüşmesinin olmadığını,
Güler KÖMÜRCÜ’ yü Medya’dan tanıdığını ve bir defasında da Başbakanın Amerika gezisinde Basın Mensubu olarak gördüğünü.
Doğu PERİNÇEK’ i Ankara da birçok Protokol’de Siyasi Parti Genel Başkanı olarak bulunduğunu ve bu davetlerde görüştüğünüBu konuyla ilgili birkaç telefon görüşmesinin olduğunu. Kendisiyle herhangi bir dostluğunun olmadığını,
Sevgi ERENEROL ile Başarılı Kadınlar Ödül Töreninde karşılaştığını.
Vedat YENERER’ i tanıdığını. Hazırlamış olduğu televizyon programına katıldığını. En son iki sene önce Ankara ya iş için geldiği zaman yanına geldiğini orada görüştüğünü. Bu ziyarette kendisiyle Röportaj yaptığını, daha sonra görüşmediğini .
Hayrullah Mahmut ÖZGÜR’ ü Star gazetesi Ankara Temsilcisi olduğu dönemden tanıdığını. Yaklaşık 5 yıldır görüşmediğini.
Kemal ALEMDAROĞLU ve İlhan SELÇUK’ u basından tanıdığını. Bunun haricinde bir bilgisinin olmadığını,
Sedat PEKER’ i Bundan 6–7 Yıl Önce Bir Düğünde Karşılaştığını Sadece Orada Gördüğünü. Konuşmadığını.
Mustafa Ali BALBAY’ ı Basından Tanıdığını TV Programlarını izlediğini. zaman zaman her ikisinin de Ankara Protokolünde Olmasından dolayı Devlet Protokolü tarafından düzenlenen bütün Resepsiyonlarda karşılaştığını,
Erol MÜTERCİMLER’ i Televizyondan tanıdığını bir iki kez programına katıldığını Devlet Protokolü tarafından düzenlenen bütün Resepsiyonlarda karşılaştığını,
Ahmet Hurşit TOLON’ u Emekli Olduktan sonra Kokteyllerden ve Protokolden tanıdığını.
Mehmet Şener ERUYGUR’ u Jandarma Genel Komutanı olduğu dönemde ATO Başkanı sıfatı ile gittiğini ve görüştüğünü, emekli olduktan sonra kendisini hiç görmediğini ve görüşmediğini,
Ufuk BÜYÜKÇELEBİ’ yi basından tanıdığını.
Rıfat Bey, Abdurrahman Y., Hasan G. ve Genel Kurmay Başkanına Hayırlı olsun için Randevu talebinde bulunduğunu, Bu Randevu taleplerinin Ticaret Odasının Resmi Kayıtlarında mevcut olduğunu, Ancak Randevu aldıktan bir Hafta sonra ATO Meclis Başkanı Nuri G.’ün ani rahatsızlığından dolayı Resmi yazı ile bütün Randevuların iptal edildiğini,
Yalçın TANFER isimli şahsı tanımadığını . Bu Mektubun geldiğini hatırladığını, kendisine günde bu şekilde 60–70 tane mektup geldiğini mektupları önce danışmanlarının okuduğunu üzerlerine bilgi notu yazıldıktan sonra kendisine sunulduğunu, Bu mektup eline geldiğinde çok uzun olduğu için ortalama bir hafta sonra okuduğunu, okuduğu zamanda mektubun birçok kısmının saçma olduğuna inandığını, Bunun sebebinin de mektupta Mehmet A., Tansu Ç., Rahmi K. ve benzeri kişilerle ilgili bir sürü kendisinin önemsemediği konuların olduğunu, Bu yüzden sekreteri Canan’a bu mektubun kaldırmasını istediğini
Şüpheli Sinan Aydın AYGÜN’nün İmzası ile 11/06/2004 tarihinde dönemin Jandarma Genel Komutanı olan Org. Şener ERUYGUR’A gönderilen randevu talep yazısında kısaca verilecek emirleri öğrenmek ve genel olarak son gelişmeler ile ilgili görüşlerini dile getirmeyi amaçladığı randevu talebine neden gereksinim duyduğu? Ve Org. Şener ERUYGUR’UN bütün emirlerini yerine getirecek miydiniz? Sorularına verdiği cevapta Bu Mektubun Odamıza kayıtlı olan herhangi bir gizliliği bulunmayan Bütün Kuvvet Komutanları için hazırlanan Matbuu bir randevu talebi olduğunu. Bu randevulara Yönetim Kurulu ve Meclis Başkanlık Divanı ile birlikte gidildiğini, Yılda bir iki defa nezaket ziyaretinde bulunulduğunu, Aynı şekilde bu ziyaretlerini Cumhurbaşkanı, Başbakan Bakanlara ve Meclis Başkanına da yapıldığını, Orgeneral Şener ERUYGURUN emirlerini yerine getirmesinin söz konusu olmadığını, kendisinin de bugüne kadar da böyle bir emir almadığını,
1991 yılında Masonluğu çok merak ettiğini ismini vermek istemediği bir arkadaşı vasıtasıyla başvuru yaptığını ama başvurusunun reddedildiğini. Kamuoyunda buranın çok gizli bir birim olduğundan bahsedildiğini bu yüzden kendisinin çok ilgisini çektiğini, bundan dolayı iki yıl sonra tekrar müracaatta bulunduğunu, müracaatının daha önce reddedildiğinden dolayı iki yıl beklemek zorunda kaldığını, ikinci müracaatında kabul olunduğunu ve iki üç sene aralıklarla Ankara Mithatpaşa Caddesinde bulunan Locaya gittiğini, ancak kafasının sarmadığını daha sonra istifa ettiğini, Tamamının 35 derece olduğunu bildiği yapılanma içerisinde 2. dereceye kadar yükseldiğini sonra bıraktığını, 1996 yılından itibaren herhangi bir ilgisinin ve alakasının kalmadığını, Herhangi bir nedeninin olmadığını çok kullanmadığı bir cüzdanının içerisinde kalmış ve varlığından habersiz olduğunu .
Atatürkçü Düşünce Derneği Üyesi değilim, Türkiye’de bulunan herhangi bir dernek merkezine bu şekilde maddi bir yardımda bulunmadım,
Savcılık beyanı
İnşaat malzemeleri sattığını ve Ankara'da mütahitlik yaptığını, Aynı zamanda ATO başkanı olduğunu. Başka her hangi bir dernek ile irtibatının olmadığını, 1991 yılında Büyük Mason Locasına bir sefer üye olduğunu, daha sonra istifa ettiğini, Her hangi bir yer ile alakasının olmadığını,
Şüphelilerden Veli Küçük' ü 3–4 yıl önce gittiği bir sünnet düğününde tanıdığını, Sevgi ERENEROL' u bir kadın kuruluşunun organize ettiği toplantıda tanıdığını, daha sonra irtibatının kalmadığını,
devletine bağlı milliyetçi ve muhafazakâr bir insan olduğunu, iddia edildiği gibi gizli oluşumlar içerisinde bulunmadığını ve darbe planı içinde yer almadığını, Ergenekon örgütünü medyadan duyduğunu,
CÇG (Cumhuriyetçi Çalışma Grubu) isimli oluşumunu hiç duymadığını, böyle bir oluşum içinde yer almadığını, Emniyette bu konularda bazı belgeler gösterildiğini ancak bu belgelerle hiç bir alakasının olmadığını, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Ö.' e "niçin darbe yapmıyorsunuz, asker üstüne düşeni yapsın" şeklinde bir beyanın olmadığını, Özden Ö.' i iki kere ziyaret ettiğini, birincisinde ATO olarak yönetim kurulu ile resmi ziyarette bulunduğunu, diğerinde ise bir sergi açılışı ile alakalı gittiğini, Özden Ö.' in darbe günlükleri olarak bilinen günlüklerinde kendisi ile alakalı yazdıkları yazıların yalan olduğunu. Özden Ö.' in de kendisine "sivil toplum kuruluşları da üstüne düşeni yapsın" şeklinde bir beyanda bulunmadığını.
Şener ERUYGUR' dan elde edilen mektubu kendisinin yazdığını.
Erol MÜTERCİMLER’İ televizyondan tanıdığını,
Güler KÖMÜRCÜ' yü gazeteci olarak tanıdığını, onun dışında Türkiye' de her hangi bir irtibatının olmadığını
Yalçın TANFER' i tanımadığını, Mektupta yazdığı şeyleri deli saçması olarak değerlendirdiğini Her hangi bir adli merciye intikal ettirmediğini,
Mevcut iletişim tespit tutanakları ile alakalı olarak, Hasan Atilla UĞUR' u tanımadığını, Hasan Atilla UĞUR ile yapılan mevcut görüşmenin kendisine ait olduğunu,
Erol MÜTERCİMLER ile protokol ve televizyondan tanıştığını. Telefon ile zaman zaman görüştüğünü. Kendisi ile dost olmadığını, Erol MÜTERCİMLER ile yapmış olduğu tape 4916 sayılı "bu akşam vurup kırıp geçireceği, çok güzel belgeler açıklayacağım" şeklindeki görüşmeyi kendisinin yaptığını,
Hurşit TOLON ile emekli olduğundan beri görüşmediğini
Turhan ÇÖMEZ' i AKP' den ötürü tanıdığını. halen görüştüğünü, görüşmelerinde AKP' nin bölünmesi halinde kaos ortamı oluşacağını ve ekonomide kriz çıkacağını öngördüğünü, partinin bölünmemesi için bazı görüşmeler yaptığını ve bu vesile ile bazı üst düzey siyasetçilerle görüştüğünü Amacının partinin bölünmemesi ve kaos ortamı oluşmaması olduğunu,
4943 numaralı görüşmede Korkmaz K. isimli şahısın Fox TV.' nin ortaklarından bir olduğunu, bu görüşmede "AKPyi başka türlü bölemeyiz, Abdüllatif ŞENER' i biraz gün yüzüne çıkaralım" derken bu adam ile böyle konuşmak gerektiği için böyle konuştuğunu. Yoksa öyle bir niyetinin olmadığını,
Şener ERUYGUR' dan elde edilen "Cumhuriyet Çalışma Grubu Devre Raporu - 11 " başlıklı 16 Şubat 2004 tarihli Jandarma İstihbarat Başkanlığı gizli ibareli belge Şüpheli Sinan Aydın AYGÜN’ e gösterildiğinde Erol M. ile bir irtibatının olmadığını 2 ay önce canlı yayında karşılaştığını, belgenin 6 sayfasında bulunan "hükümetin acil eylem planı, bu çalışmayı kamuoyu ile paylaşmak için Sinan AYGÜN ile paylaşılabilir" denilmesinin kendisiyle alakası olmadığını. Hükümetin acil eylem planını bilmediğini.
Sorgu beyanı
Emniyet ve savcılıkta verdiği ifadeleri aynen tekrar ettiğini, oda başkanlığı yaptığını Ankara Ticaret Odası üyelerinin son altı aydır yoğun bir şekilde yaşamakta olan Ekonomik durgunluğun etkisiyle tepki vermeye başladıklarını, protesto ve yürüyüş isteklerini ilettiklerini, sokağa dökünülsün diye temennide bulunduğunu, defalarca Devlet büyüklerine bu konuyu yani ekonomik problemleri aktarmasına rağmen duyarsız kalındığını, son ümit olarak taleplerinin ciddiye alınmasını sağlamak için halkın sokağa dökülmesini istediğini, buradaki halktan kastının ilişkide olduğu esnaf kesiminin olduğunu,
Şüpheliler içerisinde tanıdığını söylediği kişilerle yakın temasının olmadığı, Sedat PEKER'İ Ankara'da Şarton veya Hilton otellerinden birinde yapılan düğün töreninde kimin düğünü olduğunu hatırlamadığı bir mekânda tanıdığını, kapıdan çıkarken karşılaştığını, Sencer Ö.' ı tanıdığını, Sencer Özkan'ın annesi ile kayınvalidesinin ortaokul arkadaşları olduklarını. Okunan Sencer Ö. ve Atilla UĞUR’UN konuşmalarını hatırladığını, Sencer Ö.’ nın makamında tanımadığı Atilla UĞUR ile konuştuğunu bu sırada telefonu kendisine verdiğini kendisinin de karşı tarafa komutanım diye hitap ettiğini,
Başbakanlığın gizli ibareli belgesini gördüğünü, büyük olasılıkla danışmanları tarafından dosyalanan ve okunan bir belge olduğunu, aynı şekilde yöneltilen Yalçın TANFER ile ilgili mektupta gönderilen konuları bildiği fakat önem vermediği bir mektup olduğu ancak prensip olarak gönderilen önemli-önemsiz tüm mektupları arşivlediğini,
ADD'ye resmi ve gayri resmi hiçbir yardımının olmadığını, Neden kendilerine yardımcı olduğumu ifade etiklerini bilmediğini, devlet görevlileri ile yaptığı tüm görüşmeleri resmi yazışma ile randevu alarak yaptığını, yönetim kurulunun da bundan haberdar olduğunu, darbe günlükleri diye kamuoyunda bilinen günlüklerde neden hakkında kışkırtıcı bir vasıflandırmada bulunulduğunu bilmediğini, Kuvay-i Milliye derneğine herhangi bir fînansal desteğinin olmadığını. İbrahim Ö.'IN Kuvay-i Milliye derneğine yardımcı olduğu yönündeki beyanlarının doğru olmadığını,
Büyük Türkiye Lobi kurucuları adlı yapılanmayı bilmediğini, kendisi ve eşi onuruna böyle bir kuruluştan herhangi bir plaket veya davet almadığını, Orhan T. diye birisini tanımadığını, Deniz Kuvvetlerine gideceği Orhan, Ostim Başkanı Orhan A. olduğunu
01.05.2008 tarihinde yaptığı görüşmede ağabey diye bahsettiği kişinin, herhangi bir delil gizlemek kastıyla değil Devletle ilgili hassasiyetinden dolayı şuanda söylemek istemediği, mahkeme hakimine özel olarak söyleyebileceği, kollukta hatırlamadığını söylediği konuşmayı tekrar okununca hatırladığını, görüştüğü bu şahısın gazeteci Metin Ö. olduğunu, İsrail Büyükelçiliğindeki bir kokteylde Genelkurmay Başkanı ile karşılaşmasının konusu olduğu, Doğan K.' a “avukat tutma hakim tut ben öyle yaptım” sözünden kastının odanın hukuk müşaviri olan emekli hakim ile ilgili olduğunu, kendisinin DOĞAN'IN bir hukuki sorununu çözdüğünü, Türk Ekonomisinin şuanda bıçak sırtında olduğunu, bu yüzden sivil toplum örgütü lideri olmasının sorumluluğu ile demokratik çerçevede bazı siyasilerle de görüştüğünü, çözümler ürettiğini, bunun dışında hiçbir şekilde bir organizasyonun parçası olmadığını, röportaj yapmak için müracaat eden derginin ismini , ekonomi yoğunluklu yaşadığından dolayı Barem diye algıladığını, yüz yüze röportajın mümkün olamayacağını, sorularını yolladıkları takdirde cevaplayabileceğini söylediğini, danışmanlarının da katkılarıyla bu sorulara cevap verdiğini, daha sonra gelip fotoğraf çektiklerini bu derginin bir terör örgütünün yayın organı olduğunu anlamadığını, işyerinde lavabonun bulunduğu ve zaman zaman misafirlerinin de kullandığı yerde normal olarak rahatlıkla ulaşılamayacak olan şofbenin arka tarafına yerleştirilmiş olan silahı tamir amacıyla gelen usta tarafından bulunduğunu ve bu durumu polise bildirdiğini silahı teslim ettikten sonra ki bir tarihte yaptığı telefon görüşmesinde silahın bulunma hikayesi demesindeki kastının basın mensuplarının şahsıyla ilgili manipülasyon doğurabilecek yayınların olmaması için telefonda "Demek ki bu düşünce darbeyi durdurdu" şeklinde ki ifadesinin imalı ve dalga içeren bir konuşma olduğunu, insanların bazen bir şeyin yapılmamasını isteyerek illegal hareketleri tahrik edebileceğini o günlerde darbe istemiyoruz şeklinde yürüyen kişilerin hareketlerine imalı vurgu yaptığını,
Yarbay Murat G. diye birisini hatırlamadığını, Eldiven diye isimli belgede adının geçtiğini ilk kez gördüğünü, bir bilgisinin olmadığını oradaki nitelemelerin Dünya görüşünü yansıtmadığını, 0312 286 71 12 ve 0312 286 45 89 nolu telefonların Ankara Ticaret odasına ve 0532 213 10 42 nolu telefonun kendisine ait telefonlar olduğunu, bu telefonlarla kayıtlardaki kadar çok sayıda görüşmediğini bir kere görüştüğünü,
Güler KÖMÜRCÜ ile de kayıtlardaki kadar yoğunlukta kesinlikle görüşme yapmadığını, Ferit İLSEVER ile tanışmasının Paris'de düzenlenecek olan ve Rauf Denktaş'in da katılacağı Ermeni soykırımı aleyhindeki gösterilere davet etmesi münasebeti ile olduğunu, bu davete de ASO başkanı Zafer Ç.’ ın ayarladığı özel bir uçakla arkadaşını gönderdiğini beyan ettiği,
b-Elde Edilen Dokümanlar,
İstanbul 10. Nolu Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2008 tarih ve Teknik Takip no: 2008/1005 nolu kararına istinaden Sinan AYGÜN isimli şahsın işyeri olan anakara ticaret odası’nın Ankara ili Söğütözü Mahallesi 2. cadde No:5 sayılı adresinde elde edilen dokümanların incelemesi aşağıya çıkartılmıştır.
Üzerinde “ Ankara Ticaret Odası “ yazılı olan, tarafımızdan “ Sinan Aygün-1 “ olarak numaralandırılan spiralli bloknot defteri; Bloknot içerisinde yapılan kontrolde;
- Yanal Tosun
- Başbakan mektubu Baykal-Zafer Çağlayan yaz.
- Milletvekilleri çocuk sayısı
- Yargıtay Başsavcısı randevu al.
- Rıfat Bey, 4 Genel Kurmay
- Abdurrahman Yalçınkaya Yargıtay Başkanı
- Başsavcı Hasan Gerçeker
- 207 02 22/ 4187248/ 207 02 99/ 416 10 11/ 418 15 20 “
Şeklinde ibarelerin el yazısıyla yazıldığı notlardan oluştuğu görülmüş, Üzerinde “ Sinan Aygün’e Ait Özel 12 “ ibarelerini yazılı olduğu dosya;
Klasörün içerisinde gömlek dosyalarla birbirinde ayrılmış dokümanlar olduğu görülmüş, gömleklerden biri içerisinde;
- Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından Başbakanlık Makamına hitaben yazılan 30.04.2004 tarihli “ GİZLİ “ ibareli resmi yazı,( Teftiş Kurulu Başkanı ve Başbakan tarafından imzalanmış)
- Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanlığınca Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığına hitaben 6 Mart 2002 tarihinde yazılmış olan “ ACELE VE GİZLİ “ ibareli resmi yazı,
- Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanlığınca Jandarma Genel Komutanlığına hitaben 4 Mart 2002 tarihinde yazılmış olan “ ACELE VE GİZLİ “ ibareli resmi yazı,
- İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı tarafından Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanlığına hitaben 28 Mart 2002 tarihinde yazılmış olan “ GİZLİ “ ibareli resmi yazı, olduğu görülmüş,

GÖN: YALÇIN TANFER/ İHSANİYE-ILGIN/KONYA”
şeklinde kapağı olan ve Yalçın TANFER isimli kişi tarafından Sinan Aygün’e gönderilen (41) sayfadan müteşekkil el yazısı ile yazılmış bir dosya olduğu görülmüş, dosyanın içeriği incelendiğinde;
Dosyanın giriş kısmında gönderici Yalçın Tanfer’ in Sinan Aygün’e, 32 yıllık bir çalışmanın binlerce sayfa olan ayrıntısından özetlerle kendi el yazısından bir sunum yaptığını, bunları bazı insanlara zarar vermek için, kendisini incitmek için kullanmayacağına emin olduğu için kendisine gönderdiğini, okuduktan sonra ismiyle ilgili bölümleri ajandasına not aldıktan sonra yazdıklarını imha etmesini istediğini, bu dosyanın kötü niyetli insanların eline geçmesi halinde ortalığın karışacağını,
AKP hükümetinin kendisini bölücü terör örgütünün gazetesi Gündem’de yer alan bir haberi dikkate alarak sözde emniyeti suiistimal ve dolandırıcılıktan içeri attığını, Ankara’da lokanta ve barlardan haraç alma olayında yakalanan ve üzerinden Jandarma İstihbarat kimliği çıkan Rıfat Ö. İsimli şahsa bu kimliği Veli Küçük’ten alarak ulaştıran kişinin kendisi olduğu iddiasının gazetede yayınlandığını, bu sebeple sürekli yer değiştirerek yaşadığını,
Tansu Ç. ile bir dönem çok değerli bir büyüğünün işareti ile devlet için çalıştığını, Ankara Bilkent Çamlık Sitesi Sülün Sokakta ki villada sayısız toplantılarının olduğunu, Afganistan ve İran kaynaklı eroin geçişinin Türkiye üzerinden olduğunu, o dönem için ekonomik yönden sıkıntıda olan Türkiye’nin eroin geçişini Türkiye’den olması halinde en az 20 milyar doların ülkeye gireceğini, Mehmet A.’ın Tansu Ç.’e telkin ettiğini, o dönem için Nisan krizi ile ilgili dışarıdan beş kuruş almadan bu krizin on günde atlatıldığını ve bunun sebebinin uyuşturucu geçişinden sağlanan para olduğunu, bu işte piyon olarak Mehmet Ağar tarafından Ömer Lütfi Topal’ın kullanıldığını, Ömer Lütfi Topal’ın da bu bağlantıları ortağı olan Sami Hoştan vasıtası ile sağladığını ve Sami Hoştan’ın da Jandarmada JİTEM’i kuran MHP sempatizanı, kafasına eseni yapan, Kocaeli Alay Komutanı Veli Küçük’ün adamı olduğunu,
Veli Küçük ile Mehmet E.’ün arasının gayet iyi olduğunu, bu ekibin Sami Hoştan’ı kullanarak bu sefer Sedat Bucak ve Abdullah Çatlı’nın öldürülmesi için düğmeye bastıklarını, Mehmet E.’ün Veli Küçük ile teşkilat ile dışı eylemler yaptığı için MİT Kontur Terör Daire Başkanı iken ABD’ ye gönderildiğini, Susurluk Kazasının arkasında da bu isimlerin olduğunu, bu akıl almaz pisliklerle dolu projelerin başında Mehmet Ağar’ın olduğunu,
Dosya içerisinde “ Bölüm 5 SUİKASTLAR(DANIŞTAY-HRANT DİNK) ÇETELER- HEDEFLERİ- BUNDAN SONRAKİ STRATEJİLERİ “ başlıklı bölüm içeriğinde;Veli Küçük’ü anlatarak başlamak istediğini, Veli Küçük’ü kendisinden iyi kimsenin tanıyamayacağını, kendisiyle 1978 yılında Kıraağaç komanda okuluna 2. Tabur komutanı iken tanıştığını, Manisa Alay komutan yardımcısı iken babasının dostu olduğunu, Veli’de ki ve kendisinde ki av merakı yüzünden bir araya geldiklerini, devlet için değil kendi cebi için çalışan bir adam olduğunu, 1983’lü yıllarda henüz binbaşı iken Edirne Alay komutanı olduğu, bu yıllarda Sami Hoştan ile tanışarak Bulgaristan üzerinden çalışmalar yaptığını, irtibatlarının ve dostluklarının hep sürdüğünü, Veli Küçük’ün yanında en zenginin dahi eline cebine atamadığını, güzel ut çaldığını, susuz rakı içtiğini, Küçük’ün Sedat PEKER, Alaattin ÇAKICI, Abdullah ÇATLI, Meral A. ve kardeşi ile Kocaeli bölgesinde bütün ülkücülerle sıcak ilişkiler kurduğunu, herkesin onu bir lider olarak gördüğünü, O yıllarda ülkede bir ihtilal olursa ancak Veli Küçük yapar dediğini, Dosya içerisinde “ DANIŞTAY CİNAYETİ“ başlıklı bölüm içeriğinde;Günahsız bir insanın, hele de hakimlerin öldürülmesini anlamakta güçlük hissettiğini, türbana karşı çıkacak hakimlere ancak AKP yanlılarının saldıracağını düşündürmenin on numara provakasyon olduğunu, bu eylemde Veli Küçük’ün parmağının düğmeye bastığını, bu konuda hiç uzun uzun düşünmeye ve yazmaya gerek olmadığını, günahsız insanlar üzerinden onları öldürerek milliyetçilik yapılamayacağını zaten bütün bağlantıların Veli Küçük’e çıktığını,
Dosya içerisinde “ Hrant DİNK“ başlıklı bölüm içeriğinde; Yıllar öncesinden Veli Küçük’ün hedefi olduğunu, hedefin kendini büyüttüğünü, önemli ve ses getirecek bir zat olduğunu ve öldürüldüğünü, düğmeye yine aynı parmağın bastığını, bu konu da uzunca yazmaya gerek olmadığını ve her şeyin belli olduğunu,
Dosya içerisinde “ Çeteler“ başlıklı bölüm içeriğinde; Türkiye’de bu dönemde a) veli Küçük’ün çeteleri b) Gasp üzerine çalışan menfaat çetelerinin olduğunu, 2006–2007 ve sonrasında ki birkaç yıl başka çete aramaya gerek olmadığını,
Dosya içerisinde “ Hedefleri“ başlıklı bölüm içeriğinde;
Çok önemli bir bilgiyi kaynağı kendisinde kalma şartı ile vermek istediğini, Rahmi KOÇ’un bir dönem Fener Rum Patriği Barthelemeus ile çok yakın ilişki içerisinde olduğunu, hatta Trabzon’da bir toplantıda Barthelemeusun elini öperken fotoğraflandığını, Trabzon’da ki Pontus hayallerine Rahmi KOÇ’un hizmet ettiği saplantısı ile Rahmi KOÇ’un Veli Küçük’ün listesinde olduğunu,
Önümüzde ki dönemde Barzani-ABD-Veli Küçük nifaklarının, ünlü iş adamlarına yöneleceklerini, bunlara da Danıştay saldırısının ucundakiler hedefken buna yakın suikastlarla, imajı için çok acımasızca eylemler yapabileceğini,El yazısıyla yazdığı notlardan oluştuğu görülmüştür
Sinan AYGÜN isimli şahsın Ankara ili Yenimahalle ilçesi Çayyolu Hekimköy Sitesi 58. Sok.No:60/2 sayılı adresinde elde edilen doküman ve ajandaların incelemesi aşağıya çıkartılmıştır.
Üzerinde Başakşehir yazan “ AB Hayaldir…” ibaresi ile başlayıp, “ …Kıbrıs Rum Kesimi.” İle son bulan 1 sayfa bloknot sayfası;
Avrupa Birliğnin hayal olduğunu, siyasilerin kullandığı bir araç olduğunu,“ Hangimiz Daha İyi Türküz”, “ Gizli Belgeler, geleceğe bakmayalım, geçmişe bakalım.” Şeklinde el yazısı ibareler yazılı olan bloknot sayfası olduğu görülmüş,
DİJİTAL İNCELEME RAPORLARINA BAKILDIĞINDA
Şüpheli Sinan AYGÜNe ait, Seagate marka, 9LR12GQ6 seri numarası olan hard disk üzerinde yapılan incelemede ;
1-“ jandarma.doc” isimli 1 sayfadan ibaret belgenin sol köşesinde Ankara Ticaret Odası’nın logosunun bulunduğu belgenin Şener Eruygur’a Sinan AYGÜN tarafından “Zat-ı alinize Odamızın son dönem çalışmaları hakkında bilgi vermek ve Jandarma Genel Komutanımız olarak ordumuzun başında bulunmanızdan duyduğumuz memnuniyeti iletmek üzere talep ettiğimiz randevumuzun kabulünün onaylamanızı arz ederim.” ifadeleri ile randevu talep ettiği görülmüştür.
2-“ kkk.doc” isimli dosyanın bulunduğu,
“kkk” isimli belge 1 sayfadan ibaret olup sayfanın sol köşesinde Ankara Ticaret Odası’nın logosunun bulunduğu belgenin Aytaç YALMAN’a Sinan AYGÜN tarafından “Zat-ı alinize Odamızın son dönem çalışmaları hakkında bilgi vermek Kara Kuvvetleri Komutanı olarak ordumuzun başında bulunmanızdan duyduğumuz memnuniyeti iletmek üzere talep ettiğimiz randevumuzun kabulünün onaylamanızı arz ederim.” ifadeleri ile randevu talep ettiği görülmüştür.
3-“katılım.doc” isimli dosyanın bulunduğu “katılım” isimli belge 1 sayfadan ibaret olup belgenin adı-soyadı, katıldığı toplantılar, katılmadığı toplantılar olarak msword sayfasını üç sutuna ayırarak Vecdi ŞENDİL isimli şahsın katıldığı ve katılmadığı toplantıların belirtildiği görülmüştür.
4- “toplantıya katılmayanlar1.doc” isimli dosyanın bulunduğu, “toplantıya katılmayanlar1” isimli belgenin 6 sayfadan ibaret olduğu, belgenin iki sütuna ayrılarak sütunlardan birinde şahıs isimlerinin yer aldığı diğer sütünda ise “Türkiye parakendeciler Derneğinin toplantısı, Tasarruflu ürünler Fuarı ve paneli, Kadınları Koruma Derneğinin toplantısı, Koçtaş mağaza açılışı” gibi faaliyetlerin olduğu görülmüştür.
5- Şüpheliden elde edilen verilen e-posta dosyası incelendiğinde; 10 Nisan 2008 Perşembe 12:15 tarihinde Ferihan Savaş (feyyy47@hotmail.com), tarafından (sinanaygun@atonet.org.tr) gönderildiği, “Sevgili Sinan Aygün bey.Ben Atatürkçü,Vatanını,
seven bir Türk kadınıyım.Hükümetin yaptığı yanlışları , vatanımın iinde bulunduğu durumu bize en doğru bir şekilde aktaran birkaç kanaldan biri olan KanalTürk zor günler yaşıyor.Sizin ATO başkanı olarak duruşunuzu çok yakından takip ediyorum.Bu duruşunuzdan dolayıda sizi canı yürekten kutluyorum.Sizden isteğim üyelerinizin Kanaltürke reklam vermesini sağlamanızdır.Bu kanalın susturulması biz ulusalcıların susturulmasıdır.Gerekeni yapacağınıza inanarak sizi sevgi ve saygılarımı gönderiyorum.
Biz Kaç Kişiyiz Svil Platform Güngören Sorumlusu & Memleket Sevdalıları Derneği Üyesi Ferihan Savaş”, şeklinde bir metni içerdiği görülmüştür.
6- “MESSAGES.TBB” Şüpheliden elde edilen e-posta dosyası incelendiğinde; e-postanın Vural VURAL(vural.vural@isbank.net.tr) isimli şahıs tarafından gönderildiği, ----- Original Message -----başlığı altında “Bir TURK” (husrevster@gmail.com) olarak yazılı şahsın kultursanatgezihakkindakapsamlitartisma@googlegroups isimli gruba gönderdiği,
Bir TURK(husrevster@gmail.com) şahısın 27 ağustos 2007 de Kandıra cezaevindeki arkadaşı Ergün POYRAZ ı ziyaret ettiği, Ergün POYRAZ a cezaevinde yazar olduğu için kitap yazmasına müsade edildiği ve uzun süredir Ergün POYRAZ ile araştırmalarını birlikte yaptıkları “Protestan Kuran” a son noktayı Ergün Poyrazın cezaevinde koyacağı, “ Ümraniye olayından sonra Ergün POYRAZ a Genelkurmay veya Jandarma istihbaratının adamı olup olmadığının sorulduğunu ve bu yüzden Ergün POYRAZ soruşturmasıyla ilgili tek bir soru sorulabileceğini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti Genelkurmay veya Jandarma istihbaratını bir çete örgütlemesi olarak mı görüyor ? sorusu olacağı, şeklinde ifadelerin bulunduğu e-posta olduğu anlaşılmıştır. H.Vural VURAL la alakalı olarak soruşturmanın halen devam ettiği,
7-Şüpheliden elde edilen e-posta dosyası incelendiğinde; TURK GENCLiGi HAREKETi (ikinci_kurtulus@yahoo.com) adresinden, ikincikurtulus@yahoogroups.com adresine gönderilmiş olan, TGH.doc uzantılı, ek dosyası olan bir e-posta olduğu TGH.doc uzantılı dosya içeriğinde “CUMHURBAŞKANINDAN BİR VAHABİYE “ŞEREF MADALYASI” başlıklı metinde;
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ü Suudi Arabistan’ın sahibi(!) Kral Abdülaziz bin Abdülrahman El Suud’un oğlu Kral Abdülaziz isimli bir Vahabiye “Devlet Şeref Madalyası” vermesi ve Ahmet Necdet Sezer’in“AB-D’nin Türkiye’deki bir numaralı adamı Jak Kamhi’ye ‘Devlet Üstün Hizmet Madalyası’ vermesini, Cumhuriyetimizin bağımsızlığına aykırı faaliyetler olarak değerlendirmiş,
“Başka bir ülkede olsa o cumhurbaşkanını da, o medyayı da tarihin karanlık sayfalarına gömerler.
Elbet bizlerde gömeceğiz.
Gerçekler ortaya çıktıkça güçlenecek, kenetlenecek ve gerçek kurtuluş için mücadeleye girişen atalarımız gibi “Ya İstiklal, Ya Ölüm” parolası altında buluşacağız.” şeklinde ifadelerin bulunduğu anlaşılmıştır.
7-Şüpheliden elde edilen e-posta dosyası incelendiğinde; 02 Ocak 2008 Çarşamba 13:18 tarihinde ALTEMUR KILIÇ (altemurkilic@ttmail.com) tarafından MEHVEŞ YENİÇAĞ" ATALAY (mehvesatalay@yahoo.com), GAZETE YENİÇAG NURCAN (yenicagyaziisleri@hotmail.com), Esat Atalay (esatatalay@superposta.com), isimli şahıslara yollandığı; yigit alemdar (ytalemdar@yahoo.com), Tuğrul Türkeş (ytugrulturkes@ttnet.net.tr), SİMAN ATO AYGÜN (sinanaygun@atonet.org.tr), SAVAŞ -2- HABER SÜZAL (editor@habergazete.com), ORHANCAN-3 CAN (babareis@kodadimedya.com), ONUR ASIL CHP ÖYMEN (ooymen@hotmail.com), NUYAN LONDRA YİĞİT (nuyan@btinternet.com), NAHIT B KANALI DURU (nahit.duru@kanalb.com.tr), Melih Aşık (m.asik@milliyet.com.tr), HURŞIT PAŞA TOLON (htolon@ttnet.net.tr), İsmail H.K. (ismailhk@superonline.com), GAZETEM YENİÇAĞ NURCAN (yenicagyaziisleri@hotmail.com), Ferit Kesen (feritkesen@hotmail.com), Doğu Perinçek (dperincek@ip.org.tr), DİMMEDYA MITHAT GAZETE (dimmedya13@hotmail.com), Cetin Yetkin (mudafaaihukuk@superonline.com) adresli şahıslara bilgi olarak gönderildiği, TAKVİM.doc uzantılı ek li e-posta olduğu, TAKVİM.doc uzantılı dosya içeriğinde,“2007’DEN KALANLAR- 2008’DE BEKLENENLER ALTEMUR KILIÇ” başlıklı yazıda 2008 e kadar ki yılları umut dolu altın yıllar olarak nitelendirmiş ancak 2008 yılına gelindiğinde Çankaya da Atatürk e hiç inanmayan “Birinci Cumhuriyet bitmiştir” diyen Abdullah GÜL ve tesettürlü eşi var, Atatürk Cumhuriyetinin tam antitezi bir iktidar var, “Hemen söyleyeyim; Atatürk Cumhuriyeti, kadroları, değerleri ve devrimleriyle birlikte ANITKABİR’E gömülecek.” şeklinde ifadelerin bulunduğu bir metin olduğu görülmüştür.
8-“ MESSAGES.TBB” isimli dosya içinde ki e-posta dosyası incelendiğinde; Cemil DENK (emekli Albay) denk.cemil@gmail.com tarafından 20 mayıs 2008 22:57 tarihinde hazırlanan STK'LAR SİYASETİN DIŞINDA OLAMAZLAR!!...konulu ve ek teki“29-7-STK’LAR SİAYASETİN DIŞINDA OLAMAZLAR.doc” uzantılı e-posta olduğu, 29-7-STK’LAR SİYASETİN DIŞINDA OLAMAZLAR.doc uzantılı dosya içeriğinde , STK ların siyasetin ve dinin dışında olmaması gerektiği çünkü bir ülkeyi batıran da çıkaranda siyasettir veya dinin siyaset alet edilmesidir,demokratik kitle örgütlerinin ülkenin karanlığa gidişine dur demek için salon toplantıları ve mitingler düzenlediklerini ancak iktidarı uyarmakta düzeltmekte başarılı olamadıklarını , başarızlığın sebebini ; Eldeki mevcut GÜÇLERİN tamamının, ÖRGÜTLÜ bir şekilde kullanılmayışına bağlamaktadır. (Siklet Merkezi Prensibi) Bahsedilen güçlerin Meslek Kuruluşları dâhil, tüm Demokratik Kitle Örgütleri, “BİZ KAÇ KİŞİYİZ”, Turan Çömez, Abdüllatif Şener gibi Kişi ve Gruplar,Laik Cumhuriyet'ten yana SİYASİ PARTİLER olduğu, şeklinde ifadeler olduğu görülmüştü
9- “MESSAGES.TBB” isimli Şüpheliden elde edilen E-posta dosyası incelendiğinde Emekli Albay Aral AKAT’ ın 28.09.2007 tarihinde “Atatürkçü geçinenlere duyuru ve birisinden cevap” konulu, Emekli Albay Nazmi ÇORA’ ya gönderdiği e-posta olduğu anlaşılmıştır.
Bu e-postada “Sivil toplum örgütleri tek başınıza konuşarak veya kendinize göre eylem yaparak bir neticeye varacağınızı mı zannediyorsunuz, ordunun adını bile ağzınıza alamıyorsunuz neden korkuyorsunuz, onlar size çok evvelden beri ne yapmanız gerektiğinin zaten sinyallerini veriyor ama siz anlamışorsunuz Diyorlarki …..BENİ ARKANA AL BEN SANA GÜVENEYİM, SEN GENE SİVİL OLARAK HER TÜRLÜ HAREKETİNİ YAP VE BENİM ARANDA OLDUĞUMU HİSSET İŞTE O KADAR” Sivil Toplum Örgütlerinin orduyu arkalarına almaları gerektiği yönünde görüşlerin emekli bir albaydan yine bir albaya gönderilmesi ERGENEKON un sivil toplum örgütlerine ihtiyacı var şeklindeki ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN amaçları arasında bulunan sivil toplum kuruluşu hangi durumlarda nasıl kullanılacağını göstermektedir.
10-Şüpheliden elde edilen sinan.aygun@atonet.org.tr adresine gelen e-posta incelendiğinde; Ergenekon 2006‘ dan 11.10.2007 tarihinde “TURKIYE VE DUNYA Beyler artık kendinize gelin!” konulu adresine gönderilen e-posta içeriğinde “ Beyler, Artık Kendinize Gelin! Selam ve dua ile, Ergenekon” ibaresinin olduğu görülmüştür.
11-Şüpheliden elde edilen E-posta dosyası incelendiğinde 16 Eylül 2007 tarihinde Halit TOPRAK isimli şahsın gönderdiği, Tuncay ÖZKAN tarafından kaleme alınmış “ülke sorunları ve çözüm önerilerinin” anlatıldığı yazı olduğu, yazının başında ise http://www.bizkackisiyiz.com/index.php linkinin bulunduğu görülmüştür.
12-Şüpheliden elde edilen E-posta dosyası incelendiğinde İşçi Partisi’ nden 07 Nisan 2008 tarihinde “DOĞU PERİNÇEK SORGU ORJİNAL TAM METİN” konulu e-postanın gönderildiği, e-posta içeriğinde bulunan “dp sorgu tam metin.doc” isimli belge incelendiğinde, 21.03.2008 tarihinde Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan Doğu PERİNÇEK’ e ifade aşamasında yöneltilen soru ve cevapların yer aldığı belgenin olduğu anlaşılmıştır.
Şüpheliden elde edilen E-posta dosyası incelendiğinde 15 Temmuz 2007 tarihinde G. Mert AYDOĞDU’ nun gönderdiği, Deniz Kuvvetleri eski komutanı Oramiral Özden ÖRNEK tarafından Yaşar Paşa (Genelkurmay eski başkanı Org. Yaşar BÜYÜKANIT)’ ya hitaben yazılan, yüksek rütbeli askeri şahısların yolsuzluk iddialarını içeren bir e-posta olduğu anlaşılmıştır.
13-Şüpheliden elde edilen E-posta dosyası incelendiğinde 09 Eylül 2007 tarihinde BÜYÜK TÜRKİYE LOBİSİ’ nden; Lobi’ nin kuruluş amacının belirtildiği, kurucu ve üyelerinin isimlerinin bulunduğu, ATO Başkanı Sinan AYGÜN’ e siyasi arenada destek verileceği yönündeki yazının Sinan.aygun@atonet.org.tr isimli e-posta adresine gönderildiği anlaşılmıştır. Şüpheli Sinan Aydın AYGÜN beyanında daha önce Orhan TUNÇ dan elde edilen ve büyük Türkiye lobisi isimli belgeyi bilmediğini söylemiş isede aynı belgenin kendi e mail adresinden çıkmış olması beyanının tutarsız olduğunu göstermektedir.
14- Mümtaz BAYAZITOĞLU tarafından gönderilen “BÜYÜKANIT “VATAN” DEDİ” konulu; içeriğinde Cumhuriyet’ in içinde bulunduğu ve getirildiği durumun anlatımı yer alan e-postanın olduğu anlaşılmıştır.
Şüpheliden elde edilen E-posta dosyası incelendiğinde; 16 Ekim 2007 tarihinde Emekli Albay Hüseyin Mümtaz BAYAZITOĞLU tarafından gönderilen “MAHCUP TEZKERE” konulu; içeriğinde AKP Hükümetinin ve dönemin Genel Kurmay Başkanı Yaşar BÜYÜK ANIT ın tezkere politikasının eleştirildiği e-postanın olduğu anlaşılmıştır.
Şüpheliden elde edilen E-posta dosyası incelendiğinde 8 Haziran 2007 tarihinde Ergenekon Silahlı Terör Örgütüüyesi sanık Ayşe Asuman ÖZDEMİR tarafından gönderilen “AHDE VEFA ÇAĞRIM VAR” konulu e-postanın olduğu anlaşılmıştır.
Şüpheliden elde edilen 2 adet E-posta dosyası incelendiğinde; 1. nin 03 Temmuz 2007 tarihinde Bilgi SESAR’ dan “Anka Kuşu Hareketinin 3 Temmuz 2007 tarihli basın açıklaması” konulu; içeriğinde derin yapılanma ve çetelerle ilgili bir yazının yer aldığı e-postanın olduğu anlaşılmıştır. 2.nin ise 29 Haziran 2007 tarihinde Bilgi SESAR’ dan “Anka Kuşu Hareketinin 29 Haziran 2007 tarihli basın açıklaması” konulu; içeriğinde AKP hükümetinin, siyasal sistemi ve demokratik rejimi tahrip ederek bitirdiği yönündeki eleştirilerin bulunduğu ve konuyla ilgili yapılması gerekenlerin sıralandığı e-postanın olduğu anlaşılmıştır. E-posta göndericisi SESARın siyasi, ekonomik, sosyal araştırmalar ve strateji geliştirme merkezi SESAR olduğu, SESAR’ ın başkanının ise Ergenekon soruşturması kapsamında 18 Temmuz 2007 ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN soruşturmasında tutuklu sanık İsmail YILDIZ olduğu anlaşılmıştır.
15- Şüpheliden elde edilen “MESSAGES.TBB” isimli E-posta dosyası incelendiğinde 6 Haziran 2006 tarihinde ENTERNET GRUP tarafından Postmaster@atonet.org.tr adresine gönderilen e-posta olduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu e-postada; ulusalcı bir derin devletin olması gerektiği, tarihten ve diğer ülkelerden de örnekler verilerek vurgulandığı anlaşılmış,
“Emperyal Derin Devletlerin yapılarından yola çıkarak bizim de ideal bir Türkçü ve Ulusalcı Derin Devletimiz olsaydı nasıl olmalıydı dersek, ve kısaca bu Derin Devletin ilkelerini, alt teşkilatlarını sıralarsak kısaca şöyle bir yapıdan bahsedebiliriz. Burada bahsedilen diğer Batılı emperyalist ülkelerindeki mevcut Derin Devlet mekanizmalarında yer alan sistemler ele alınarak düşünülmüştür”
“Bu üniversitede Ermeni yanlısı toplantılar yapılabilmekte ve bu ülkenin yöneticileri o toplantıların yapılabilmesi için her türlü hukuki desteği verebilmektedirler. Yeni Türkiye kurulduğunda bu kişiler ve işbirlikçileri de kendilerine yeni bir vatan aramalıdırlar! ENTERNET GRUP STRATEJİ BÖLÜM BAŞKANLIGI” ifadelerine yer verildiği görülmüştür. ENTERNET GRUP STRATEJİ BÖLÜM BAŞKANLIGI isimli kuruluşun yine ERGENEKON SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN üyesi olmak suçundan halen tutuklu olarak yargılanan sanık Hayrettin ERTEKİNe ait olduğu anlaşılmaktadır.
Şüpheliden elde edilen benzer E-posta dosyası incelendiğinde 7 Haziran 2006 tarihinde ENTERNET GRUP tarafından Postmaster@atonet.org.tr adresine gönderilen e-posta olduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu e-postada; “Sayın komutanım (agbiyim) KKK org. Yaşar Büyükanıt,Sizede hiç yakıştımı ilkeli duruşunuza? 2 yıllık bir genelkurmay görevi için oldumu bu... idallerinize.. yakıştımı? böylemi konuşmuştuk..??? oldumu?.. oldumu ?.. muhafız alay komutanı oldugunuz dönemde sayın K.Evren sizi terfietmeniz için kulis yapmış olabilir.. Cumhuriyetin İlkelerinden sahsınızın menfatleri için vazmıgeçtiniz.? Evren paşam sizden onun mu bedelini istiyor..? bu millet size başka bedellerde ödetir..” ifadelerine yer verildiği ve yazının tutulu sanık Hayrettin Ertekin tarafından yazıldığı anlaşılmıştır.
Yine sanık Hayrettin ERTEKİN’ tarafından gönderildiği anlaşılan E-posta dosyası incelendiğinde 12 Haziran 2006 tarihinde ENTERNET GRUP tarafından Postmaster@atonet.org.tr adresine gönderilen e-posta olduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu e-postada; AL-VER yazılı duvara doğru, son sürat, kontrolü bizden çıkmış bir arabayla hala neden ilerlemeye devam ediyoruz? Ankara,.... ALOOOOO.... ey "RTE " PETOMYALI A-K-P iktidarı, 'SİZ NEYE !!! HİZMET VE NOTERLİK EDİYORSUN?' Dr.Hayreddin ERTEKİN” ifadelerinin yazılı olduğu,
E-posta içeriğinde Irak’ın kuzeyindeki bölgede “özerk veya federe adı altında kurulmuş olan ve bağımsız olmak isteyen kürt yönetimini” batılı devletlerin etkisinden gerçekleri izah ve ikna ederek kurtarmak ve “kürdistan devletinin kurulmasına” şartlı olarak öncülük etmek, “kurulacak kürdistan devleti” nin bazı şartlar altında batılı devletlerin etkisinden kurtarmak için desteklenmesi gerekliliğinin vurgulandığı anlaşılmıştır.
19 Temmuz 2006 tarihinde ENTERNET GRUP tarafından Postmaster@atonet.org.tr adresine gönderilen e-posta olduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu e-postada; Ülkemize yönelik terör saldırılarından dolayı, Irak’ın kuzeyine harekat yapılması gerektiği, “askeri riske sokmamak için siyasi iradenin oluşması gerektiği”, “aksi takdirde başka çarelerin olduğu” ifade edilmiş,“bizzat benim başında bulundugum sivil birlik ile biz bunları geçmişte yaptık.. devletin refleksleri vardır bunu buradan yazmak istemiyorum .. Aklınızı başınıza toplayın devletin bölünmesine iç savaşın çıkmasına ramak kaldı...” ifadelerine yer verildiği görülmüştür.
Şüpheliden elde edilen E-posta dosyası incelendiğinde 15 Ocak 2007 tarihinde ENTERNET GRUP tarafından sinanaygun@atonet.org.tr adresine gönderilen e-posta olduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu e-postada; Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görevli olduğu anlaşılan Prof. Dr. Erbil DURSUN tarafından yazıldığı anlaşılan “Benim görüşüm, bu ülkenin kurtulması için sizin gibi aklı başı yerinde, vatan sever insanların bir araya gelerek kuvvet oluşturmasıdır”, “Benim önerim bu ülkenin güvenilir insanlarını bir araya toplamak ve belki de bir milli hükümet oluşturmaktır” ifadelerine yer verildiği görülmüştür.
16- Şüpheliden elde edilen E-posta dosyası incelendiğinde 18 Temmuz 2007 tarihinde O.R.Güray TEKİN tarafından yazılan e-posta olduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu e-postada; başta Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN olmak üzere diğer bakan ve milletvekilleriyle ilgili soy ve ırk bilgilerinin vurgulandığı görülmüştür.
17- “MESSAGES. TBB” isimli dosyanın adı, özellikleri ile birlikte ekran çıktısı alınarak aşağıya çıkartılmıştır
18- Ocak 2007 tarihinde Kemal Şimşek isimli şahsın e-posta gruplarına ve geniş bir alıcı grubuna göndermiş olduğu e-posta olduğu,. Söz konusu e-postada; Bugünün 1918 Dir, (1919 Değil) Bu Düzen Değişmeli, Yeni Bir Cumhuriyet Kurulmalıdır. Devrimci bir halk müdahalesi olmazsa geleceğimiz yok inanan şeklinde yazının bulunduğu anlaşılmıştır.
Şüpheliden elde edilen E-posta dosyası incelendiğinde 21 Ocak 2007 tarihinde Haluk Dural isimli şahsın e-posta gruplarına ve geniş bir alıcı grubuna göndermiş olduğu e-posta olduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu e-postada; “mütareke medyası” olarak nitelenen basının Hrant Dink Cinayetinin sorumlusunun “ULUSALCILAR” olduğu yönünde yayınlarının eleştirildiği, “bu soruşturma da belli bir noktada kilitlenecek, katilin arkasındaki güçler açığa çıkarılmayacaktır.” İfadelerine yer verildiği,
E-posta ekinde bulunan “Milli Hükümet Programının uygulanabilirliği. doc” isimli belge içeriğinde “Millî Hükümet Programı Önerisi’nin hayata geçirilebilmesi, ancak bir devrimci parti olan İşçi Partisi’nin öncülüğü ve önderliğinde başarılabilir”, olası bir karşı saldırı halinde alınması gereken önlemler olarak “Menkul kıymetler borsası derhal süresiz olarak kapatılmalıdır”, “Ülkemizle tek bağı yayınlarında hâlâ Türkçe kullanmaktan ibaret olan işbirlikçi ve dinci medyanın yönetimlerine el konularak, kayyum atanmalıdır”, “Kamu yararına olan Kızılay, meslek odaları vb kurumlar dışındaki tüm vakıf ve derneklerin faaliyeti durdurulmalıdır” ifadelerine yer verildiği anlaşılmıştır.
Şüpheliden elde edilen E-posta dosyası incelendiğinde 7 Ocak 2007 tarihinde Haluk H. Ongar isimli şahsın e-posta gruplarına ve geniş bir alıcı grubuna göndermiş olduğu e-posta olduğu anlaşılmıştır. Söz konusu e-postada;
“Ülkenin işgal altında olduğu bir dönemde, Türk unsurunu yok etmek isteyen dış güçlerin ki bunlar SÖMÜRGECİ unsurlardır, içerideki işbirlikçileri ile birlikte hareket halinde olmaları ve devlet katında etkili olmaları, bu ve buna benzer örgütlenmelerin ortaya çıkmasını doğal olarak sağlamaktadır”,
“Yapılması gereken, en kısa sürede ülkeyi yönetecek bir kadro hareketinin başlatılması ve bu yönetici kadronun, ülke yönetimine getirilmesi olmalıdır”,
“Çözüm, bireysel ideolojileri bir kenara bırakarak, ortak paydalarda ve yöntemlerde birleşmektir”,
“Kimisi Atatürkçü, kimisi Kemalist. Ben de Türk Devrimcisiyim. Hiçbir zaman ne bir Atatürkçü, ne de bir Kemalist olmayacağım. Ancak savunduğumuz değerler ortak olduğu için, VATANIMIZ için birlikte mücadele etmeyi bir onur sayarım” “Hanımlar, Beyler, ilk önce yaptığınız devrime sahip çıkınız. İlk önce, halkın önünü tıkayanları, Halkın meclisinden uzaklaştırınız. Haluk H. Ongar”ifadelerine yer verildiği tespit edilmiştir.
Şüpheliden elde edilen E-posta dosyası incelendiğinde 5 Şubat 2007 tarihinde KLAS TV nin hazırladığı e-posta olduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu e-postada;
“MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN OLUŞTURDUĞU TÜRKİYE CUMHURİYETİ’Nİ, O’NUN DÜŞÜNCELERİ İLE YENİDEN TESİS ETMEYİ DÜŞÜNEN TÜRK VATANSVERLERİ,
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNE, BAĞIMSIZ MİLLETVEKİLLERİ OLARAK, GÖNDERİLMELİDİRLER.” İfadelerine yer verildiği görülmüştür.
Şüpheliden elde edilen E-posta dosyası incelendiğinde 2 Haziran 2006 tarihinde Hayrettin ERTEKİN’ in yazmış olduğu yazının ‘Enternet Grup’ tarafından ‘Postmaster@atonet. org.tr’ adresine gönderilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu e-postada;
“Kuvayı Milliye işgal altındaki bir ülkede halk tarafından oluşturulmuş direniş örgütleridir… Bu özellikleri ile bir sivil örgütlenme modelidir;
“Günümüzde bu tarz düşünülmek istenillirse bu oluşummodern ordunun uzantısı olarak özel kuvvetler komutanlığınınorganizesinde oluşturulmaktadır..” ifadelerine yer verildiği görülmüştür.
Yukarıda ekran çıktısı verilen E-posta dosyası incelendiğinde 8 Ocak 2007 tarihinde Milli Güç Birliği’ tarafından hazırlanmış olduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu e-postada;
Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde bazı illerde yapılacak açıklamalar ile ilgili davetiye olduğu anlaşılmıştır.
E-posta ekinde bulunan “CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ DAVETİ(2).doc” isimli belge içeriğinden “-DAVET-YÜCE TÜRK MİLLETİNE YAKIŞAN CUMHURBAŞKANI VE CUMHURİYET İÇİN EL ELE” başlığıyla başlayan davetiye olduğu, katılımcı gruplar arasında; Atatürkçü Düşünce Derneği Kadıköy Şubesi, Atatürkçü Düşünce Derneği Şişli Şubesi, Büyük Hukukçular Birliği, Türk Ayasofya Derneği, Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği ve Milli Güç Birliği’nin de bulunduğu, ayrıca en altında da MİİLİ GÜÇ BİRLİĞİ yazılı kırmızı zemin eltğnda www.tepkimiz.net –www.milligüç.net yazıldığı görülmektedir.
Şüpheliden elde edilen E-posta dosyası incelendiğinde 4 Ağustos 2006 tarihinde Recep Akkuş isimli şahsın sinanaygun@atonet.org.tr adresine, e-posta gruplarına ve geniş bir alıcı grubuna göndermiş olduğu e-posta olduğu anlaşılmıştır. Söz konusu e-postada;
Ekinde gönderilen “ELİF ŞAFAK. doc” isimli belge içeriğinde, Elif Şafak ile ilgili davaya 21 Eylül 2006 tarihinde saat:10:30 da Beyoğlu adliyesine müdahil olmak için Büyük Hukukçular Birliği tarafından hazırlanmış davetiye olduğu anlaşılmış,
E-postanın ekinde bulunan “CIA-kemal kerincsiz.doc” isimli belge içeriğinde, ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu tarafından Büyük Hukukçular Birliği’ne yapılan görüşme talebinin geri çevrilmesi ile ilgili yazı olduğu anlaşılmıştır.
Şüpheliden elde edilen E-posta dosyası incelendiğinde 16 Haziran 2006 tarihinde Muammer Karabulut tarafından Milli Güç Birliği adına yazılmış olduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu e-postada;
E-posta ekinde “cargill yasası mektup.doc” isimli belge içeriğinde Turhan ÇÖMEZ tarafından hazırlandığı anlaşılan mektupta Cargill isimli ABD kökenli şirketin Bursa’da tarım arazisinde kurduğu fabrikanın kurulu bulunduğu alan, Bakanlar Kurulu kararı ile, Özel Endüstri Bölgesi olarak ilan edilmiş, ancak bu işlemle ilgili, Danıştay 10. dairesi, işlemin yürütülmesinin durdurulmasına hükmettiği içerikli bilgiler verildiği anlaşılmıştır.
4- nolu delile ait inceleme sonucu;
Şüpheliden elde edilen E-posta dosyası incelendiğinde 14 Ocak 2002 tarihinde SESAR tarafından sinan.aygun@atonet.org.tr adresine gönderilen e-posta olduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu e-postada; “devlet kurumlarının yabancı gizli servislerin eline geçtiğine” dair ifadelerin yer aldığı görülmüştür.
Şüpheliden elde edilen E-posta dosyası incelendiğinde 28 Nisan 2007 tarihinde ENTERNET GRUP tarafından yazılan e-posta olduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu e-postada; 27 Nisan 2007 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı internet sitesinde yayınlanan bildiriyle ilgili değerlendirmelerin yapıldığı anlaşılmıştır.
“…Böyle bir Cumhurbaşkanı seçimi Anayasaya aykırıdır. Seçtiği aday da Anayasaya aykırıdır. Darbeye karşıyım. Ancak verilen mesajlar dikkate alınmıyor. Sayın Büyükanıt, yasal görevini yerine getiriyor. Şimdi Erdoğan'ın yapacağı şey, adayını geri çekmesidir. Silahlı kuvvetler çok kararlıdır ve asla ödün vermeyecektir” ifadelerinin yazılı olduğu görülmüştür.
Şüpheliden elde edilen E-posta dosyası incelendiğinde 28 Nisan 2007 tarihinde ENTERNET GRUP Dr. Hayrettin ERTEKİN tarafından yazılan e-postada; 27 Nisan 2007 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı internet sitesinde yayınlanan bildiriyle ilgili değerlendirmelerin yapıldığı anlaşılmıştır.
E-posta içeriğinde “Bu açıklama yasal beklenen özlenen bir yasal demokratik darbenin ayak sesleridir...” ifadelerine yer verildiği görülmüştür.
Şüpheliden elde edilen E-posta dosyası incelendiğinde 30 Nisan 2007 tarihinde ENTERNET GRUP tarafından yazılan e-posta olduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu e-postada; “AKP’nin Pentagon’da kurulduğu”, asıl amacın “Kürt-İslamcıların Çankaya’ya çıkması” olduğunun ifade edildiği anlaşılmıştır.
E-posta içeriğinde “Gerek ABD açısından gerekse Kürt-İslamcı güçler açısından bundan sonra tek bir aşama kalıyordu: Çankaya’yı da ele geçirmek.
Ancak bu süreçte Kürt-İslamcı çete Tayyip’in Cumhurbaşkanlığı’nın önündeki engel olarak gördüğü ulusal güçleri sindirmek gerektiğini düşünüyordu.
Danıştay’a düzenlenen baskın böylesi bir sindirme operasyonu için düzenlenmişti.
Ama silah ilk defa burada geri tepti: Saldırıdan hemen sonra halk ulusal güçleri değil hükümeti sorumlu tuttu.
Öldürülen Danıştay üyesinin cenaze töreninde Türkiye’de ilk defa halk hükümetin bakanlarına saldırdı, meydan “katil hükümet” sesleri ile inliyordu.
Kürt-İslamcı çete provokasyonu eline yüzüne bulaştırmıştı” ifadelerine yer verildiği görülmüştür.
Şüpheliden elde edilen E-posta dosyası incelendiğinde 15 Mayıs 2007 tarihinde Ayşe Asuman ÖZDEMİR tarafından yazılan e-posta olduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu e-postada; Cumhuriyet mitinglerine atfen “Gaflet ve delalet hatta hıyanet içinde ki yöneticilere karşı yürüdük” ifadelerinin yer
Şüpheliden elde edilen E-posta dosyası incelendiğinde 27 Nisan 2007 tarihinde Aral AKAT tarafından yazılan e-posta olduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu e-postada; Adalet ve Kalkınma Partisi hakkında açılan kapatma davası ile ilgili vereceği karar için Anayasa Mahkemesi’ne telkinde bulunulduğu, siyasi parti liderlerine “ne yapacaksanız yapın her şey çok geç olabilir” “50 yıl geri gideceğimize 10 yıl geri gidelim mantığı geçerli olabilir” şeklinde çağrıda bulunulduğu görülmüştür.
Şüpheliden elde edilen E-posta dosyası incelendiğinde 15 Mayıs 2007 tarihinde H. Vural VURAL ( E ) DZ. KUR. KD. ALB. Tarafından yazılan e-posta olduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu e-postada; 27 Mayıs 1960 ihtilaline atfen “ATATÜRK’ ün En büyük eserim dediği “GENÇ TÜRKİYE CUMHURİYETİ” Kara bir gelecekten kurtulmuştu. Bugünlerde ise MİTİNG’ leri iyi kıymetlendirmek gerekir kanısındayım” ifadelerinin yer aldığı, Nisan – Mayıs 2007 tarihlerinde düzenlenen ve kamuoyunda Cumhuriyet mitingleri adıyla bilinen organizasyonların iyi kıymetlendirilmesi gerektiğinin vurgulandığı,.
Yine aynı yerde bulunan E-posta dosyası incelendiğinde 18 mayıs 2007 tarihinde h. vural vural ( e ) dz. Kur. kd. alb. Tarafından yazılan e-posta olduğu anlaşılmıştır.
söz konusu e-postada; “hele bunlardan biri, ordu bana bağlıdır diyerek, söyledikleri - yaptıkları malum imam başbakan büyük yanılgı içindedir. bunu daha evvel belirtmiştim” ifadelerine yer verildiği görülmüştür.
14 Mayıs 2007 tarihinde Altemur KILIÇ tarafından gönderilen e-posta olduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu e-postanın “İZMİR. doc” isimli ekinde; “AKP den kurtulmak için asıl çare ,”solda, sağ’da birlik¸değil, ”bütün partilerin, oy hesaplarını bırakıp .”Kuvvay*ı Mıllıyede” birleşmeleridir. .” ifadelerine yer verildiği görülmüştür. 6 NOLU DELİLE AİT İNCELEME SONUCU-“1-“ SABETAYCI YAPILANMA. doc” isimli dosyada,
SABETAYCI YAPILANMA” isimli msword belgesine bakıldığında belgenin dokuz sayfadan ibaret olduğu,“Simdi yukarida bahsettigim gibi yahudi asilli kisilerin yapilanmalarini kurumlar bazinda açiklayacagim.” beyanlarının yeraldığı, aralarında operasyon kapsamında göz altına alınan ‘Kemal Alemdaroglu’nun da isinin yer aldığı,
“ÜNIVERSITE: Ülkemizin hemen bütün önemli üniversitelerinin rektörleri yahudi asillidir. Bu da basörtüsünün neden siyasal islamin simgesi oldugu aldatmacasiyla çarpitildigini, rektörlerin neden yeni hükümete böylesine sasirtici bir çikista bulunduklarini açikliyor zannederim. YÖK baskani Kemal Gürüz, Istanbul üniv. rektörü Kemal Alemdaroglu ve medyatik yardimcisi Nur Serter, Koç üniv. rektörü Seha Tiniç, Galatasaray üniv. rektörü Erdogan Teziç, Bilgi üniv. rektörü Lale Duruiz ve eski rektör Ilter Turan, Bogaziçi üniv. rektörü Sabih Tansal ve eski rektör Üstün Ergüder, Isik üniv. rektörü B. S. Yarman, Marmara üniv. rektörü Tunç Erem sabetayci (yahudi asilli)dir. Medyada çok görülen ve kanaat önderi olarak sunulan Asaf Savas Akat ve esi Nilüfer Göle, Eser Karakas, Ahmet Insel, Taner Berksoy, Kenan Mortan gibi hocalar ve medyada ismi çok geçen hukuk profesörlerinin çogunlugu sabetaycidir. Nasil Sisli Terakki ve Feyziye Isik Mektepleri cemaatin ortaögrenim okullariysa Isik ve Bilgi üniversiteleri de yüksekögrenim kurumlaridir.” şekllinde ifadelerin yer aldığı görülmüştür.
c-Telefon Görüşmeleri
Tape no: 4915’ de kayıtlı 18.11.2007 tarihinde saat 21.15’de H.Atilla UĞUR ile yaptığı görüşmede özetle; Sinan AYGÜN’ün: Ben Sinan AYGÜN komutanım dediği, H.Atilla UĞUR’un: Merhabalar saygı sunuyorum başkanım nasılsınız dediği, Sinan AYGÜN’ün: Allah’a hamdolsun komutanım koşturmaca gidiyor. Dediği, H.Atilla UĞUR’UN: Valla mücadelenizi çok yakından izliyoruz Allah yolunuzu açık etsin dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ama işte tek başımıza yapıyoruz dediği, H.Atilla UĞUR’UN: Başkanım her daim yanınızdayız onu bilesiniz dediği, Sinan AYGÜN’ün: Sağolun komutanım dediği,
Tape no: 4916’da kayıtlı 10.04.2008 tarihinde saat 10.28’de Erol MÜTERCİMLER ile yaptığı görüşmede özetle; X BAYAN ŞAHIS’ın: EROL bey günaydın, Sinan AYGÜN Başkanımı bağlıyorum efendim dediği, Sinan AYGÜN’ün: Alo dediği, Erol MÜTERCİMLER’in: Kardeşim benim. Günaydın dediği, Sinan AYGÜN’ün: Erol abim. İyi misin canım abim. dediği, Erol MÜTERCİMLER’in: Kardeşim benim. Yüreğine ve beynine sağlık. Sağol Varol dediği, Sinan AYGÜN’ün: Bu akşam da gidiyorum ha dediği, Yine Ali K.’ dayım dediği, Erol MÜTERCİMLER’in: Ali K.’ da mısın? Tamam oldu. İyi iyi iyi iyi, sesimizin ekranlarda olması (Anlaşılmıyor) dediği, Sinan AYGÜN’ün: Bu akşam vurup kırıp geçirecem abicim. Çok güzel belgeler açıklıyorum abi dediği, EROL MÜTERCİMLER’in: Nasıl görüyosun, ne oluyo, ne bitiyo dediği, Sinan AYGÜN’ün: Abi bu, görüş, herhalde iktidar parti kapanacak dediği, EROL MÜTERCİMLER’in: Tamam dediği, Sinan AYGÜN’ün: Aşağı yukarı 11-12 kişiye ceza gelicek. Ondan sonra tekrar şekillenecek. Yani bu kadar radikal olmayan, bu kadar halkı germiyen işlerden geçiş süreci içinde böyle bişey yapıcaklar. dediği, EROL MÜTERCİMLER’in: Sen kendin için ne düşünüyosun, siyasi (Anlaşılmıyor) yer alma meselesinde, dediği, SİNAN AYGÜN’nün: Yani şu var abi, siyaset (anlaşılmıyor) yer almak, Bakanlık bu falan şey, yani ben şeyde yer alma istiyorum. Bu Türkiye’ nin çıkışında dediği, EROL MÜTERCİMLER’in: Hı hı dediği, Sinan AYGÜN’ün: Milli Mücadele mi dersin, bunu ben çok mu abartıyorum, onu bilemiyorum. Dediği, EROL MÜTERCİMLER’in: Abart dediği, Sinan AYGÜN’ün: Bu çalışmanın içinde yer almak istiyorum. Nerde olur. Milletvekili olarak mı olur, Danışman olarak mı olur, kapıcı olarak mı olur, ne bilim, çaycı olarak mı olur, ona daha karar vermiş değilim. Çünkü benim beklentim yok yani. Siyasetten bi beklentim de dediği, EROL MÜTERCİMLER’in: Ama şöyle bişey, şöyle bişey yapmalısın. Şimdi doğru olan da o. Siyasette yer almak zorundasın bak durumundasın demiyorum, siyasette yer almak zorundasın. Onun için bu yeni yapı yapılanma ve siyasi parti öyle bir mimari yapının dizaynı için düşünmelisin dediği, Sinan AYGÜN’ün: Evet dediği, EROL MÜTERCİMLER’in: Senin durumundaki, senin gücündeki bir insan onu yapmalı ki, o zaman hani dışarıdaki bi takım insanlar, akademisyeni düşünür şuyunu buyunu da, o şemsiyenin altına girebilsin. Unutma bunu dediği, Sinan AYGÜN’ün: Evet dediği, EROL MÜTERCİMLER’in: Hani dışarıdaki bi takım insanların çok yapma gücü yok dediği, Sinan AYGÜN’ün: Doğru söylüyosun dediği, EROL MÜTERCİMLER’in: Geldiğin nokta ve popüleriten buna son derece uygun. Onun için bu siyasette aktör olmanın dışında kötü yanları, hani bırak öteki yanı tamam çok güzel söylediğin şey ama hani o bi parça romantizm. Şimdi sen öbür taraf, öbür meseleye bak ki, öteki insanlar hani gücü şu anda senin pozisyonunda olmayanlarda yanında yer alma şansı bulabilir dediği, Sinan AYGÜN’ün: İşte bunu düşünüyoruz dediği, EROL MÜTERCİMLER’in: Böyle bir bak meseleye, dediği, Sinan AYGÜN’ün: Anladım abi dediği, EROL MÜTERCİMLER’in: Tamam, öyle bi bak meseleye ki, ondan sonra şey konuşalım dediği, ...Sinan AYGÜN’ün: Saygılar sundum abim . Var mı bi emrin bana dediği, EROL MÜTERCİMLER’in: Estağfurullah. Öbür türlüde bu siyaset meselesinde, hani orda netleştiğin zaman, ne olur konuşalım. Gücüm ne yetiyosa dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ondan şüphem yok abi, dediği, EROL MÜTERCİMLER’in: Gücüm ne yetiyosa, bak bi telefon et. Bi şey yaparız. Bi şekliyle neye yetiyosa her türlü yardım olurum. Çünkü bunun başka dediği, Sinan AYGÜN’ün: Sağol canım abim dediği, EROL MÜTERCİMLER’in: Başka çıkışı yok kardeşim, Halk sana çok inanıp güveniyor dediği, Sinan AYGÜN’ün: Sağol canım abim dediği, EROL MÜTERCİMLER’in: Önemlisin, çok önemlisin. Bu akşam da izliycem. Ali KIRCA’ ya da çok selam, sevgi ilet kendisine dediği, Sinan AYGÜN’ün: Başüstüne abicim, söylicem abim dediği,
Tape No:4917’ de kayıtlı 16.04.2008 tarihinde saat 23.58’de Yiğit B. ile yaptığı görüşmede özetle; Sinan AYGÜN’ün: Şeyle konuştum bugün ben Hurşit TOLON’la dediği, YİGİT B.’un: Haa ,dediği, Sinan AYGÜN’ün: ………. Aydın DOĞAN’ın çok yakınındaki bir adam buna tanıdığı bir adam Aydın DOĞAN’la berabermiş duymuş Aydın DOĞAN Tuncay ÖZKAN’ın mitingine katılıyorsun bizim Yiğit oraya mı katılıyormuş bir öğren diye söylemiş adam da buna tüyo verdi adamda bunlara katılman iyi olmaz Aydın beyin bundan haberi var yani sıkıntıya girersin gibi laf edince Yiğit’inde morali bozuldu…………. burada beş milyon kişi görüyo seni Aydın baba böyle yapınca Özkan’la da arası yok bunun senin kalkar ipini keser şu olur bu olur dedi onun akrabasını ya uzaktan bir akrabalığı var e çokta fazla bir akrabalığı yok onunda sana söyleyim dedim öyle kaldı dediği,
Tape No:4918’ de kayıtlı 17.04.2008 tarihinde saat 21.43’de CUMHUR Ş. ile yaptığı görüşmede özetle; Cumhur Ş’nin: Cumhur ben Cumhur dediği, Sinan AYGÜN’ün: Söyle ne var Cumhur dediği, Cumhur Ş’nin: Yarın yanına gelebilir miyim başkanım dediği, Sinan AYGÜN’ün: Gelemezsin ne işin var benim yanımda senin dediği, Cumhur Ş’nin: (Bir kelime anlaşılmıyor) dediği, Sinan AYGÜN’ün: Niye affetcem ben seni la ne yapcam ben seni yap.. dediği, Cumhur Ş’nin: Hah dediği, Sinan AYGÜN’ün: (Anlaşılmıyor) ondan sonra sen beni affettin mi de dediği, Cumhur Ş’nin: Yok kötü bişey yapmayacam ben dediği, Sinan AYGÜN’ün: Aa, ne ne kötü bişey ne yapacan lan beni mi tehdit ediyon dalyarak. Ne kötü bişey yapmayacan. Oyarım lan vallaha seni sen beni biliyon mu dediği, Cumhur Ş’nin: Biliyom, biliyom valla dediği, Sinan AYGÜN’ün: Aa ne kötü bir şey yapmayacam dediği, Cumhur Ş’nin: (Anlaşılmıyor) dediği, Sinan AYGÜN’ün: Yapaydın istersen sıkaydım alnının ortasına bi. dediği, Cumhur Ş’nin: Benimmi dediği, Sinan AYGÜN’ün: Kimin olacak ya dediği, Cumhur Ş’nin: Yo sen bana kıymazsın ya beni öldürmezsin sen dediği, Sinan AYGÜN’ün: Hıı yarın yokum İstanbul’dayım yarın dediği, Cumhur Ş’nin: Tamam dediği, Sinan AYGÜN’ün: Hadi dediği, Cumhur Ş’nin: He hemşire ablanın yanına gidecem de dediği, Sinan AYGÜN’ün: Almazlar odaya talimat verdim odaya giremezsin bundan sonra dediği, Cumhur Ş’nin: Niye dediği, Sinan AYGÜN’ün: Polisler almazlar haa dediği, Cumhur Ş’nin: Kötü bişey yapmadım ki kimseye dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ne yapmadın la daha ne yapmadın la benzinle geziyon la dediği, Cumhur Ş’nin: Bidaha gelmem dedim ya sana yemin verdim ya dediği,
Tape No:4919’ da kayıtlı 18.04.2008 tarihinde saat 16.01’de HÜSEYİN U. ile yaptığı görüşmede özetle; X BAYAN ŞAHIS’ın: Başkanım Asayiş Daire Başkanı Hüseyin UZAK bey dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ver, (üç kelime anlaşılmıyor) alo dediği, Hüseyin U’nun: Abi merhaba dediği, Sinan AYGÜN’ün: Canım müdürüm ellerinden öpebilir miyim müsaadenle senin dediği, Hüseyin U’nun: Bende abimin gözlerinden öperim ne var ne yok abi dediği, Sinan AYGÜN’ün: İyi iyiyim müdürüm hamdolsun fena değil müdürüm koşturmaca gidiyo dediği, Hüseyin U’nun: Allah iyilik versin abi nasıl kardeşlerim nasıl dediği, Sinan AYGÜN’ün: Müdürüm, her şey güzel müdürüm dediği, Hüseyin U’nun: (Bir kelime anlaşılmıyor) kızımız iyi mi dediği, SİNAN AYGÜN: İyi müdürüm kötü bir şey yok işte dünya telaşı gidiyo gör ara sıra görüşüyoz bakalım müdürüm dediği, Sinan AYGÜN’ün: Şimdi ee benim bir yakınım ee bu Özel Güvenlik Daire Başkanlığı varmış dediği, Hüseyin U’nun: Abi Özel Güvenlik Daire Başkanlığı yok dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ha neymiş dediği, Hüseyin U’nun: Özel Güvenlik Şube Müdürlüğü var abi dediği, Sinan AYGÜN’ün: O zaman size bağlı o zaman dediği, Hüseyin U’nun: O bize bağlı doğrudur abi dediği, Sinan AYGÜN’ün: Şimdi ee iki üç ay önce kaydını yaptırmış 27 Nisan 2008 tarihinde bir ee sınav yapılacakmış buraya dediği, Hüseyin U’nun: Evet abi dediği, Sinan AYGÜN’ün: Fakat ee güvenlik kursu bir hata yaparak ee müracaatı geciktirmiş dediği, Hüseyin U’nun: Evet abi dediği, Sinan AYGÜN’ün: Buna bugün müracaat yapsak olur mu dediği, Hüseyin U’nun: Abi şimdi sınav benim bilebildiğim kadarıyla, başkanım ayın 27’sinde oluyo, Abi yazdım bu çocukla nasıl temas kurabiliriz dediği, Sinan AYGÜN’ün: Hasan KAYAKIRAN 0262 dediği, Hüseyin U’nun: 0262 dediği, Sinan AYGÜN’ün: 679 dediği, Hüseyin U’nun: Evet dediği, Sinan AYGÜN’ün: 56 22 dediği, Hüseyin U’nun: Abi ben bu çocukla birini görüştürüyorum olabilecek bişey varsa dediği, Sinan AYGÜN’ün: Tamam abi dediği, Hüseyin U’nun: Mutlaka yapar döner size bilgide veririm abi dediği
Tape No:4920’de kayıtlı 19.04.2008 tarihinde saat 13.59’da Mücahit P. ile yaptığı görüşmede özetle; X BAYAN ŞAHIS’ın: Mücahit PEHLİVAN başkanım dediği; Sinan AYGÜN’ün: Ver, alo dediği, Mücahit P’nin: Alo dediği, Sinan AYGÜN’ün: Sevgilim nasılsın iyi misin dediği, Mücahit P’nin: İyiyim abi siz nasılsınız dediği, Sinan AYGÜN’ün: İyiyim ya şu Numune Hastanesi Başhekimi Mahmut KOÇ’a geçirmişin adam hüngür hüngür ağlıyo televizyon mu götürmüşün kamera mı götürmüşün ne yapmışın dediği, Mücahit P’nin: Ya götürmedim ki ya ibne bunlar ya, ya manyak bunlar ya abi ya dediği, Sinan AYGÜN’ün: Mahmut abi senin arkadaşın oğlum lan git şeye yapsana dediği, Mücahit P’nin: Abi geçirmedim ki adama dediği, Sinan AYGÜN’ün: Atatürk (anlaşılmıyor) hastanesine geçir ee dediği, Mücahit P’nin: Ya kimseye geçirmedim akşam sen haberlerde vardı ya çocuklar acilde perişan olmuşlar Genel Kurmay Başkanı arıyor şey uçak gönderiyo hastayı aldırıyor dediği, Sinan AYGÜN’ün: İyi yapmışın ama Mahmut’a dokunduğuna Mahmut üzülmüş Mahmut’u bir arada sen dediği, Mücahit P’nin: Ya Mahmut’a dokundurmadım dediği, SİNAN AYGÜN: Ya bak sen benim dediğimi yap dediği, Mücahit P’ninahmut’a hiç dokundurmadım dediği, Sinan AYGÜN’ün: Mah Mahmut, Ma kim dediği, Mücahit P’nin: Yani adamlar diyo üzerime saldıracaklar Sağlık Bakanı fellik fellik beni arıyo sikecekmiş dediği, Sinan AYGÜN’ün: Abi şimdi o Mahmut’u oradan görevden alacaklar Mahmut bizim elimiz ayağımız orda biliyorsun dediği, Mücahit P’nin: Yok onla alakalıyda Dışkapı’da oldu olay orda bişey yok dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ama işte ama Mahmut alınmış üstüne Mahmut’ta üzülmüş Mahmut’ta diyor ki ya ben Mücahit’i iyi tanırım iyi severim ama senin çok iyi arkadaşınmış ya bize niye böyle bir şey yaptı ,Sen Mahmut’u açan Mahmut’a açar konuşurmusun bi dediği, Mücahit P’nin: Açar konuşurum tabi dediği,Sinan AYGÜN’ün:Var mı Mahmut’un telefonu sende dediği, Mücahit P’nin: Yok senin siz bana şeyi versin abi telefonunu dediği, Sinan AYGÜN’ün: Dur ben sana konferans yaptırtayım bi dediği, Mücahit P’nin: Tamam abi dediği, Sinan AYGÜN’ün: Tamam mı dediği, Mücahit P’nin: Haa dediği,Sinan AYGÜN’ün: Kızım demin ki Gülhane Hastanesinin Başhekimiyle Mücahit beyi bir konferans yap görüştür Numune Hastanesi Numune Hastanesi Mahmut KOÇ’la hadi Mücahit görüşürüz ,İyi yapmışsın iyi yapmışsın eline sağlık devam dediği,Mücahit P’nin:Valla dediği, Sinan AYGÜN’ün: Devam şahısları alarak yapma karşına bir iş dediği, Mücahit P’nin: Yok hiç öyle bir şeyimiz yok ya dediği, Sinan AYGÜN’ün: Kurumları karşına al hiç önemli değil siktir et Sağlık Bakanlığına vur gitsin ibnelere (bir kelime anlaşılmıyor) amına kodumun çocuklarına dediği, Mücahit P’nin: Onu öyle yapacam zaten dediği, Sinan AYGÜN’ün: Aynen devam et vur hadi görüşürüz dediği, Mücahit P’nin: Hadi öpüyorum sağol dediği,
Tape No:4921’de kayıtlı 19.04.2008 tarihinde saat 14.04’de Sezai ile yaptığı görüşmede özetle; Sinan AYGÜN’ün: Efendim dediği, X BAYAN ŞAHIS’ın: Danışman Sezai bey başkanım dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ha Sezai’ciğim dediği, SEZAİ’nin: Başkanım söylemeyi unuttum bugün Milliyet’in ekinde o Fatoş abla koleji gayet geniş şekilde var Ayhan’la birlikte kullanmıştık onu dediği, Sinan AYGÜN’ün: Öyle mi ha dediği, SEZAİ’nin: (Bir kelime anlaşılmıyor) gelecek hafta da biz yazarız dediği, Sinan AYGÜN’ün: Bire bir zaten dediği, SEZAİ’nin: Bizim çatı var gazeteciler cemiyetinin dediği, Sinan AYGÜN’ün: Hı hı dediği, SEZAİ’nin: Ayhan bey bizi oraya davet ediyo dediği, Sinan AYGÜN’ün: Yok ya şimdi iki üç yere gitcem şimdi dediği, SEZAİ’nin: Ha dediği, Sinan AYGÜN’ün: BAYKAL’la beraber üç saattir BAYKAL’la geziyorum adam (iki kelime anlaşılmıyor) bize vermiş (iki kelime anlaşılmıyor) sonra dediği, SEZAİ’nin: Ha ha (bir kelime anlaşılmıyor) fırsat bulursanız buyurun başkanım dediği,
Tape No:4924’de kayıtlı 21.04.2008 tarihinde saat 12.42’da Lütfü E. ile yaptığı görüşmede özetle; X BAYAN ŞAHIS’ın: Lütfü ERDOĞAN başkomiser pasaporttan dediği, Sinan AYGÜN’ün: Efendim dediği, Lütfü E’nin: Sayın başkanım saygılar nasılsınız Başkomiser Lütfü dediği, Sinan AYGÜN’ün: Sağol saygılar efendim sizler nasılsınız iyi misiniz dediği, Lütfü E’nin: Saygılan sunarım sağolun çalışıyoruz Allah’a şükür idare ediyoruz dediği, Sinan AYGÜN’ün: Allah yardımcınız olsun dediği, Lütfü E’nin: Sayın başkanım özür dilerim rahatsız edecektim zatalinizi ama ve biliyorsun ortam kötü gelemedim benim sizden bir istiramım olabilir mi mümkün mü acaba dediği, Sinan AYGÜN’ün: Tabi buyurun buyurun buyurun elimizden bir şey gelirse seve seve dediği, Lütfü E’nin: Ya benim öz yeğenim ee Serkan AYDOĞAN sizin Ticaret Odası Başkanınızmış şeyde Kuşadası’nda dediği, Sinan AYGÜN’ün: Anlamadım kimmiş dediği, Lütfü E’nin: Kuşadası’nda Serkan AYDOĞAN, AKDOĞAN Serkan dediği, Sinan AYGÜN’ün: Evet, Lütfü E’nin: AKDOĞAN dediği, Sinan AYGÜN’ün: Evet dediği, Lütfü E’nin: Ticaret Odası Başkanıymış herhalde şeyde ee Kuşadası’nda dediği, Sinan AYGÜN’ün: Evet dediği, Lütfü E’nin: Ee buraya benim yeğenim için rica edecektim oraya elaman alınacakmış bilgi işlem ve yahutta şey iletişim iletişim şeyi mezunu bana bu konuda yardımcı olma imkanınız var mı dediği, Sinan AYGÜN’ün: Valla bize bağlı bir oda değil ki (bir kelime anlaşılmıyor) bağlı orası yani bana bağlı olsa işte Haymana Maymana Şereflikoçhisar Beypazarı söylerdik ama hiç benle alakası olmayan bir oda İzmir Ticaret Odasına bağlı Kuşadası dediği, Lütfü E’nin: Kim kim, sayın başkanım sizden girişimde bi rica etsem acaba sizce dediği, Sinan AYGÜN’ün: Valla odalar birliği başkanı olabilir dediği, Lütfü E’nin: Odalar birliği başkanı dediği, Sinan AYGÜN’ün: Hıh Rıfat bey olabilir dediği, Lütfü E’nin: Ha Rıfat bey dediği, Sinan AYGÜN’ün: Hı hı hı hı dediği, Lütfü E’nin: Saygılar sayın başkanım özür dilerim rahatsız ettim dediği, Sinan AYGÜN’ün: Saygı bizde sağolun rica ederim dediği, Lütfü E’nin: Emirlerinizi bekliyorum dediği, Sinan AYGÜN’ün: Rica ederim sağolun dediği,
Tape No:4925’de kayıtlı 21.04.2008 tarihindesaat 13.49’de Sıtkı Ö. ile yaptığı görüşmede özetle; Sinan AYGÜN’ün: Kardeş o gün (anlaşılmıyor) konuşmuştuk. Ben şimdi Deniz Kuvvetleri Komutanı ile görüştüm yarın sabah on’da bizi bekliyo Ha sabah ee bizim dokuz buçukta bizim odada olun siz, Orhan abiyi de aradım Orhan abiyi de bulursam ona da söyleyecem, Dokuz buçukta bizim orda on’da komutana gideriz beraber dediği, Sıtkı ÖZTUNA’ nın:(İki kelime anlaşılmıyor) söyleyim Orhan abiye dediği, Sinan AYGÜN’ün: Tamam güzelce takım elbiseni giyin gravatını tak dediği, Sıtkı Ö.’nın: Tamam abi tamam abi dediği, Sinan AYGÜN’ün: Sakal traşı ol etek traşı ol hepsine bakarlar ona göre dediği,
Tape No:4926’da kayıtlı 26.04.2008 tarihinde saat 14.57’de Murat G. ile yaptığı görüşmede özetle; X BAYAN ŞAHIS’ın: Yarbay Murat GÜNAL başkanım dediği, Murat G’nin: Alo Yarbay Murat GÜNAL (bir kelime anlaşılmıyor) buyurun efendim dediği, Sinan AYGÜN’ün: Komutanım saygılar, komutanım ee sizi geçen gün aramıştım bu konuşmayla ilgili bana döneceğinizi söylemiştiniz bişey gelmedi dediği, Murat G’nin: Ee şöyle efendim kusura bakmayın ancak o hazır oldu çünkü bizim Genel Sekreterliğimiz hazırladı biraz önce Genel Sekreterimizle görüştüm dediği, Sinan AYGÜN’ün: Hı dediği, Murat G’nin: Siz telefon açınca (iki kelime anlaşılmıyor) diye dediği, Sinan AYGÜN’ün: Hı dediği, Murat G’nin: Müsaade ederseniz ben size kenti hemen transfer ediyorum dediği, Sinan AYGÜN’ün: Tamam dediği, Murat G’nin: Onu programlayın genel bilgileri verecek şu anda dediği, Sinan AYGÜN’ün: Tamam efendim dediği, Murat G’nin: Çok teşekkür ediyorum dediği, TELESEKRETER :Birazdan aradığınız kişiye bağlanacaksınız Sinan AYGÜN’ün: Sayın Genel Sekreterim saygılar efendim dediği, NURİ ALACALI’ın: Ha merhabalar Sinan bey nasılsınız dediği, Sinan AYGÜN’ün: Sağolun fendim sizler nasılsınız dediği, NURİ ALACALI’nın: Teşekkür ederim sağolun şey için konuşacaksınız tahmin ediyorum ee 6 Mayıs’ta icra edilecek (duyulmuyor) dediği, Sinan AYGÜN’ün: Evet 6 Mayıs komutanım şöyle bir şey geldi şimdi aklıma. Şimdi biz Ticaret odası olarak orada benim ee 12.860 tane üyem var mevcutta dediği, NURİ A. ’ın: Hah evet dediği, Sinan AYGÜN’ün: Şimdi oraya bizde katılacaz tabi ki orda bir takım konuşmalar olacak tabi ki siz konuşmaları anlatacaksınız. Ama sizin bu yaptıklarınızın size ve Türkiye’nin menfaatlerine olduğunu biri sizi onure etmesi lazım. Yani birinin bunu konuşması lazım şimdi dediği, NURİ A.’nın: Onun için konuşma planladık dediği, Sinan AYGÜN’ün: Olursa onun için ee ama benim haberim yok ki ben bi konuşma metnimi hazırlayım size sunacam metnimi komutanda onu arzetsin dediği, NURİ ALACALI’nın: Tamam şimdi dediği, Sinan AYGÜN’ün: Arz ederim komutanım desin, şunu çıkart bunu ekle deyebilsin yani dediği, NURİ A.’nın: Anladım dediği, Sinan AYGÜN’ün: Bizim ticari hayatımızı ilk defa böyle bir şey oluyo ve bunlarında diğer kurumlara da örnek olması lazım kim bu Kara Kuvvetleri Deniz Kuvvetleri artı Devlet Su İşleri Ziraat Odaları falan filan dediği, NURİ A.’nın: Anladım dediği, Sinan AYGÜN’ün: O yüzden sizi onure etmek istiyorum bişey yapmak istiyorum bu yaptığınıza karşılık dediği, NURİ A.’nın: Sizin içinde bir beş dakika yeterli olur mu konuşma için dediği, Sinan AYGÜN’ün: Yeterlidir efendim yeterlidir efendim yeterlidir dediği, NURİ A.’nın: Tamam efendim dediği, Sinan AYGÜN’ün: Beş dakika ben konuşmada şunu yapacam bu ilk oluyor bütün herkese örnek olsun biz ee hem Kuvvet komutanımız hemde ordaki komutanlara Türkiye’nin büyümesi gerekli o tarz bi beş Dakkalık bi konuşmada ben yapacağım dediği, NURİ A.’nın: Tamam peki efendim beş dakikalık konuşma ee dediği, Sinan AYGÜN’ün: Deniz Kuvvetleri komutanımız konuşacaklar tabi dediği, NURİ A.’nın :Evet en sonda da Deniz Kuvvetleri komutanı konuşacak efendim dediği, Sinan AYGÜN’ün ·:Ben ee Deniz Kuvvetleri komutanından önce kim konuşacak o belli oldu mu? dediği, NURİ A.’nın: Şöyle efendim ee Deniz Kuvvetleri Komutanlığından önce ee bi on da beş dakikalık bi bu şeyle ilgili bu sergiyle ilgili daha önce ne yapılmış ne yapılmış bir barkavizyon gösterisi olacak dediği, Sinan AYGÜN’ün: Tamam tamam çok güzel dediği, NURİ A.’nın: Ondan öncede bizi Ekm komutanı yani bu Envanter Kontrol dediği, Sinan AYGÜN’ün: Tamam O zaman şöyle Ostim Başkanı ben Ekm komutanı Deniz Kuvvetleri Komutanı dediği, NURİ A.’nın: Evet Deniz Kuvvetleri Komutanı dediği, Sinan AYGÜN’ün: 4 kişi dediği, NURİ A.’nın: Evet eğer ee isterlerse belki Milli Savunma Bakanı ha illada konuşacam derse o onu araya şey yapacağız alacağız dediği, Sinan AYGÜN’ün: O ayrı tabi o ayrı tabi o ayrı tamam komutanım peki ben ona göre hazırlığımı yapayım komutanım Komutanım ben sizin isminizi bana bağlarken vermediler isminizi alabilir miyim çok özür dilerim dediği, NURİ A,’nın: Tabi ki Albay Nuri A. dediği, Sinan AYGÜN’ün: Albay Nuri A.tamam efendim dediği, NURİ ALACALI’nın: Deniz Kuvvetleri Genel Sekreteri dediği, Sinan AYGÜN’ün: Deniz Kuvvetleri Genel Sekreteri Albay Nuri A. dediği, NURİ A.’nın: Evet dediği, Sinan AYGÜN’ün: Tamam komutanım dediği, NURİ A.’nın: Teşekkür ederim dediği,
Tape No:4927’de kayıtlı 28.04.2008 tarihinde saat 12.10’da X BAYAN ŞAHIS ile Kutlay Ç’nin aralarında yapmış olduğu görüşmede özetle; X BAYAN ŞAHIS’ın: Sinan beyin telefonu buyurun dediği, KUTLAY’ın: Hah iyi günler Şanlıurfa Emniyet Müdürü KUTLAY ben dediği, X BAYAN ŞAHIS’ın: İyi günler müdürüm dediği, KUTLAY’ın: Sinan beyle buluşacaktım yarın gibi yoldayım geliyorum ben dediği, X BAYAN ŞAHIS’ın: Tabi tabi bekleriz müdürüm dediği,
Tape No:4928’de kayıtlı 29.04.2008 tarihinde saat 18.49’da Osman Ö. ile yaptığı görüşmede özetle; X BAYAN’ın: Tunceli Emniyet müdürü Osman ÖZTÜRK Başkanım dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ver alo dediği, Osman Ö’nün: Sevgili Başkanım dediği, Sinan AYGÜN’ün: Canım müdürüm bi tanecik müdürüm nasılsın iyi misiniz? dediği, Osman Ö’nün: Sağolun iyiyim sizler nasılsınız bi sesinizi duyayım dediği, Sinan AYGÜN’ün: Bizim bu gün yönetimimiz vardı çok yoğundu yeni bitti yönetim kurulu dedim bi Osman abimi arıyım dedim Meraba diyeyim dedim sen nasılsın Osman abi dediği, Osman Ö’nün: (anlaşılmadı) malum buralar ..(anlaşılmadı) başladı dediği, Sinan AYGÜN’ün : Başladı ya çok kötü ya bu Tunceli nolcak ya bu Tunceli Tunceli’den adamları hiç geçirmiyon gibi ama orası karıştı bu sefer dediği,Osman Ö’nün : Ama işte burada baya bi oyalıyoruz ama bi bırakırsak durumumuz kötü dediği, Sinan AYGÜN’ün :Ya dün KUTLAY bendeydi çok moralimi bozdu benim ya işler kötüye gidiyo diyor ya dediği, Osman Ö’nün :Valla iyi değil bi kere düşünce bazında insanların yüreğindeki vatan sevgisi konusunda soran var en önemlisi o esasında teröristi öldürebilirsin halktaki etkisini yok etmek önemli dediği, Sinan AYGÜN’ün : Bitmez nereye kadar öldüreceksin dediği.
Tape No:4929’da kayıtlı 01:05.2008 tarihinde saat 13.38’de X ERKEK ŞAHIS ile yaptığı görüşmede özetle; X ERKEK ŞAHIS’ın: Ne yaptın görüştün mü? Dediği, Sinan AYGÜN’ün: Kimle he abiyle mi? Görüştüm, görüştüm abi napsın şu bu Adapazarı olaylarından çok rahatsız olmuş bu başımıza bela olur bu iş diyor bu Ankara’da mankarada olsa diyor bu ayaklanmaya kadar götürür diyor. Partinin kapatılacağına kesin gözüyle bakıyor. Baştaki adamlara ceza geleceğini biliyor. Onlar diyor kesin saklanırlar diyor. E ondan sonra nolcak diyorum dedim ki buranın içerisinde sağlam, milliyetçi hem muhafazakâr hem milliyetçi adamlar onlardan bi şey olur dedim ben Cemil Ç. yönlendirdim işi. Dedim ki bunların aklını başını toparlayabilecek işte 301’inci maddeye karşı duran bu Kürtlere karşı baya mücadele eden bi adam. Bence o dedim ondan sonra başka diyor yok mu kimse diyor dedim valla benim gördüğüm o yani başka var mı bilmiyorum biz siyaseti karışmayız diyor ben sana şeyi vermek için dedim diyor dedim bi çağır bi konuş kendisiyle bizim çağırmamız olmaz dedi o talep etse dedi görüşeyim dedi. sonra o abi aradı beni, beni bi abi aradı dedi görüştün mü görüştüm anlattım ona da talepte bulunuyor senle bi görüşmek istiyormuş herhalde bugün yarın görüşecekler dediği, X ERKEK ŞAHIS’ın: İyi yap san yaptın şeyini bundan sonrası ona ait tabi, tabi dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ha ben karışmam ondan sonra da adımızı çıkartıyorlar eşoğlueşşekler ya. Ondan sonra işte adam yanlış şeyden rahatsız bu DTP den Avrupa birliğinin bunlara verdiği özgürlüklerden demokrasilerden falan filan 301den çok rahatsız 301’i geçmeyi hiç tahmin etmiyordum diyor çok rahatsız olmuş üç yüz birden ama Avrupa birliği hala memnun değil yapılanmadan bu şekliyle diyor maddeyi, Onlardan çok rahatsız şey diyor devam mevam etcek misiniz yok dedi ya şerefsiz miyim dedi ya Sinan dedi öyle şey mi olur dedi ya öyle diyorlar dedim ya devam yok dedi ya ben evi mevi yaptırıyom dedi şu an yengen dedi mobilya mobilya alıyor beğeniyorlar dedi, boyası badanası bitti dedi . Fenerbahçe ordu evinde oturacakmış dediği, X ERKEK ŞAHIS’ın: Bütün dengeleri bozar çünkü şey nasıl geçti Deniz BAYKAL’la dediği, Sinan AYGÜN’ün: O iyi canım Deniz BAYKAL tam bir başbuğ olmuş bi adam ya hayret ya. Bi akşam dedim eve gidelim evde oturalım mangal yapalım dedim o zaman sizi de çağıracam abi bi ay sonra falan, Ondan mutluydu çok ilgi gösterdi sarıldı öptü tokalaştık döndük geldik dediği, X ERKEK ŞAHIS’ın: Ya bi de bi şey söyliyecem sana dün Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü genel Müdürü Profesör Eyüp İSPİR vardı iyi birisi, sağlam bi arkadaştır bu yeni seçildi buraya. yani orda büyük bi mücadele vermiş biliyorsun. Türkiye ve Ortadoğu amme idaresi enstitüsü bu bürokratların yetişmesinde çok önemli bir yerdir yani o enstitüyü bitiren bi bürokrat şey bu Akademi bu askerilerin bi akademisi var ya, Seninle görüşmek içi bi talep elde ediyor ben sana biliyorum ona bi randevu ver de Eyüp len görüş Eyüp dediğim gibi iyi bi arkadaştır orda da çok ta fonksiyonel olacaktır dediği, Sinan AYGÜN’ün: Tamam abi derhal, derhal dediği, X ERKEK ŞAHIS’ın: Şeyden ATO’dan da buradan yani diyor yetişmek üzere toptan gönderirsin biz buralarla şey kuralım diyor bi söyleyeyim de bi randevu alayım dediği,
Tape No:4930’da kayıtlı 01.05.2008 tarihinde saat 16.48’de Haldun A. isimli şahıs ile yaptığı görüşmede özetle; ... X BAYAN ŞAHIS’ ın: Vali yardımcısı Haldun A. dediği, HALDUN A.’ın: Sayın başkanım saygılar iletiyorum dediği, Sinan AYGÜN’ün: Saygılar efendim sağolun dediği, HALDUN A.’ın: Sağlık haberlerinizi ve memlekete ilişkin genel durum noktasındaki kaygıları birlikte paylaşmak noktasındaki sizleri rahatsız ettim ara dönemler itibariyle zaman, zaman da acıları birlikte paylaşalım morallerimizi bir anlamda iyileştirelim önümüzdeki dönem içerisindeki sorumluluklarımızı da bu moralle daha can pare daha şevkle yerine getirmek noktasında azimli olalım dediği, Sinan AYGÜN’ün: İnşallah, inşallah sayın valim dediği, HALDUN A.’ın: Yöneticilerin sağlık haberlini memleketimizin sağlık haberleri hepimizden daha önemli diye düşünüyorum sağlık birinci planda ama memleketin sağlık haberleri ön planda dediği, Sinan AYGÜN’ün: Sağolun sayın alım dediği, HALDUN A.’ın: Sayın başkanım tabi ki bugünkü aktif görevleriniz sorumluluklarınızı layıkıyla yerine getiriyorsunuz ama herhalde memleketin ek görevler konusunda ilave konusundaki kaygıları bizlerle paylaşıyorsunuz bu paylaşımı bu paylaşımı biraz da yürekle biraz da …(anlaşılmadı) gerekiyor gerçekten toplumun gündeminde siyaset, siyasetin gündeminde de halk bulunuyor halkın derdi için halkın derdi önünü görememe karnını doyuramam ama gerçekte bunlarla ilgilenmeliyiz siyaset başka şeylerle ilgileniyor. Biraz bunlarla ilgilenirsek herhalde bu siyaset gündemini siyaset sorunu kökten ihtiyaç vardır bi işleri layıkıyla kurumumuzda yaptığınız sizlerinde bu işlerde ciddi katkı yapabileceğini inanan kişi olarak canı gönülden sizleri destekliyorum bunları paylaşmak istedim dediği, Sinan AYGÜN’ün: Sağolun sayın valim çok teşekkür ederim sayın valim dediği, HALDUN A.’ın: Hiçbir emirleriniz arkada kalmayacak dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ricamız olur sayın valim siz emir edeceksiniz biz yapacaz en kısa zamanda görüşürüz inşallah valim dediği,
Tape No:4931’de kayıtlı 02.05.2008 tarihinde saat 15.01’de Ahmet B. isimli şahıs ile yaptığı görüşmede, … X BAYAN ŞAHIS’ın: Ahmet B. başkanım değdi, Sinan AYGÜN’ün: Efendim abi değdi, Ahmet B’nin Canım kardeşim ne yapıyorsun değdi, Sinan AYGÜN’ün: İyiyim Ahmet abi sen ne yapıyorsun değdi, AHMET B.’in : Ben iyiyim ben iyiyim ama gidişatlardan memnun değiliz değdi, Sinan AYGÜN’ün: Napabilirim abi değdi, Ahmet B’ninAbi yapacağın çok şey var değdi, Sinan AYGÜN’ün: Daha zamanı var abi zamanı var değdi, AHMET B.’ in : Abi zamanı kalmadı şey kalktı neydi o Sivaslı değdi, Sinan AYGÜN’ün: Yapsın abi Sivaslı değdi, Ahmet B’ninAbdullatif ŞENER değdi, Sinan AYGÜN’ün: Çalışsın abi boş ver. Elleme abi çalışsın elleme değdi, Ahmet B’ninBen ellemiyorum zaten abi ben ellemiyorum değdi, Sinan AYGÜN’ün: Elleme çalışan bize çalışıyor boş ver sen kafanı yorma gün ola harman ola değdi, Ahmet B’ninSinan’ım napacan sabahleyin Yaşarla konuştum değdi, Sinan AYGÜN’ün: Haberim var bahsetti biraz sabah benim yanımdaydı değdi, Ahmet B’ninO benim kardeşim değdi, Sinan AYGÜN’ün: Biraz Ahmet abi şu ekonomi çatlamak üzere zaten bi kabuğu çatlasın bi güzel değdi, Ahmet B’ninÇatlamadı artık patladı Sinan AYGÜN’ün: Yani bunu insanlar istedi yor ama bunları hissedemiyor bi sokağa dökülsün de şu insanlar bakalım ne olacaklar bakalım değdi, AHMET B.’ in :Sinan abi sokağa dökülmesini beklemeyelim değdi, Sinan AYGÜN’ün: Bekleyecez, bekleyeceğiz abi bekleyeceğiz değdi, Ahmet B’nin Misafir olarak gelicem değdi, Sinan AYGÜN’ün: İnşallah beklerim abi değdi,
Tape No:4935’de kayıtlı 02.05.2008 tarihinde saat 17.12’de Atalay E. isimli şahıs ile yaptığı görüşmede… X BAYANŞAHIS’ın: Atalay E. arıyor başkanım dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ver. Alo dediği, Atalay E’nin Başkanım merhaba dediği, SİNAN AYGÜN’ün: Merhaba abim dediği, Atalay E’ninNasılsınız dediği, Sinan AYGÜN’ün: İyiyim canım abim sizler nasılsınız iyi misiniz? Dediği, Atalay E’ninÇok şükür koşturuyoruz biz de uğraşıyoruz. Bi taraftan hafta telaşı bi taraftan tetikçilerle mücadele devam dediği, Sinan AYGÜN’ün: İyi hadi Allah yardımcınız olsun abicim dediği, Atalay E’nin: Oldu sağolun şimdi yarın konuşma için geliyorsunuz dediği, Sinan AYGÜN’ün: Benim bi Ankara dışım var ama netleşmedi abi senin kaçtaydı abi ondamıydı dediği, ATALAY E.’nin : On dörtte dediği, Sinan AYGÜN’ün: On dörtte yarın bi Denizli Programım var haber bekliyorum daha doğrusu o Netleşmediği için net bi şey söylemiyorum ama Ankara’da olsam mutlaka ordayım dediği, Atalay E’nin:Abdullatif bey geliyor Abdullatif Ş. dediği, Sinan AYGÜN’ün: Tamam Ankara’da olduysam mutlaka ordayım abicim oldu mu? Dediği, Atalay E’nin: Tamam o zaman dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ben sana haber veririm o zaman konuşuruz çıkarız abi oldu mu? Dediği,
Tape No:4936’da kayıtlı 03.05.2008 tarihinde saat 20:29’de TURAN isimli şahıs ile yaptığı görüşmede özetle;...TURAN ÇÖMEZ’in: Televizyon programları yaptım senin haberlerini okudum döndüm seni çok meşgül etmeyim Cemil abiler düğmeye bastılar mı parti için dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ben dün beraberdim (bir kelime anlaşılmıyor) bendeydi, Ee benim o diğer vatandaşla ilgili görüşlerimi bildirdim ona,İlettim,Geçen gitmiştim ziyarete de ya,Onu söyledim kendisine,Ama ee onla görüşcekler ,Senle görüşmesi gerektiğini söyledim tabi dedi ayarla görüşelim dedi böyle hani iyi dedi senin burda görüşelim dedi ,Durum bu dediği,TURAN ÇÖMEZ’in:Ben Ankara’dayım planla abi ne zaman diyorsan oldu mu dediği,Sinan AYGÜN’ün::Tamam abi önümüzdeki hafta görüşürüz ….dediği,
Tape No:4937’de kayıtlı 04.05.2008 tarihinde saat 13.46’de Abdullatif Ş. ile yaptığı görüşmede özetle; … Abdullatif Ş’nin De demeçlerini görüyorum yani ŞENER parti kurarsa beraber çalışırım demişsin dediği, Sinan AYGÜN’ün: Bi mahsuru var mı dediği, Abdullatif Ş’ninYa hiç mahsuru yok ya dediği, Valla şu başlığa bak Posta’da dediği, Sinan AYGÜN’ün: Çok adam aradı abi ya dediği, Abdullatif Ş’nin:Yani Abdullatif Ş.’den iyi bir başbakan olur demişsin dediği, Sinan AYGÜN’ün: Daha ne deyim abi ya dediği, Abdullatif Ş’nin:Yani bu alenen dünya aleme bunları ilan ettiğine göre demek ki ee gönlünde sağlam bir yerim var dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ondan hiç şüphen olmasın abi bunu ben daha önce geçen hafta yapmıştım o röportajı sana söylemedim çıksın ondan sonra söyleyim dedim dediği, Allah için çok seviyorum sen çok düzgün bir adamsın adam gibi bir adamsın abi, O yüzden ne elimizden geliyorsa sağolsun sayın Başbakan yardımcım bi emrin var mı bana nerelerdesin dediği, Abdullatif Ş’nin:Estağfurullah ben ee bir kitabım var onun baskısını tamamlamak istiyorum dizgiden çıkmış, Onunla ilgili çalış bugün yarın onları bitirmem lazım yoğun şey yapıyorum çalışıyorum, Sinan AYGÜN’ün: Peki sayın başbakanım kendine iyi bak dediği,
Tape No:4938’de kayıtlı 04.05.2008 tarihindesaat 14.37’de SEZAİ isimli şahıs ile yaptığı görüşmede özetle; … Sinan AYGÜN’ün: Sezai dediği, SEZAİ’nin: Efendim dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ya bugün bu şeyle ilgili bir açıklama yaptık Ostim’de ki işte Genel Kurmayın diyo Milliyet’te ki manşet olan haberle ilgili dediği, SEZAİ’nin: Hı evet dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ee şu Hürriyet’e söylesende Hürriyet atlamasa bu haberi bugün Pazar kimse yok dediği, SEZAİ’nin :Tamam konuşayım dediği, Sinan AYGÜN’ün:O şey neydi o adamın ismi Yaşar SÖKMENSOYAZ dediği, SEZAİ’nin :Tabi tabi konuşurum ben dediği, Sinan AYGÜN’ün:O önemli bir şey ee atlamış olmasın onlar bugün de Pazar ya onlar Pazar’ın manşetini hazırlamışlardır haberini atlamasınlar söyleyip bana bilgi verir misin dediği,
Tape No:4939’da kayıtlı 04.05.2008 tarihinde saat 14.41’de Talat A. ile yaptığı görüşmede özetle;; Sinan AYGÜN’ün: Efendim Talat’cığım dediği, Talat A’nın: Başkanım nasılsınız dediği, Sinan AYGÜN’ün: İyiyim canım sen nasılsın iyi misin dediği, … … Talat A’nın: Anladım yani onun kendisine söylemiştim ee haftanın üç dört gününü mümkünse şey yapalım diye dediği, Sinan AYGÜN’ün: Tamam olur tamam dediği, Talat A’nın: Pazar aa Pazartesi olduğu için yani bugün göndermesi gerekiyo o iletişime biz (duyulmuyor) dediği, Sinan AYGÜN’ün: Bende Tuğba hanıma bu akşam tarihleri bildireyim o zaman dediği, Talat A’nın: Zahmet olacak dediği, Sinan AYGÜN’ün: Tarihleri bildireyim ondan sonra yazmaya devam edelim yazmaya (anlaşılmıyor) dediği, Talat A’nın: Zahmet olacak tamam başkanım tamam başkanım dediği, Sinan AYGÜN’ün: Peki rica ederim dediği,
Tape No:4940’da kayıtlı 04.05.2008 tarihinde saat 15.52’de Mustafa D. ile yaptığı görüşmede özetle; Mustafa D’nin: Sevgili kardeşim sevgili başkanım Mustafa DÜZ İstanbul milletvekili nasılsınız dediği, Sinan AYGÜN’ün: Sağol abi sizler nasılsınız dediği, Mustafa D’nin: Açıklamanızı okudum inanılmaz yani herkesin halkın benim hepimizin dilindeki söylemek istediklerini hepsini vurgulamışsınız tebrik ediyorum sizi dediği, Sinan AYGÜN’ün: Sağolun abi teşekkür ediyorum dediği, Mustafa D’nin: Valla zaten tüm Türkiye halkı esnaf herkes sizi destekliyo dediği, Sinan AYGÜN’ün: Sağol sağol dediği, Mustafa D’nin: Korkusuzca aa tebrik ediyorum dediği, Sinan AYGÜN’ün: Estağfurullah estağfurullah dediği, Mustafa D’nin: Ben bi daha milletvekili falan olmak istemiyorum ama gerçekten siyaset zor işte Abdullatif beyle de görüşüyorum çok değerli bir insan dediği, Sinan AYGÜN’ün :(İki kelime anlaşılmıyor) Mustafa D’nin: Ee hem katkılarım sizinle nefer olurum o konuda destek veririm dediği, Sinan AYGÜN’ün: Sağol sağol sağolun abi dediği, Mustafa D’nin: Benimde 28 yaşında kızım var onu da siyasete sokmak istiyorum dediği, Sinan AYGÜN’ün :(İki kelime anlaşılmıyor) Mustafa D’nin: Hayırlısıyla yüksek tahsili Amerikan İngilizce üst düzey (bir kelime anlaşılmıyor) çalışıyo dediği, SİNAN AYGÜN: İnşallah dediği, Mustafa D’nin: İnşallah öyle bi ee yani dediği, Sinan AYGÜN’ün: İnşallah dediği, Mustafa D’nin: Desteklerinizi de bekliyorum Sinan bey dediği,
Tape No:4941’de kayıtlı 06.05.2008 tarihinde saat 13.32’de Fuat B. ile yaptığı görüşmede özetle; Fuat B’nin: Kardeş şimdi ee bu bizim ee alt taraf için yangın kapısı ihalesi varmış bugün galiba dediği, Sinan AYGÜN’ün: Neresi için dediği, Fuat B’nin :Şey için kon kongre merkezine dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ha evet doğrudur dediği, Fuat B’nin :Bu senle de görüşmüşler SEÇKİNER İnşaat diye, benim çok iyi dostlarım bunlar (anlaşılmıyor) dediği, Sinan AYGÜN’ün: Fiyat vermişler mi dediği, Fuat B’nin: Dosyasını ver verdiler senle görüşmüşler genç bir çocuk hatta dediği, Sinan AYGÜN’ün:Valla zor olur ya zor olur zor dediği, Fuat B’nin: Yani çok tatlı bir çocuk bir de İzmir firması varmış yani Ankara firmasına verelim biz burayı dediği, Sinan AYGÜN’ün: Olur bakalım söyleyim ona Salih BECİ bakıyo ama dosya benim önüme gelecek uyarayım ben onu dediği, Fuat B’nin: Seçkiner diye dediği, Sinan AYGÜN’ün: Fiyatı tamam fiyatı uygunsa tabi seve seve dediği, Fuat B’nin: Ya fiyatını gerektiği yerde çağırırız obür tarafa da uydurttururuz dediği, Sinan AYGÜN’ün: Tamam sevgilim, mesaj alınmıştır dediği, … … Sinan AYGÜN’ün: Yapma ya Pazar günü onları götüreyim diyordum ya dediği, Fuat B’nin: Havalar kötü beton ee yağmurda orada atamazlar diye ben dediği, Sinan AYGÜN’ün :Pazar günü pikniği götürecektim de onları önce bir götüreyim de dediği, Fuat B’nin: Pikniği götür oraya götürmede pikniği götür ben bitince ararım seni alo derim dediği,
Tape No:4942’de kayıtlı 07.05.2008 tarihinde saat 19.21’de Cengiz Ö. ile yaptığı görüşmede özetle; Sinan AYGÜN’ün :Cengiz abim buyursun dediği, Cengiz Ö’nün:Başkanım dediği, Sinan AYGÜN’ün :Ağabeyciğim buyursunlar dinliyorum dediği,…… Sinan AYGÜN’ün :Abi para kasada para var İMF’yi kovmak için paraya gerek yok ki İMF’ye bizim borcumuz 7 milyar dolar Merkez Bankası bugün dün itibariyle 73 milyar dolar para var yani dediği,Cengiz Ö’nün:Peki bunun için dediği, Sinan AYGÜN’ün :Abi istemiyorlar ki dediği,Cengiz Ö’nün:Paralar durup Başbakan’a uyaracak ve yahutta zenginler (iki kelime anlaşılmıyor) bişey yapılamaz mı dediği, Sinan AYGÜN’ün :Yani yok yok abi adam adam ödemek istemiyor ki İMF’ye İMF’ye ödeyip İMF’yi yollarsa buraya para gelmeyecek sıcak para gelmeyecek batacak bunlar dediği, Cengiz Ö’nün:Ya abi çok korkunç bir durum ya dediği, Sinan AYGÜN’ün :Tekrar dolayısıyla buraya sıcak para ... tabi canım ülke bitti ya (iki kelime anlaşılmıyor) şu anda bizim dediği, Cengiz Ö’nün:Senin şeyin verdiğin ee sinyaller duyarlı olursa bilmiyom (anlaşılmıyor) galiba o da senin gibi konuşuyo dediği, Sinan AYGÜN’ün : Olly Ren konuşuyo işte Olly Ren konuşuyo kim lan bu Olly Ren komiser (bir kelime anlaşılmıyor) komiseri pezevenge bak ya dediği, Cengiz Ö’nün:(Gülüyor) Sinan AYGÜN’ün :Efendim AKP kapatılırsa iyi olmazmış bak pezevenge bak sen ya dediği, Cengiz Ö’nün:(Gülüyor) oylar çoğalırmış dediği, Sinan AYGÜN’ün :Ya şerefsiz herif dediği, Cengiz Ö’nün:Abi çok (bir kelime anlaşılmıyor) ya dediği,Sinan AYGÜN’ün :Neyse, çok kötü iyi git iyi gitmiyo yani ağabeyciğim dediği, Cengiz Ö’nün:Genel Kurmay Başkanı niye seyirci oluyor ki dediği, Sinan AYGÜN’ün :Ne oluyo dediği, Cengiz Ö’nün:Seyirci oluyo bu çektiğimiz ızdırıba dediği, Sinan AYGÜN’ün :Kapatılma davasını bekliyo herkes Ankara falan ona odaklanmış vaziyette şu anda herkes (iki kelime anlaşılmıyor) dediği, Cengiz Ö’nün:Allah sonumuzu hayır etsin dediği, …… Cengiz Ö’nün:Abi bir de korkunç ne var biliyor musun aklında mı bilmiyorum hatırlarmısın İzmit depreminin deprem için toplanan paraları İmf borcu olarak ödediler biliyormusun bir de dediği, Sinan AYGÜN’ün :E tabi biliyorum biliyorum hepsini biliyorum hayırlısı olsun bakalım ağabeyciğim peki dediği, Cengiz Ö’nün:Abi bi de şu bizim şimdi şey veriyorlar ee konut yardımını ödeyeceklermiş Mayıs sonuna doğru dediği, …… Sinan AYGÜN’ün: Ödeyeceklerse ne yapalım vatandaşa (bir kelime anlaşılmıyor) dediği, Sinan AYGÜN’ün :Biliyorum biliyorum takip ettim gördüm dediği, Cengiz Ö’nün:E bu emeklinin 1 milyar küsür alacağı var ya ta ECEVİT zamanından bunlar bize niye ödemiyo bunlar 4milyar dolar para için bizi sattılar adi herifler dediği, Cengiz Ö’nün:Bi ağabeylik yapsana bana da yapsana bende emekliyim dediği, Sinan AYGÜN’ün :Tamam abi yapayım peki dediği, Cengiz Ö’nün:Teşekkür ediyorum (anlaşılmıyor) dediği,
Tape No:4943’de kayıtlı 08.05.2008 tarihinde saat 21:42’de X ERKEK ŞAHIS ile yaptığı görüşmede özetle; … X ERKEK ŞAHIS’ın: Bence Genel Kurmay Başkanının o bugünkü tavrı ya çok güzel bişeydi ya dediği, Sinan AYGÜN’ün: Öyle mi ben o kapıda beraber giriş yaptık arabalar arka arkaya geldi beraber (iki kelime anlaşılmıyor),Beni sever o ben geçen yanındaydım onun zaten dediği, X ERKEK ŞAHIS’ın: Ya bu Abdullatif bugün bak şeyin bir yazısı var okudun mu bilmiyorum Sabah dediği, Sinan AYGÜN’ün: Vatan’ın manşeti neydi bugün Vatan’ın dediği, X ERKEK ŞAHIS’ın: Görmedim bakmadım neydi dediği, Sinan AYGÜN’ün: Abdüllatife geçirmişler Vatan? ya danışmana iş tarif etmiş para istemiş falan filan bir sürü bişey dediği, X ERKEK ŞAHIS’ın: Ha TMSF’deki şeyi diyorsun,Gördüm gördüm,Onu Aydın AYAYDIN yaptırmış dediği, Sinan AYGÜN’ün::Hı hı biliyorum dediği, X ERKEK ŞAHIS’ın: Ergün BABAHAN bugün şey yazmış gaza gelme Abdullatif ,DOĞAN grubu seni gaza getirmeye çalışıyo diye dediği, Fakat millet senin Abdullatif başbakan olur açıklamanı konuşuyo ha dediği, Sinan AYGÜN’ün: Bir kelime anlaşılmıyor) nasıl bölecektik dediği, X ERKEK ŞAHIS’ın: Öyle dimi dediği, Sinan AYGÜN’ün: Hıı. Nasıl böleceğiz başka türlü dediği, X ERKEK ŞAHIS’ın: Peki bu herif bölebilir mi sence dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ee başladı bile başladı bile dediği, İşte bu kendi bu kendini partiden attırmaya çalışıyo şimdi (iki kelime anlaşılmıyor), X ERKEK ŞAHIS’ın: İşte biz bunun yanında biz bunun yanında durabilir miyiz abi dediği, Sinan AYGÜN’ün: Yok daha niye duralım dursun biz bir köşede dursun lazım olursa gider dururuz Türkiye’de kimin nerede duracağı belli mi şu anda o yüzden dediği, X ERKEK ŞAHIS’ın: Ben bunu ben bunu bizim kanala çıkarttırayım mı ufak ufak ister misin dediği, Sinan AYGÜN’ün: Çıkarttır çıkarttır çıkarttır dediği, X ERKEK ŞAHIS’ın: O zaman sen ona bi söyle istediği zaman alalım bunu biz dediği, Sinan AYGÜN’ün: Tamam bi konuşayım bakayım tamam mı kardeş dediği, ...
Tape No:4944’de kayıtlı 08.05.2008 tarihinde saat 21.59’da Kutlay Ç. ile yaptığı görüşmede özetle; Sinan AYGÜN’ün: Biraz boğazlarım şişmiş Kutlay abi ya dediği, Kutlay Ç’nin: Eyvahlar olsun, eyvahlar olsun başkanım geçmiş olsun, yenge nasıl iyimi? dediği, Sinan AYGÜN’ün :İyi her şey güzel, bak ……..(anlaşılmıyor) hanımın selamı var size dediği, Kutlay Ç’nin :Ya işte tekrar görüşme imkanı olmadı ben erken döndüm başkanım dediği,……Sinan AYGÜN’ün :İyi hadi Allah yardımcın olsun abi dediği, Kutlay Ç’nin: Koşturdum geldim işin yoğun biliyorum, ama diğer konuyu göz önünde tutabilirsen dediği, Sinan AYGÜN’ün :Şeyle hiç görüşemedim ki tutuyorum önümde de, Abdullah Bey’le hiç görüşemedim, hiç karşılaşamadık, neyse önümüzdeki günlerde bir kokteyl şeyi varmış, köşke davet varmış oraya gideceğim dediği, Kutlay Ç’nin :Anladım tamam abi dediği, Sinan AYGÜN’ün :Orda görüşebilirsem, orada görüşeceğim abi dediği, Kutlay Ç’nin: Tamam başkanım dediği, Sinan AYGÜN’ün :Bu hafta sonu herhalde öyle tahmin ediyorum davet tamam mı abiciğim sen (iki kelime anlaşılmıyor) konuda dediği,
Tape No:4945’de kayıtlı 08.05.2008 tarihinde Saat 23.34’de Rıfat H. ile yaptığı görüşmede özetle; RIFAT H.:Alo dediği, Sinan AYGÜN’ün: Canım dediği, Rıfat H’nin: Canımın içi nasılsın iyi misin? dediği, Sinan AYGÜN’ün: İyiyim sevgilim sen nasılsın ne yapıyorsun Ben de iyiyim sağol valla koşturup duruyoruz be bir tanem dediği, Rıfat H’nin: Ben de iyiyim sağol valla koşturup duruyoruz be bir tanem dediği, Sinan AYGÜN’ün: Anladım Ankara’da mısın dediği, Rıfat H’nin: Yoğun bir tempodayız Ankara’dayım bir tanem dediği, Sinan AYGÜN’ün: İyi hadi Allah yardımcın olsun sevgilim dediği, Rıfat H’nin: Sen ne yapıyorsun dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ne yapayım sesini duyayım dedim ne yapıyorsun ne ediyorsun Pazartesi günü müşterek toplantı yapıldı odalar odasında … :İşte AT, ASO, ATO dediği, Rıfat H’nin: He dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ticaret Borsası dediği, Rıfat H’nin: He dediği, SİNAN AYGÜN’nun: Seni çağıralım mı? Çağırmayalım mı? dediği, Rıfat H’nin: Niye çağırmayacaksınız ya, dediği, Sinan AYGÜN’ün: Çağıralım mı? dediği, Rıfat H’nin: Pazartesi gün müsait miyim onu bilmiyorum dediği, Sinan AYGÜN’ün: Yalnız geçireceğiz senin yanında nasıl geçirsek, zor durumda dediği, Rıfat H’nin: Kime geçireceksiniz? dediği, Sinan AYGÜN’ün: İşte ekonomiye, ekonomi kötü, şu kötü, bu kötü, o kötü… zor durumda kalmayasın? dediği, Rıfat H’nin: Kalırız olmazsa dediği, Sinan AYGÜN’ün: Nurettin ile de konuştum, çünkü Nurettin’e de bir açıklama yolladım bakıyor Nurettin açıklamaya şimdi, o da geçen gün geçirmişti. dediği, Rıfat H’nin: Onlarda rahatsız mı? dediği, SİNAN AYGÜN ‘ün: Rahatsız Nurettin iki üç sefer geçirdi, iki üç gündür geçiriyor. Nasıl geçiriyor bilmiyorum. Tarım zaten böyle, Faik zaten dönmüş vaziyette öyle hissediyorum. Yani şimdi ben bir deklarasyon hazırladım onlar yoldalar okuyorlar onlarda onu okusunlar düzeltsinler yarın yollayacaklar. dediği, Rıfat H’nin: He, he dediği, Sinan AYGÜN’ün: Hatta sana da yollayayım istersen sen bir bak ona, haberin olmasın istiyorsan? … :O yüzden sen gelmesen iyi olur diyorum. dediği, Rıfat H’nin: Zaten bana gelme diye hazırlamışsınız vijdansız ben yokum ki dediği, Sinan AYGÜN’ün: İyi işte ama rahat, Pazartesi yok musun? dediği, Rıfat H’nin: Hayır muhakkak yoğunumdur, randevuları vermişizdir biz. dediği, Sinan AYGÜN’ün: Daha iyi gelme sen ya sen zor durumda kalma ya... onun için söyledim yoksa gel ben senin yerinde olsam daha rahat geçiririm. … :Haklı da bir şey yapamıyoruz ki Derviş bile başlamış konuşmaya baksana işler kötü ölüyoruz geberiyoruz diye dediği, Rıfat H’nin: Doğru dediği,
Tape No:4946’da kayıtlı 10.05.2008 tarihinde Saat 18.08’de X ERKEK ŞAHIS ile yaptığı görüşmede özetle; X ERKEK ŞAHISIN: Ne yapıyoruz ya bu ortalık ne oluyor, ne diyorsunuz ya uyuyor musunuz bir parti kursanıza dediği, Sinan AYGÜN’ün: Valla var zamanı daha parti kapansın bakalım bir Temmuz, Ağustos’u görelim bakalım bir dediği, X ERKEK ŞAHISIN: Öylemi edelim dediği, Sinan AYGÜN’ün: Tabi canım dediği, X ERKEK ŞAHISIN: Ya şimdi biraz acele edin ya, biz arkadaş sizi bekliyoruz ya dediği, Sinan AYGÜN’ün: Yok parti kurmak kadar kolay bir şey yok Türkiye’de, parti hazır dediği, X ERKEK ŞAHISIN: Valla valla arkadaş ne diyelim yani biz, dört gözle sizi bekliyoruz biz dediği, Sinan AYGÜN’ün: Bekleyin az kaldı az kaldı az dediği, X ERKEK ŞAHISIN: İnşallah, inşallah inşallah inşallah hadi başkanım bekliyoruz dediği, Sinan AYGÜN’ün: Peki görüşmek üzere sağolun sağolun dediği,
Tape No:4947’de kayıtlı 13.05.2008 tarihinde Saat 10.06’da Berhan Ş. ile yaptığı görüşmede özetle; Berhan Ş’nin Daha ne diyeceksin ……(konuşma çakıştı anlaşılmıyor) dediği, Sinan AYGÜN’ün: Kötü gidiyo abi ya, ben biraz panik olmasın diye söylemedim yani, bundan sonra yabancıya çalışacağız ve Türkiye’nin benzin alacak parası olmayacak biliyor musun dolar bulamayacağız ha dediği, Berhan Ş’ninÇok, çok net bir rakamla… dediği, Sinan AYGÜN’ün: Adam parayı götürüyor dediği, Berhan Ş’ninEvet Refika Hanım’dan rica edeceğim bu son istatistikleri dediği, Sinan AYGÜN’ün: Evet he, he yeni geldi rakamlar abi dün aldım onları ben dediği, Berhan Ş’ninHe bu ara ben altı yedi tane belki daha fazla kente gideceğim … :Yani bu 19 Mayıs’ı anlatırken, 19’dan nereye geldiğimizin belgeleridir bunlar ve çok kötü gerçekten dediği, Sinan AYGÜN’ün: Çok kötü gidiyor ya dediği, Berhan Ş’ninBaşkan ne olur, ne yapacaklar bunlar? ara seçim mi yoksa genel yerel mi? dediği, Sinan AYGÜN’ün: Abi bu parti kapanacak, Tayyip yasaklanacak … :Bunlar seçime gidecekler, yani Tayyip parlamentoya giremez, bildiğim gördüğüm, Ankara’da konuştuğum kadarıyla, mağdurları oynayacak birde bu adam üç dört yıl, … :Dört yıl sonra Cumhurbaşkanlığı seçimi var, bu adam buna hazırlanıyor şimdi Cumhurbaşkanını halk seçecek ya … :Bu dört yıl boyunca gezecek yasaklı. mağdur, zavallı… birde cemaat, tarikat davası… sonra bunun 110 tane adamı olacak içerde illaki olur 110 milletvekili bunu aday gösterecekler Cumhurbaşkanlığına çıkıp halkın karşısına çıkacak bu proje bu dediği, Berhan Ş’ninProje bu pekala bu ara seçimde de bağımsız milletvekili adayı olmaz mı? dediği, Sinan AYGÜN’ün: Olmaz abi hayır, siyasi yasak abi parlamento siyaset yeri dediği, Berhan Ş’ninHayır yasa şu, Sinan’ cığım yasa şu diyor ki; Siyasi partilere üye denetçi ve yönetici olamaz. Yasa bu isterse bağımsız aday olabilir dediği, Sinan AYGÜN’ün: Abi şimdi o senin söylediğini şeyde söylüyor. Bizim Yargıtay Başsavcısı neydi? dediği, Berhan Ş’ninSabih KANADOĞLU dediği, Sinan AYGÜN’ün: Sabih KANADOĞLU’ da söylüyor ama … :Tayyip’in ağzına bal sürmek için söylüyorlar öyle tahmin ediyorum. … :Yani ddianameyi okuduk biz, bizim avukatlar da okudu iddianamede hiçbir şey yok ben sana söyleyeyim. Hiç bunlarda savunmada hiçbir şey yok, bomboş bir savunma bomboş bir savunma … :Yani biz yapmadık, etmedik falan filan hepsini kabul ediyor bu adamlar zaten bunu … :Buna cevap vermiş, ilgi gösteriyor efendim o ülkede böyleydi de bu ülkede böyle Allah, Allah… Öbür ülkede ibnelik suç diye burada da suç atıyorum gibi … :Savunması bomboş bir savunma, yani bu savunmayı nasıl yaptı kim yaptı dediği, Berhan Ş’ninSavunma gibide savunma gibide değil, savunma gibi değil diyor ki savunma gibi değil diyor ki ben savunma yapmıyorum diyor ya seni ciddiye almıyorum, sen bir şeyler söylemişsin bana onu cevaplıyorum diyor. … :Bak buda yani başka bir mantık içerisinde senin dediğin kapıya çıkıyor ayrıca onu da söyleyeyim dediği,
Tape No:4948’de kayıtlı 13.05.2008 tarihinde Saat 14.07’de X BAYAN ŞAHIS/Akın İPEK ile yaptığı görüşmede özetle; X Bayan Şahsın: Başkanım cevapsız çağrınız Akın İPEK dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ver … :Alo dediği, AKIN İPEK’in: Sinan abi dediği, Sinan AYGÜN’ün: Akın’cığım hayırlı olsun dediği, AKIN İPEK’in: Allah razı olsun Sinan abiciğim çok teşekkür ediyorum abi dediği, Sinan AYGÜN’ün:………(anlaşılmıyor) yani doğru haberler değil mi? dediği, AKIN İPEK’in: Abi doğru haberler hayırlı olsun inşallah hepimize, hepimize hayırlı olsun be Sinan abi (iki kelime anlaşılmıyor) dediği, Sinan AYGÜN’ün: Doğru yalnız bir konuşalım seninle Akın … :Öylemi yarın nerede olacaksın dediği, AKIN İPEK’in: Ama devir işlemleri var, bu hafta İstanbul’dayım abi bugün geldim dediği, Sinan AYGÜN’ün: Yarın ararım seni bir on – on beş dakika konuşmamız lazım dediği, AKIN İPEK’in: Tamam nasıl durumlar iyimi dediği, Sinan AYGÜN’ün: Valla iyi ama millet biraz rahatsız olmuş, acaba ne oldu ne bitti, ne oluyor ne bitiyor falan filan gibi dediği, AKIN İPEK’in: Ya ne olacak ya iftihar etsinler memleketin bir evladı (bir kelime anlaşılmıyor) satın almış daha ne istiyorlar dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ya işte o kanal… şimdi Flash tv yi alsaydın, tv8, kanal D’yi alsaydın bir şey olmazdı da, o kanalın bir özelliği var biliyorsun o kanal böyle çok hassas bir kanaldı. dediği, AKIN İPEK’in: Ee tamam bende hassas bir insanım dediği, Sinan AYGÜN’ün: O kanalın kuruluşunda, bak o kanalın kuruluşunda gayri resmi bende vardım. Biz o kanalın hikayesini anlatacağım ben sana nasıl olduğunu bil diye anlatacağım sana o kanalı dediği, AKIN İPEK’in: Tamam, tamam abi dediği, Sinan AYGÜN’ün: Yani kimden telefon gelip nasıl kurulduğunu duyunca şaşıracaksın zaten ve o sende kalacak tabi ki. O kanal çok böyle hassas bir kanaldı nasıl oldu bilmiyorum anlatacağım ben sana bulurum ben seni yarın tamam mı? dediği, AKIN İPEK’in: Tamam Sinan ağabeycim görüşmek üzere abiciğim dediği,
Tape No:4949’da kayıtlı 14.05.2008 tarihinde Saat 09.35’de X BAYAN ŞAHIS/Yavuz DONAT ile yaptığı görüşmede özetle; X BAYAN ŞAHSIN: Sayın AYGÜN saygılar efendim sabah gazetesi müsait iseniz Yavuz D. beyi bağlayacağım. dediği, Sinan AYGÜN’ün: Canım abim dediği, Yavuz D’ın: Büyük Başkan nasılsın? dediği, Sinan AYGÜN’ün: İyiyim canım abim sizler nasılsınız dediği, Yavuz D’ın: Nerdesin büyük Başkanım? … : Amcazadeniz Ankara’yı şereflendirdiler. dediği, Sinan AYGÜN’ün: Oo bak ya dediği, Yavuz D’ın: Ondan malumatınız olsun dediği, Sinan AYGÜN’ün: Evelsi gün konuştum geleceğim demişti, yarın damlayayım oraya kenara ağabeycim, dediği, Yavuz D’ın: Şeyle konuştun mu şey ne diyor Kanal Türk’ün sahibi dediği, Sinan AYGÜN’ün: Konuştum, konuştum dediği, Yavuz D’ın: Ne zaman konuştun dediği, Sinan AYGÜN’ün: Dün konuştum akşamüzeri dediği, Yavuz D’ın: Sen mi aradın dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ee ben aradım, o benim eskiden bir dostluğum vardı. Aile dostluğum vardı. dediği, Yavuz D’ın: Sen ne dedin o ne dedi? Sen dedin ki ne yaptın dedin dediği, Sinan AYGÜN’ün: Yazmak için mi soruyorsun bana? dediği, Yavuz D’ın: Usulüne göre yazmak için tabi dediği, Sinan AYGÜN’ün: Yazma abi ya dediği, Yavuz D’ın: ben derim ki bu çocuk bu güne kadar çalışmaları sırasında, Sinan AYGÜN’dende moral destek almıştı. Sinan AYGÜN aradı ne yaptın dedi. Oda dediki abi şöyle yaptım dedi. dediği, Sinan AYGÜN’ün: Abi yanlış olur ya dediği, Yavuz D’ın: Ben onu usulüne uyduracağım ama dediği, Sinan AYGÜN’ün: Abi ya yanlış olur ya dediği, Yavuz D’ın: Ya dediği, Sinan AYGÜN’ün: Bugün de görüşeceğim kendisiyle şimdi, saat on iki – bir gibi beni bir arada dedi dediği, Yavuz D’ın: Önceki gün telefonla konuştular dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ya yazma gözünü seveyim yazma Allah’ını seversen dediği, Yavuz D’ın: O zaman sadece şu kadarını yazayım. Sinan AYGÜN dün İstanbul’da idi, Tuncay ÖZKAN ile de konuştu. dediği, Sinan AYGÜN’ün: Hayır Tuncay ÖZKAN ile de konuşmadım ya dediği, Yavuz D’ın: Bugün konuşacağım dedin ya dediği, Sinan AYGÜN’ün: Yok Tuncay ÖZKAN ile konuşmayacağım şeyle konuşacağım. dediği, Yavuz D’ın: Akın İPEK dediği, SİNAN AYGÜN : Akın ile konuşacağım he, he … : He doğrudur tanışmıştım, tanıştırmıştım. Hiç ………(anlaşılmıyor) şey yapma bir konuşayım da Akın’la yarın daha güzel bilgi veririm. dediği, Yavuz D’ın: Ben haftada bir şeyden bahsetmeden, bugün bile yazdım Sinan AYGÜN’Ü köşemde. dediği, Sinan AYGÜN’ün: Onu biliyorum da benimle ilgili ne yazarsan iyi yazarsın ondan şüphem yok … :Sinan AYGÜN’ün: Ama bu konuya girme Yavuz abi ya dediği, Yavuz D’ın: Peki … : Nazım E. dediği, Sinan AYGÜN’ün: Nazım EKEN’den Altan abi …….(anlaşılmıyor) Nazım E. yazmada dediği, Yavuz D’ın: Peki… şey ne diyor Tuncay ne diyor Tuncay dediği, Sinan AYGÜN’ün: Tuncay’la konuşmadım abi hiç konuşmadım abi, Abi iyi oldu dedi, hayırlı olsun dedim. Kanal sizin kanal oldu dedi ya… bana da hayırlı olsun sana da hayırlı olsun hepimize dedi dediği, Yavuz D’ın: Akını arayayım mı ben, Akın hayırlı olsun ne yapacaksınız diyeyim dediği,
Tape No:4950’de kayıtlı 15.05.2008 tarihinde Saat 18.42’de Doğan K. ile yaptığı görüşmede özetle; … Sinan AYGÜN’ün: İyiyim Doğan abi sen nasılsın iyi misin? Dediği, DOĞAN K.’ın: Hamdolsun bende iyiyim çok şükür abi ben şimdi öğrendim bizim avukattan Savcılıkta sırada bekliyormuş, sizin bilginiz tamamen yerinde, Başkanım dediği, Sinan AYGÜN’ün: Önümüzdeki hafta bakacakmış ağabeycim, hakime geri yollayacak ağabeycim, Pardon bir dakika Savcılığa vermişler Savcılık bakmaya başlamış önümüzdeki hafta Savcılık bitiriyormuş abi dediği, DOĞAN K.’ın: Önümüzdeki hafta Savcı bitiriyor Hakime veriyor ondan sonra inşallah bir ay içinde neticeyi alıyormuyuz dediği, Sinan AYGÜN’ün: Bir aya alırız kalmaz bir aya ben takip ettiriyorum abi tamam mı? dediği, DOĞAN K.’ın: Tamam başkan tamam çok sağol,dediği, Sinan AYGÜN’ün: Seçimde ne diyor bir şeyci bir Yargıtay başkanı “ülkede avukat tutmayacaksın Hakim tutacaksın diyor”, Bende Hakim tuttum abi işte dediği, DOĞAN KAYNAK‘ın: Valla bravo bravo Başkanım hakkaten tebrik ettim sizi dediği,
Tape No:4951’de kayıtlı 16.05.2008 tarihinde saat 16.09’da X ERKEK ŞAHIS/Kemal A. ile yaptığı görüşmede özetle; X Erkek Şahsın: Kemal A. paşamı aktarıyorum dediği, Sinan AYGÜN’ün: Tamam dediği, Kemal A’nınAlo dediği, Sinan AYGÜN’ün: Efendim dediği, Kemal A’nındeğerli kardeşim nasılsın dediği, Sinan AYGÜN’ün: İyiyim canım komutanım sizler nasılsınız iyimisiniz dediği, Kemal A’nınMehmet TATAR beyi tanıyormusun dediği, Sinan AYGÜN’ün: Tanımazmıyım benim çok iyi dostum olur, çok iyi abim olur o bir kahramandır. dediği, Kemal A’nınÇok selamı var sana dediği, Sinan AYGÜN’ün: Aleykümselam dediği, Kemal A’nınDiyor ki komutanım diyor aradan on sene geçti diyor, Şırnak nerde bizim Kemal yarbayımız diye inim, inim inliyor diyor dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ya öyle doğru … :Sağolsun bak görüyorsun beni herkes seviyor dediği, Kemal A’nınZiyaret edeceğim zaten diyor dediği, Sinan AYGÜN’ün: Tabi, tabi bekliyorum. Ne zaman derse kapımız açık ona her zaman dediği, Kemal A’nınNe zaman bitiriyorsun bu şeyleri daha var değil mi biraz daha var dediği, Sinan AYGÜN’ün: Var, var daha biraz daha var dediği, Kemal A’nınBekliyoruz yani beklemeye devam ediyoruz yani dediği, Sinan AYGÜN’ün: Aynen beklemeye devam dediği, Kemal A’nın...(anlaşılmıyor) dediği, SİNAN AYGÜN ‘ün: Yani dur bakalım komutanım hayırlısı olacak inşallah dediği, Kemal A’nınonlanda bir uyumsuzluk olduğu için şimdi onu kullanamıyoruz ya, bu sekiz buçuk ytl’lik, sekiz milyon, sekiz bin beşyüz ytl’lik bir şey çıkarmışlar onu bir şey yapabilirmiyiz dediği, Sinan AYGÜN’ün: Yani biz almamazlık yapmadık siz ne yazıyorsanız biz onu aldık. dediği, Kemal A’nınİşte o herhalde mevcut televizyonada uyumsuzluk sağlamış dediği, Sinan AYGÜN’ün: O zaman bana bir yazı yazsınlar direk bana yollasınlar bir bakayım komutanım. dediği,
Tape No:4952’de kayıtlı 17.05.2008 tarihinde saat 11.04’de X ERKEK ŞAHIS ile yaptığı görüşmede özetle; …X ERKEK ŞAHSIN: Vallahi teşekkür ben eğer vaktiniz varsa bi şeyler söylücem size, … :Abi şimdi biz bu Turan ÇÖMEZ hareketiyle ilgili Konya’da ciddi bi yapılanmaya gittik ve çok ciddi bi çalışmayla, … :Yani aşa yukarı şehir merkezinde kilit köşe, … :Bir 300 civarında önemli bir esnaf kitlesini yazdık, … : İlçelere başladım filan. Yani şimdi tabi bir resmi bi şey yok ama ben bir form filan bastırmıştım, … :Onları yaptık ettik şimdi baya da ciddi güzel bi şey oldu, … :Yalnız ben Turan Beyin ekibinde bi takım insanlar var, … :E bunlardan hiç hoşlanmıyorum yani bu adamlar buraya geliyorlar konuşma yapmaya çalışıyorlar politikayı bilmiyorlar dediği, Sinan AYGÜN’ün: Kim onlar? dediği, X ERKEK ŞAHSIN: Biri Alaattin PARMAKSIZ paşa … :Tanıyorsunuzdur siz onu dediği, Sinan AYGÜN’ün: Bilirim dediği, X ERKEK ŞAHSIN: Biri de Ahmet YAVUZ isminde bir e şey nedir o MİT Müsteşarlığında Daire Başkanıymış eski, … :Şimdi burda biz birkaç kişiyi yazdık sonra çıkardık sildik olmadı. Uygun olmadı yani adam Tapu Müdürüyüm dedi öğrendim ki Tapu da teknisyen, … :Çıkardım Vefa TANIDIĞIN yeğeniyim diyor falan yalan söylüyor, … :Çıkardık şimdi ee tekrar Konya’ya geleceklermiş te işte onlarlan beni görüştürecekler yani bu bizim siyaset anlayışımıza çok uyan şeyler değil abi sen düşünüyomusun bi parti kurmayı? dediği, Sinan AYGÜN’ün: Şimdi bak dediği, X ERKEK ŞAHSIN: Hayır ben bu isimleri vermek istemedim dediği, Sinan AYGÜN’ün: Turan dediği, X ERKEK ŞAHSIN: İstemiyorum onlara dediği, Sinan AYGÜN’ün: Yok bak şimdi, … :Bu işler Turan çalışıyo Turan’ın çalıştığını biliyorum bana da geliyo gidiyo, … :Öbür taraftan öbürü çalışıyor, Şimdi bunlar bırak insanlar kendini parlatsın Turan’da parlatsın öbürü de parlatsın, … :Onun yanında Ahmet YAVUZ şu anda var ilerde olcak diye bi şey yok bu işlerde, … :Onu Turan’ı bi yanımıza çekeriz öbür taraftan öbürünü çekeriz öbür taraftan öbürünü çekeriz ben şimdi isimlere girmek istemiyorum, … :Ankara’ da herkes çalışıyo herkes bi iş yapıyo bunları sonra bi bayrak altında rahatlıkla toplayabiliriz çünkü bu çalışan adamların tamamı değil Turan ÇÖMEZ şahıs olarak iyi bi isim iyi bi marka, … :Sisteme itiraz etmiş bi adam, Hani orda Turan ÇÖMEZ’ e falan adamı alamayız deriz orda bi istişare heyeti kurarız bunların hepsini bu şekilde yapılcak şeylerdir bunlar anladın mı, … :Çalışmaya devam edin siz boş ver yani isimler kafanı yorma sen dediği, X ERKEK ŞAHSIN: Hayır buraya müdahale ediyo bu adamlar şimdi buraya müdahale iki o iki üç kişi atmışın onları aldığın zaman diğer ana kilit isimler gidicek bunlar siyasette bilmiyo. Kendi çaplarında kendilerini müfettiş gibi algılıyolar filan. Yani ben size şeyi danışmaya aradım uyarmış olduğunuz dediği, Sinan AYGÜN’ün: Siyasette var mısın? Siyasette olmak insanın kendi elinde olan bi şey değil, … :O rüzgar seni alıp oraya sürükleyip götürüyo zaten dediği, X ERKEK ŞAHIS: Doğru dediği, Sinan AYGÜN’ün: Yani ama şunu gözlemliyorum, … :Şimdi bi daki seçim bize ihtiyaç olduğunu hissediyorum, … :Bunu gözlemliye biliyorum bu ihtiyaç vasıl olduğu halde biz zaten varız yani biz bu çıkışı işte geçen seçimlerde Demokrat Parti’de ben niye girdim ve niye yaptım ben projeyi, … :Bu partiyi baraj aşırmak parlamentoya sokmak, bu işi bitirmekti. Ama yola çıktığımız adamlar hain çıktı yola çıktığımız adamlar üçkağıtçı çıktı ve bu iş bu hale fiyasko oldu ve proje çöktü proje çökünce ne olduğunu göndün hep beraber işte adam yüzde kırk yedi ile geri geldi o yüzden bundan bütün siyasiler çok büyük dersler aldılar yani, yani ben diyenler hepsi gitti ve şu anda piyasada siyasetçi kalmadı bak Tansu Ç.’i tekrar diriltmeye çalışıyorlar, … :E olmaz tabi olmıyacağını kendisi de biliyo Tansu olcak olsa zaten çıkardı, … :O yüzden ben burda çalışıyorum ben ne zamandır çalışıyorum ben on yıldır çalışıyorum televizyonlarda çalışıyorum illeri geziyorum çalışıyorum işte bugün Alanya’dan çağırdılar Alanya’ya gidiyorum orda iki tane toplantım konferansım var biz devamlı çalışır haldeyiz ha bi amblem yok amblem kadar Türkiye’de kolay bi şey yoktur dediği, X ERKEK ŞAHSIN: Yok tabi canım yarın bi tanesini alırsın, … :Abi bi şey söyliyim ben tabanı geziyorum seni müthiş güzel bi ismin var yani diyorum …(anlaşılmıyor) sekiz basacak bi ismin var, … :Ben dün televizyon konuşmasında Ereğli’de televizyon konuşması yaptım iki tane, … :E biz dedim Turan ÇÖMEZ hareketini başlattık, … :Ama dedim yani soruyolar kimler var Sinan Bey var mı şu var mı, … :Valla ben Sinan Bey’le de görüşüyorum sürekli Sinan Bey bana ihtiyaç oyduğu her noktada Ülkemde şey, … :Görevden kaçmam diyor, … :Ha ben bunu bu hareketin içine mi gelir bu hareketten sonra birleşir mi bi yönlendirme yapmak istemiyorum o takdir onundur dedim ama … :Sinan AYGÜN gibi bi isim, bu memlekette kolay bulunur bi isim diğildir Türkiye için bi şanstır, … :Yani bir araya gelirlerse bi araya geldiklerinde de liderlik kararların kendileri verirler bize düşmez o dedik verdiğim ifade bu dediği, Sinan AYGÜN’ün: Sen bu şekil devam et, bizde çalışıyoruz biz boş durmuyoruz zaten herkes çalışıyo zaten Abdullatif’te çalışıyo zaten yani Abdullatif’in çalışması televizyona çıkıyo çalışıyo illere gidiyo çalışıyo konferanslara gidiyo çalışıyo bu bir siyasi çalışmadır, … :Niye bunları biz yapıyoruz, … :Abi taban çalışması zaten illerde temsilci bulduğumuz anda sen genel başkan olarak veyahut ta Genel Merkez olarak onlar yapıcaklar tabi, … :Yani bi Genel Başkan veya Lider olucak adam parti içinde olcak adam taban çalışması yapması mümkün değil ki yapamaz ki. O aşamada da zaten illerden şöyle bizim avantajımız var. Bütün oda başkanları hepsi haber bekliyor üç yüz atmış dört tane oda başkanı var, … :Yani bunların yüzde yüzüyle bak yüzde doksan dokuzuyla demiyorum irtibat halindeyim, … :Hepsiyle görüşüyorum hepsi geliyo gidiyo burası başkan Ankara’ya işi düşmeyen oda başkanı yok ki Ankara’ya gelen mutlaka bana uğruyo mutlak bana geliyo, … :Yani benim çalışmam devam ediyo sen kafanı yorma dediği, X ERKEK ŞAHSIN: Ben şunu anladım ben isim tespitine devam ediyorum, … :Bunlara da bu isimleri vermicem bende durucak dediği, Sinan AYGÜN’ün: Versen ne olur ki tek başına Turan ÇÖMEZ bi şey yapabilir mi dediği, X ERKEK ŞAHSIN: Turan ÇÖMEZ dediği, Sinan AYGÜN’ün: İşte halkın yükselişi partisi gibi neydi o adamın ismi dediği, X ERKEK ŞAHISIN: Hayır bozarlar abi. Yani o isimler hakikaten Konya’yı ayağa kaldıracak dediği, Sinan AYGÜN’ün: O sinerji doğduğu zaman kimse oraya gitmez insanlar güçten yanadır. Şu arda Tayyip’ in yanındaki adamları gördün mü nasıl yığıldılar şimdi çekilmeye başladılar başta medya olmak üzere, … :Sen bu gücü hissettiğin zaman bu insanlar sıraya girerler isim yazmaktan başını alamazsın zaten dediği…
Tape No 4953’de kayıtlı 19.05.2008 tarihinde saat 12.19’da ERHAN GÖKSEL ile yaptığı görüşmede özetle; Sinan AYGÜN’ün: Ben seni kaçırmıyorum biliyosun dediği, ERHAN GÖKSEL’in: Bu seferkini kaçırma çünkü bu sefer bugüne kadar yaptığım En olağanüstü program oldu dediği, Sinan AYGÜN’ün: CD si gelir ama duydum abi, Genelkurmay Başkanına vurmuşun güzelce, vurma onlara ya dediği, ERHAN GÖKSEL’in: Tek bu değil ki e şeyin nasıl şantaj altında olduğunu YSK’nın, Osman PAKSÜT’ ün neden dinlendiğini, Ve bu son dinlemenin dinlemeyi …(anlaşılmıyor) zam oyunlarını bozdu Fetullahçıların diye, Hanefi’nin niye alındığın, Hanefi’nin …(anlaşılmıyor) dediği, Sinan AYGÜN’ün: Bugün gastelerde benim haberim var gördün mü herkes dinleniyo diye: Bende onu bi arkadan geçim dedim öyle bi şey yaptık dediği, ERHAN GÖKSEL’in: Tam seni ilgilendirecek şeyler söyledim dediği, Sinan AYGÜN’ün: CD’yi alırım abi senin CD geliyo bana dediği, Ufak bi şey aldım, Ufak bir alet buldum abi CD’ yi takıyosun arabada marabada …(anlaşılmıyor) seyrediyosun abi cep telefonu gibi o yüzden rahatım yani abi, Cd gelir bana abi ya askere çok vurma ya dediği, ERHAN GÖKSEL’in: Ya ben askeri kurtarmaya çalışıyorum, İlker BAŞBUĞ’u Tasfiye etmeye çalışıyolar ya,Onu önlüyodum önlüyorum farkında değilsin o zaman dediği, Sinan AYGÜN’ün: Peki izliyim ondan sonra görüşürüz görüşelim abi o zaman dediği,
Tape No 4954’de kayıtlı 19.05.2008 tarihinde saat 23.43’de Fatih K. ile yaptığı görüşmede özetle; SİNAN AYGÜN’ ün: Eskiden daha çok arıyodunuz şimdi niye aramıyonuz diyim aman abi şey gelme yukarlar yukarlar çok rahatsız abi bu işten dediği, FATİH KARACA’ nın: Tahmin edebiliyorum, tahmin edebiloyrum dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ben İlker Abimle görüştüm dediği, FATİH K.nın :He dediği, SİNAN AYGÜN ‘ ün: Çok mutsuz yani abi bu işten dolayı vallahi billahi yani ya bu nasıl olur diyo şeye de kızıyolar Tuncay’a da kızııyolar. Dedim ki abi adam batıyodu yani batsa ne yapacaktı dediği, FATİH K,’ nın: Yapcak hiç bi şey yok dediği, SİNAN AYGÜN ‘ün: Sen de aramışın Hulki’yle görüşmüşün dimi dediği, FATİH K.’ nın: Hı dün aradım aradım da parasını istiyo … :Tabi onu konuşucaz eski sahipleriyle dediği, SİNAN AYGÜN’ın : Hı yani devam etcek mi o abi dediği, FATİH K.’nın : Yani et dedim ama o bu ara bu kafayla ederse edemez yani Tuncay MOLLAVEİSOĞLU kafasıyla oğlum dedim. Bak Hulki CEVİZOĞLU’ na eski ATV dönemini düşünüyosan … :Eski reytingci reytinge dikkat eden Hulki olcaksan olur ama böyle parti kimliğiyle ben sana proğram yaptırmam dedim olmaz dedim dediği, Sinan AYGÜN’ün: O da aynısını söyledi bana dedim ki ya araştırmacı gastecisin dosya aç kendine kardeşim Kuran’ın şifrelerini çöz Türkiye’nin enerji politikalarını masaya yatır e eski Enerji Bakanlarını getir yani Türkiye çözüm üretcek eskiden senin yaptığın nasıldı onun gibi bi işler yap dedim yani kamuoyuna ilgisini çekcek işler yap Tuncay şey gibi Tuncay ÖZKAN gibi Tayyip nerdesin diye bunlar yanlış şeyler. Zahit ara Zahit diye bağır dedim. Bunlar yanlış şeyler sen bunları yapmadın da. Dedi ki eskisi gibi olsun demişin sen ama sen doğrusunu söylemişin. Sen zaten yani sen Star’da ne yapıyodun ATV’de ne yapıyodun Kanal 6 da ne yapıyodun Türkiye’nin gündemini şifrelerini çözüyodun kitapları tanıtıyodun ee Türkiye ve dünya ile ilgili olayları çözüyodun daha çok ilgi çekiyodu. Böyle yap bunda ne var dedim o diyo ki yok ya ben nasıl yapıyım e sen yapıyodun şimdi nasıl niye yapmıyosun illa dediği, FATİH K.’nın: Şu şeyi bi de alsında sonra konuşuruz dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ha dediği,
Tape No:4955’de kayıtlı 20.05.2008 tarihinde saat 19.20’de ŞÜKRÜ… ile yaptığı görüşmede özetle; ŞÜKRÜ …nün: Patron ya sana bi şey sorcam e geçen gün baktırıyordun ya Halk Bankasının yönetiminde bi değişiklik oldu mu diye dediği, Sinan AYGÜN’ün: Üç kişi değişmiş ya üç kişi gelmiş. Dediği, ŞÜKRÜ …nün: E kesin mi? Dediği, Sinan AYGÜN’ün: Kesin işte baktık ya abi dediği, ŞÜKRÜ …nün: Peki hayır ben çıktım o zaman peki onları ben öğrenebilir miyim?, dediği, Sinan AYGÜN’ün: Onları sen evrakları nereye koymuştum ben evrakları kaldırın demiştim hepsini diye, Dur bakiyim bugün mü öğrenirsin yarın mı? Dediği, ŞÜKRÜ …nün E bugün öğrenebilirsem iyi olur görünüyor dediği, Üç kişi hı hem de dediği, Sinan AYGÜN’ün: Hı, hı kızım ee o gün ben size Halk Bankasının evraklarını vermiştim fotokopiler vardı Canan’a kaldırın isticem demiştim. Onlar yanınızda mı hı Şükrücüm dediği, ŞÜKRÜ …nün: Patron bi baktırabilir misin ya dediği, Sinan AYGÜN’ün: Tamam baktırdım odadaymış şu anda benim makamdaymış ama ben dışarıdayım. Dediği, ŞÜKRÜ …nün: Hı, hı tamam e o zaman nasıl yapalım sonra mı bize lazım yada birisi bakıp şey yapamaz mı? Dediği, Sinan AYGÜN’ün: Anlamazlar ki Ticaret Odası kapandı ya bu saatte, Altıda mesai bitti, Bizim sekreterde anlamaz o işlerden, Ona bakan kızlar var anlamazlar. Yarın sabah veririm sana dosyayı ama o kamu şirketi o evrakları, Dışarı çıkmaması lazım, Tabi üç kişi değişmiş… Dediği.
Tape no:4956’ da kayıtlı 21.05.2008 tarihinde saat 16.40’ da Şükrü K. ile yaptığı görüşmede özetle; ŞÜKRÜ K.’in: Ya yerinde misin patron dediği, Sinan AYGÜN’ün: İstanbul’a geldim dediği, ŞÜKRÜ K.’in: Hayda ya şu isimleri nasıl alabilirim ya dediği, Sinan AYGÜN’ün: İsimleri dur bakayım bir, o dosya oradaydı, bir saniye seni Oda’ ya yollayayım ben,Oda’ya gidebilir misin? Dediği, ŞÜKRÜ K.’in: Ya gidemem, ama bizim Melih falan alıp bana bildirebilir ya dediği, Sinan AYGÜN’ün: O anlamaz ondan, ondan dediği, ŞÜKRÜ K.’in: Ya olur mu sen söylesen dediği, Sinan AYGÜN’ün: Şimdi bizim şu Ayşe hanım var ya, Ticaret müdür yardımcısı Ayşe hanım, Ayşe hanıma sen neredesin Şükrü gastedemisin? dediği, ŞÜKRÜ K.’in: Abi şey Erkan M. ile şeye gidiyoruz da, Biyere gidiyoruz dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ee ben sana memurumu yollayacaktım pusulalarla beraber sana brife edecekti bunu, dediği, ŞÜKRÜ K.’in: Yok ya şu isim gitmiş bu isimler gelmiş ya bana birtek bu lazım abi Halk bankası, dediği, Sinan AYGÜN’ün: başka telefon ile bir bayana talimat veriyor) Peki kızım Ayşe hanımı yukarı çağır bugün Halk bankasına söz vermiştim ya, dediği, Şükrü K. beyi Hürriyet’ ten görüştür. Ayşe hanıma söyle eski isimler şunlar yeni isimler bunlar şunlar girdi şunlar çıktı Şükrü beye bilgi versin. Şükrü beyinde Ayşe hanıma gazeteci olduğunu söyleme benim bir arkadaşım de tamam mı? Gazeteci olarak söyleme Ayşe hanıma tamam çağır Ayşe hanımı şükrü beyle görüştür İşi bitir sonra bana bilgi ver iş bitti diye sakın şükrü beyi gazeteci olarak söyleme oldu mu? Cepten ara şükrü beyi tamam mı kardeş dediği, ŞÜKRÜ K.’in: abi çok teşekkürler, dediği,
Tape no:4957’de kayıtlı 21.05.2008 tarihinde saat 16.52’de Ramazan K. ile yaptığı görüşmede özetle; RAMAZAN K.’nın: Ee şimdi önce bir görüşmemiz lazım, hatırladıysanız dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ne görüşmesi abi dediği, Ramazan K.’nın: Projelerden tabi kafadan, sizinle görüşeceğiz bir projeler var o senin o televizyonda açıklamaların yok mu? dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ne projesi abi ne açıklaması ya, dediği, Ramazan K.’nın: Bir yan yana geldiğimizde konuşalım sen müsait bir anda şu gün gel de ben orada senin ………(konuşmalar çakıştı anlaşılmıyor) dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ee telefonla konuşalım buyur abi, buyur dediği, Ramazan K.’nın: Telefonla o kadar detaylı değil, yani gizli olanlar var açık olanlar var dediği, Sinan AYGÜN’ün: Benim gizli bir işim olmaz abi gözünü seveyim benim gizli ne işim olur ya dediği, Ramazan K.’nın: Herkesin bilecekleri ayrı …….(konuşmalar çakıştı yine) dediği, Sinan AYGÜN’ün: Telefonla konuşamayacak kadar ne gizli işim olabilir ya dediği, Ramazan K.’nın: hayır geldiğim zaman sevineceksin dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ya telefonla konuşulmayacak kadar benim gizli bir işim olmaz ağabeycim ya ne gizli işim olabilir dediği, Ramazan K.’nın: Herkesi bilgilendiriyorsun zaten biraz daha açalım o konuştuğumuz. dediği, Sinan AYGÜN’ün: Tamam abi yazılı çizili bir şey varsa yolla bakalım dediği, Ramazan K.’nın: Her şey habersiz başlar dediği, Sinan AYGÜN’ün: Yazılı çizili bir şey varsa yolla bakalım dediği, Ramazan K.’nın: Tabi, tabi belgeli, belgeli, belgeli dediği, Sinan AYGÜN’ün: Yolla gelsin bakalım abi o zaman, yolla bana gelsin dediği, Ramazan K.’nın: Yan yana randevulu gelelim veya bir arkadaş göndereyim size belgeleri getirsin dediği, Sinan AYGÜN’ün: Abi yolla Oda’ya yollayın bir arkadaşı getirsin, ben şuanda İstanbul’dayım yarın Ankara’ya döneceğim dediği, Ramazan K.’nın: Tamam döndüğünde arkadaşı gönder de ben göndereyim size orada belgeleri size teslim etsin dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ağabeycim teslim etsin bizim özel kaleme zarfın içine koysun versin ya dediği, Ramazan K.’nın: Yok birazda hem belge hem bilgi verilecek, bir yanda belge bir yanda bilgi dediği, Sinan AYGÜN’ün: sen belgeyi yolla anlamazsam tekrar ararım ben seni ağabeycim bu nedir, bu nedir diye o zaman oturur konuşuruz, tamam dediği, Ramazan K.’nın: Yani bir nişan meselesi vardı hatırladın mı? Bak şimdi iyi dinle o zaman hatırlatayım. Nişan meselesi sen çıkıyorsun doğru sensin, konuştuğumuz gibi her şey bitiyor. Herkes biliyor bitiyor yani ülkenin yönetimi konuşularak sen tarafsız olarak yapacaksın dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ya bi yolla da bakayım bir abi oldu mu? dediği, Ramazan K.’nın: Yok, yok hayır söylüyorum yani tarafsız olarak iş adamı olarak biz aradık şeyle ilgili, Türkiye’yle ilgili mimarını, Yani öbür taraflar askeriye, emniyet, adliye tamam. Burada da ticaret olarak tek taraflı ülkenin kalkınması dediği, Sinan AYGÜN’ün: Yolla bir bakayım ülke için, ülke için dediği, Ramazan K.’nın: Tamam, tamam belge yollamıyorum bu konuştuklarımız geçerli dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ülke için ne varsa biz orada varız ağabeycim dediği, Ramazan K.’nın: Tamam başka bir şey değil yani, onunda …….(anlaşılmıyor) ikinci hatayı yapar onun nerde ne hata yaptığını biliyorum. Sadece tezkere olayına gemilerin gelmesi kafi, yani Taliban’lan Barzani’nin kıvırdığı gibi o bildiğin gibi yani gemilerin geçmesi oraya tezkere geçmeden oraya çıkması kafi, daha fazla araştırma yok kapatın gitsin, Vatana ihanet oğlum da olsa acıma yok yani o belge üstüne konuştum yani, Kahpeliği bir yapan bir daha yapar onun ne kahpelikler denediğini biliyorum. Bak ülkenin altı satılmış, üstündeki satılmaz açıklıyorsun. Borçlandırılmayan kimse kalmamış, Parayı öderim dedim bakın, borcu öderim, ama ülkenin inşasına istiklal marşında yazılı olana cennet vatana herkes çalışacak tamam, Yani onlar oraya nasıl getirildiğini ben biliyorum, onlar uzun hikaye ben size orada bir kelimede anlatmıştım, it kağnının gölgesinde yatarmış ben neymişim, Biz sıralama aldığımız ders iyi gidiyoruz, vatanı savunuyoruz gerisi ne olursa olsun dediği,
Tape no:4959’ da kayıtlı 21.05.2008 tarihinde saat 20.34’ de Yılmaz A. ile yaptığı görüşmede özetle; Yılmaz A’nın Sayın başkanım nasılsın Yılmaz A. eski içişleri özel kalem dediği, Sinan AYGÜN’ün: Kim efendim dediği, Yılmaz A’nınYılmaz A. eski içişleri özel kalem müdürü … : Valla iyiyiz abi sizlerden şey bekliyoruz abi ya (anlaşılmıyor… ülkenin durumunu görüyon işte ya sen bağırıp çığırıyodun… : Şey yapayım dedin oda olmadı biliyosun temmuzda… : Yani bişeyler olması lazım bide gecikiliyo biliyosun işte (anlaşılmıyor) adam meydanda gezerken biliyosunuz sizde son anda geldiniz yani bişeyler olsun diye uğraştınız ve adam meydanda gezerken (anlaşılmıyor) Olmadı biliyosun dediği, Sinan AYGÜN’ün: Maalesef dediği, Yılmaz A’nın: Şimdi aynı noktaya gelmesin abi ya dediği, Sinan AYGÜN’ün : Gelmesin abi gelmesin dediği, Yılmaz A’nınŞimdi adam seçime gidicem diyo seçilemiycem diyo bilmem ne diyo… : Hükümet, ee kapanma davası var bizimkiler daha kurduk mu kuracaz mı kurduk mu kuracaz mı nası kurulacak dediği, Sinan AYGÜN’ün: Kurulur abi sen merak etme her şey yoluna girer abi dediği, Yılmaz A’nınGözünü seviyim sen bu işin içine biraz gir valla… : Bu çok önemli bi cümleydi yani gelsin kim biliyosa otursun dediği, Sinan AYGÜN’ün : Doğru söylüyosun dediği, Yılmaz A’nınAma bu iş olsun dedin dediği, Sinan AYGÜN’ün: İnşallah abi az kaldı abi dediği,
Tape no:4961’de kayıtlı 21.05.2008 tarihinde saat 06.35’de Şükrü… ile yaptığı görüşmede özetle; Sinan AYGÜN’ün: Kan ağlıyo esnaf sürüm sürüm sürünüyor gazteciler tenis oynuyo vaay be Türkiye ye bak be dediği, ŞÜKRÜ...’nün: Bu esnaf sürünmüyo AKPye oy vermedi mi bu esnaf dediği, Sinan AYGÜN’ün: Şu anda boğazdayım boğaz köprüsünün karşısındayım önümde de karides yiyom şerefsizim ona yanıyom dediği, ŞÜKRÜ...’nün: Oh oh ne güzel dediği, Sinan AYGÜN’ün: Esnafın durumunu görüyosun değil mi … : Malzeme geldi mi tamam mı dediği, ŞÜKRÜ ...nün: Hı yok ama şey tutmuyo dediği, Sinan AYGÜN’ün : Ney tutmuyo ya dediği, ŞÜKRÜ ...nün: Yani şimdi adam 11inci ayda istifa etmiş bir kişi istifa etmiş, eee üye sayısı yediden dokuza çıkarılmış üç kişi yeniden atanmış, Bir istifa iki yeni üye, Halbuki bizdeki bilgi hani ee işte bu kredi nedeniyle iki kişi istifa etti, Yerine atama yapıldı biçimindeydi, E o zaman tutmuyo, Ama acaba vakıflar bankasında var mı durum bide ona bakmak lazım dediği, Sinan AYGÜN’ün: Bakarız ya ona da bakarız abi dediği,
Tape no:4962’de kayıtlı 22.05.2008 tarihinde saat 16.49’da Veli S./Sedat T. ile yaptığı görüşmede özetle; VELİ S.’ın: Sedat T. hoca yanımda Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesinden Göğüs Cerrahisi. Bizim yakın dostumuz. Bizim bilim kurulu üyemiz Gazi Üniversitesi rektör adayı efendime söyliyim eee bi cenazede beraber olmuşsunuz ııı dediği, Sinan AYGÜN’ün: Heh bildim abi dediği, VELİ S.’ın: Mevcut rektörle ilgili bişeyler söylemişsin, Sedat hocaya sahip çıkalım Sinanım veriyorum saygı suncak dediği, SEDAT T.’ın : Sayın başkanım saygılar sunuyorum dediği, Sinan AYGÜN’ün: Hatırladım hocam eee Kocatepenin cami avlusunda konuşmuştuk sizinle dediği, SEDAT T.’ın: Ben sizin o ee dosyayı ortaya çıkarmanızı bekliyorum, Bahsettiğiniz çok uygun olur diye düşünüyorum bide eee bize değil ülkeye büyük hizmet olcak efendim yani,Ha bize engel değil o kişi ama onu duyurursanız çok memnun dediği, Sinan AYGÜN’ün: Başkasına üfleyim o zaman ben dediği, SEDAT T.’ın: Peki çok çok memnun oluruz efendim,Hatta hatta o dosyanın bir dekan değişikliğine sebep olduğunu duydum ama detaylarını bilemiyorum. Tıp fakültesi dekanı Sedef TUNAOĞLU’nun görevden ayrılmasının sebebi olduğunu ifade ediyorlar üniversite içinde, Ama detayları hakkında bilgim yok siz biliyorsunuz, dediği, Sinan AYGÜN’ün: Tamam peki abi ben mesajı aldım dediği,
Tape no:4963’de kayıtlı 26.05.2008 tarihinde saat 22.33’de Metin Ö. ile yaptığı görüşmede özetle; Sinan AYGÜN’ün: Nasıldı bugün cumhurbaşkanlığındaki toplantı sizde çıktınız niye çıktınız dediği, METİN Ö.’ın: Eeeee biz aslında çıktık ama sonradan bekledik ara şeyi, Ya konuşmalardan çok sıkıldık dediği, Sinan AYGÜN’ün: Yav adam öldürdü ya ben uyudum ya, Hele o Aydın mıdır nedir o manyak o herif yaa ne ruh hastasıymış yaaa dediği, METİN Ö.’ın: Eeee ama şey eee Yargıtay başkanı şeyle her şeyi söylemiş yani işte götürdü eeee Avrupa Birliğine şeyaptılar, dediği, Sinan AYGÜN’ün: Görüştün mü Yargıtay başkanıyla, Yargıtay başkanıyla görüşme yaptı değil mi dediği, METİN Ö.’ın: Tabi tabi görüştü beş buçukta bizden sonra onunla görüştü, Eee oda şey söyledi seçilen Danıştay başkanıyla görüşücem dedi, Ondan sonra eee Yargıtay başkanı şey demiş yani konuşun başbakanla ortamı bu kadar germesin hoş olmıycak demiş, Yani adam açık açık söylemiş, Hoş olmıycak demiş oda eeee heralde yarın olmaz ama Perşembe günleri bunların olağan görüşmesi varya, Orda büyük bi ihtimalle ee konuşurlar başkanım dediği, Sinan AYGÜN’ün: Valla kötüye gidiyo işlerde kötüye gidiyo ekonomide kötüye gidiyo patlıyan patlıyana dediği,
Tape no:4964’de kayıtlı 26.05.2008 tarihinde saat 23.35’de Mustafa K. ile yaptığı görüşmede özetle; MUSTAFA K.’ın: Ticari hayatın şeyi yok tadı yok dediği, SİNAN AYGÜN ‘ün: Ne yapcaz hı? dediği, MUSTAFA K.’ın :Ne yapacağız şeylere söyleyeceksin Yargıtay Başkanına ziyarete gideceksin yarın dediği, Sinan AYGÜN’ün: Gideyim dediği, MUSTAFA K.’ın: Aklınızı başınıza toplayın sesinizi kesin yoksa hepimiz ayvayı yedik diyceksin dediği, Sinan AYGÜN’ün: Onu öyle konuşmak için gideceğim yani bakın bunlardan sonra ortam gerildi bu ihale sizin üstünüze kalacak geçen sefer Cumhurbaşkanı size kaldığı gibi dediği, MUSTAFA K.’ın: Aynen dediği, Sinan AYGÜN’ün: Halk bunu anlamaz dediği, MUSTAFA K.’ın :Aynen dediği, Sinan AYGÜN’ün: Bundan dolayı oldu esnaf yürüyüşe çıkarsa önce sizin buraya gelip bağırır derim ben size söyleyim diycem onu söylemeyi düşünüyorum dediği, MUSTAFA K.’ın: (İki kelime anlaşılmıyor) bu sefer direk direk adres onların kapısın önü dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ya dediği, MUSTAFA K.’ın: Böyle rezillik olur mu ya üç tane adamı bir araya getiripte çalıştırmamış adam çıkıyo ortaya lan bu neler neler çektik biz ya tam şöyle iki yakamız bir araya gelecek diyoruz ulan bir yerden bişey patlatıyorlar bu kadar rezillik olmaz ya dediği, Sinan AYGÜN’ün: Şeyden bişey var mı Edirne tarafında dediği, MUSTAFA K.’ın: O şeyi vermiş iddianameyi vermiş yarın bir gün dava açılacak dediği, Sinan AYGÜN’ün: Hayret bişey ya dediği, MUSTAFA K.’ın: Yani şey iş yapıyo işte ya devletimiz iş yapıyo ya dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ya çok moralim bozuk ya vallahi çok moralim bozuk ya biz bunların hiçbirini hak etmiyoruz ya … :Çayın üstüne adamlar ee şey koymuşlar iskele gibi yapmış onun üstüne yemekler yedik yukardan şelaleler akıyo altımızdan su akıyo … :Ya dedik ki ulan şu ülkenin güzelliğine bir bak ya (bir kelime anlaşılmıyor) tam ortasındasın … :Valla tam böyle yarın ortasındasın vadi mi yar mı denir o tepelerden su akıyo yüzümüze sular geliyor ortaya söyledik bir kavurma … :Ulan dedim şu şu ülkenin güzelliğine bak ya buz gibi biraz indik aşağıya böyle 10 km Alanya’ya aha orasıda yanıyo kardeşim şuna bak ya yok dünyada böyle bir yer yok abi ya … :Ne pis bu değil mi dediği, MUSTAFA K.’ın: Valla tek şey bu yani şeyin laiklik maiklik cart curt hepsi hikaye abi iktidar iktidar savaşı devam ediyo olan halka oluyo dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ve bu halkta kuzu kuzu her zaman arayış içersinde bak bi son elli yıldır bi ona gidiyo bi buna gidiyo bi ona gidiyo bu buna gidiyo tekrar öbürüne geri geliyo (iki kelime anlaşılmıyor) sekiz sefer gittim yedi sefer geldim diyor dönüyorlar bir BAYKAL’a önce BAHÇELİ’yi sildiler şimdi BAHÇELİ’yi tekrar geri getirdiler arıyor ECEVİT’i bir zaman götürüyorlardı tekrar ECEVİT’i getirdiler yani bir böyle şey var ya bulamıyo insanlar ya her gelende birbirinden kötü oluyo abi ya dediği, MUSTAFA K.’ın: Son son 15-20 gündür şu oyuna mı geldi tezgaha mı düştü yoksa bilerek mi oldu bilmeyerek mi oldu bilmem Yargı adam akıllı son 15-20 gündür ciddi manada yıprandı dediği, Sinan AYGÜN’ün: Hükümette yıprandı zaten yasama diye bişey yok dediği, MUSTAFA K.’ın: Tabi dediği, Sinan AYGÜN’ün: E bütün erkler gidiyor ne olacak dediği, MUSTAFA K.’ın: E tabi işte Sinan AYGÜN’ün: Bunlar Cumhuriyetin dinamikleri abi dediği, MUSTAFA K.’ın: Evet yani sebep olanlar çıksın hep beraber hesap versinler biri bişey diyo öbürü cevap veriyo şeymi lan burası dağ başımı burası dediği, Sinan AYGÜN’ün: Finansbank çöktü her şeyi darmadağın etti hepsini Finansbank yaptı dediği, MUSTAFA K. :Allah Allah …:Hisarcıkoğlu’ndan uyarı diyo gerginlik ekonomiyi olumsuz etti açıklama mı yaptı bu dediği, Sinan AYGÜN’ün :Kim dediği, MUSTAFA K.’ın: Rıfat dediği,Sinan AYGÜN’ün: Ha dün yaptı dediği, MUSTAFA K.’ın: Gerginlik ekonomiyi olumsuz etkiledi doğru söylüyo dediği,
Tape no:4965’de kayıtlı 29.05.2008 tarihinde saat 16.44’de Ahmet K. ile yaptığı görüşmede özetle; Sinan AYGÜN’ün: Ben Yargıtay başkanıyla görüşmem lazım (bir kelime anlaşılmıyor) bir saattir onla görüşüyorum dediği, AHMET K.’ın: Helal olsun sana dediği, Sinan AYGÜN’ün: Şimdi havaalanına çıktım yola televizyona İstanbul’a gidiyorum dediği, AHMET K.’ın: Helal olsun babacığım, Bak tekrar ediyorum yaşam durdu bizim işimiz bitti konuştuğumuz şekilde, Yaşam 5 trilyonda alsa ben ondan 1 lira istemem takdiri ona kalmış ben evraklarını aynen verecem, Benim başka o evraklarla buna yardımım dokunabilirse,Yine diyorum ne varsa alsın sanki ben haciz koymuş gibi olayım ki,Ne alırsam ben buna vereceğim,Benim ona güvenim tam yani hiç şey değil,Ama diyorum ki evraklarıda boşa şey yapmasın hiç yoktan bir yerlere haciz konacaksa,Bak yanımda tamam işte onu onu diyorum kardeşim işte sen dediği, Sinan AYGÜN’ün: Abi ona ona ona karar versin o dediği, AHMET K.’ın: Ha ona bi karar versin dediği, Sinan AYGÜN’ün: Uygulayalım abi tamam mı dediği,
Tape no:4966’da kayıtlı 05.06.2008 tarihinde saat 11.33’de KORKMAZ ile yaptığı görüşmede özetle; KORKMAZ’ın: Alo başkanım Korkmaz dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ne haber Korkmaz’cığım nasılsın dediği, KORKMAZ’ın: Valla iyiyim başkanım ne olur bugün ne çıkar dediği, Sinan AYGÜN’ün: Bi saniye bekle (anlaşılmıyor) ben dönüyorum sana ay kapatma dediği, KORKMAZ ‘ın: Tamam dediği, Sinan AYGÜN’ün: Yani bu Anayasa mahkemesinden çıkacak şudur ben gerçi yoldayım (üç kelime anlaşılmıyor) ee türban kararını yasaklayacak yine çünkü Avrupa İnsan Haklara Mahkemesi’de bununla ilgili bir karar alelacele çıkardı dediği, KORKMAZ’ın: Doğru dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ee onu uyacaklar zaten Avrupa bunu bilerek yaptı zaten yani ee tam iki gün kala bunu patlatması bizim görüşümüz bu sizde bunu bağlı kalın dedi bütün mesaj bu dediği, KORKMAZ’ın : Evet patron bizim bi Amerikalı yabancı bir grup Ankara’da otel arıyorlar hazır otel satılık dediği, Sinan AYGÜN’ün: Hemen var hazır bir tane elimizde dediği, KORKMAZ’ın : Yüz milyon euro’da nakit ellerinde para var dediği, SİNAN AYGÜN ‘ün: Var bu otel Ramazan otel var (bir kelime anlaşılmıyor) caddesinde dediği, KORKMAZ’ın: Ne kadara biter tahminen dediği, Sinan AYGÜN’ün: Yani 12-13 trilyon civarında diyorlardı 80 odalı 90 odalı bir yer dediği, KORKMAZ’ın: O zaman abi sen bi görüşürsen adamlarla bi arada senin orada toplanabiliriz dediği, Sinan AYGÜN’ün: Adamlarla görüşmeme gerek yok yetki bende görüşürüm adamlarla dediği, KORKMAZ’ın: Tamam sen bi rakam söyle ben adamlarla seni hemen oturtturayım abi dediği,
Tape no:4968’ de kayıtlı 05.06.2008 tarihinde saat 18.25’de Kenan A. isimli şahıs ile yaptığı görüşmede özetle; Sinan AYGÜN’ün: Valla ortalık karıştı gördüğün gibi işte dediği, KENAN A.’nun: Evet dediği, Sinan AYGÜN’ün: (Bir kelime anlaşılmıyor) türbanı da iptal ettiler artık partiyi de kapatırlar bundan sonra dediği, KENAN AKSU’nun: Yok kapatıyorlar öyle söylüyorlar evet dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ya dediği, KENAN A.’nun: Geçen Abdülkadir abi de gelmişti onla da şey yaptım dediği, Sinan AYGÜN’ün: Hı hı dediği, KENAN A.’nun: Kapatıyorlar ee yine bir bence şey var aa başkanım bunlar hep gündemi ekonomi çok kötüdür ya (iki kelime anlaşılmıyor) dediği, Sinan AYGÜN’ün: Tabi canım ekonomiye kimsenin mimsenin baktığı yok abi mahvolduk devamlı tutuşup gidiyoruz bakalım abi ne olacaksa dediği, KENAN A.’nun: Valla başkanım burada çok kötü ya … :Yani ee 50 milyon 100 milyon 1 milyar ee 1000 YTL şeyin olursa Vergi Dairesi sana tebligat göndermeden hemen blokeyi koyuyo böyle eşkiyalık görülmemiş ya … :Ne yapacağız peki yani ben (bir-iki kelime anlaşılmıyor)’la toplantı yaptım burada karar aldık maalesef onlarda iktidara geçen dönem hepsi Akp’den aday oldular dediği, Sinan AYGÜN’ün: Evet dediği, KENAN A.’nun: Gidip onlara kötü olmamak için ee şeylerini yerine getirmiyorlar yani aldığımız kararı yerine getirmiyorlar dediği, Sinan AYGÜN’ün: Az kaldı az. Gidiyorlar bakalım ne olacak bundan sonra görücez dediği, KENAN A.’nun: Ya bizde (bir kelime anlaşılmıyor) ne yapacaz yani dediği, Sinan AYGÜN’ün: Görücez dediği,
Tape no:4969’ da kayıtlı 07.06.2008 tarihinde saat 16.12’de Talat A. isimli şahıs ile yaptığı görüşmede özetle; Sinan AYGÜN’ün: Talat’cığım merhaba dediği, Talat A’nın: Merhaba başkanım nasılsınız dediği, Sinan AYGÜN’ün: İyiyim Talat’cığım sen nasılsın dediği, Sinan AYGÜN’ün: Millet batan batana giden gidene onların derdi ile uğraşıyom işte gidiyo bakalım Talat’cığım sen nasılsın iyi misin dediği, Talat A’nın: İyiyim teşekkür ederim sanki burada ilginç bir şey var gibi şimdi bu halen Akp ee kapatılmayacağından emin ee bu bunu tabi çok fazla hissettirmemeye çalışıyorlar ama şimdi bu türban kararı ee verildikten sonra Akp kapatılmasın kararı toplumda büyük sanki yankı yapmayacak hani bir kesimin gazı alınıyo daha sonra da bir karar veriliyo sanki böyle bir süreç gelişebilir diye düşünüyorum dediği, Sinan AYGÜN’ün: Yok mümkün değil dediği, Talat A’nın: Öyle mi hıı dediği, SİNAN AYGÜN :Mümkün değil dediği, Talat A’nın: Anladım dediği, Sinan AYGÜN’ün: Yani sistem bunları atıyo artık sapla kusmaya başladı … :Sistem de kendini korumaya çalışıyo dediği, Talat A’nın: Doğru dediği, Sinan AYGÜN’ün: O yüzden öncü bir depremdi bu arkadan büyük bir deprem geliyo dediği,
Tape no:4970’ de kayıtlı 07.06.2008 tarihinde saat 19.40’da Nihat G. isimli şahıs ile yaptığı görüşmede özetle; NİHAT G.’in: Ee şey ee Sinan abi bu çok önemli bişey bunda diretelim bunu bastıralım bizim amblemimiz diye koyalım yani dediği, Sinan AYGÜN’ün: Şimdi bunla ilgili ben çalışma başlattım ama sırf bu değil bunun yanında 30 (bir kelime anlaşılmıyor) bunu da koydum yıldızsız hilal koydum ortası yıldız yok ortasında milletin sesi kesilsin diye yani bu islama dediği,
Tape no:4971’ de kayıtlı 08.06.2008 tarihinde saat 13.55’de Erhan GÖKSEL isimli şahıs ile yaptığı görüşmede özetle; Sinan AYGÜN’ün: İyi hadi bakalım ne konumuz ne dediği, ERHAN GÖKSEL’in: Sağolun sağolun darmadağın ya duman edecem ortalığı özel olarak hazırladım hatta yay yay yani herkes izlemesini dediği, Sinan AYGÜN’ün: (Anlaşılmıyor) dediği, ERHAN GÖKSEL’in: Çok özel şeyler söyleyecem dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ordan söylediler bana bende bir arayım dedim (iki kelime anlaşılmıyor) dediği, ERHAN GÖKSEL’in: Çok iyi ettim telefonda konuşamıyorum ama ortalığı allak pullak edecem ee etrafa duyurursan iyi olur dediği, Sinan AYGÜN’ün: Hemen duyuruyorum dediği, ERHAN GÖKSEL’in: Önemli kişilere dediği, Sinan AYGÜN’ün: Tamam abi dediği,
Tape no:4972’ de kayıtlı 08.06.2008 tarihinde saat 22.52’de Nihat G. isimli şahıs ile yaptığı görüşmede özetle; Sinan AYGÜN’ün: Nihat abi ben Sinan AYGÜN nasılsın dediği, NİHAT G.’in: Sinan ne haber dediği, Sinan AYGÜN’ün: İyiyim abi dediği, NİHAT GENÇ’in: Vay Sinan abim tövbe estağfurullah ben bizim Sinan sandım baba sen nasılsın dediği, Sinan AYGÜN’ün: İyiyim şeyi seyrettin mi abi sen Erhan GÖKSELi seyrediyor musun? … : Ya adam çok kötü yani senin çok daha başka versiyonun şeklinde vuruyor Zahit AKMAN’a geçiriyor. İzle onu abi izlemende fayda var fayda var dediği, NİHAT G.’in: Zahiti izledim ben buna laf attı Zahit doğru ama dediği, Sinan AYGÜN’ün: Bu da şimdi ona cevap veriyor imkânın varsa izle abi onu haber veriyim dedim abi dediği,
Tape no:4973’ de kayıtlı 09.06.2008 tarihinde saat 00.45’de X ERKEK ŞAHIS ile yaptığı görüşmede özetle; X ERKEK ŞAHIS’ın: Yalan söylemiş demek ki ATV yi kabul etmemiş te bunları kabul etmiş hay aklına sıçayım diyecem bu dediği,Sinan AYGÜN’ün: Ağabeycim ben akınla konuştum bu projeyi akınla beraber götürmüşler bu proje iki aylık bir projeymiş ağabeycim bunu Hulki CEVİZOĞLU’nda test ettim daha sonra Fatih K.’yı oraya geçeceği iki ay önce belliymiş biz o yemekte yerken iş bitmiş çoktan dediği,
Tape no:4974’ de kayıtlı 10.06.2008 tarihinde saat 18.21’de FERHAT A. ile yaptığı görüşmede özetle; Sinan AYGÜN’ün: Valla muhabbet dost eş dost muhabbeti Kayseri tabiri var ya “Adanalı muhabbeti” işte esnafın halini sordular nasıldır ne değildir. Dün bizim Starda bi haberimiz vardı onu izlemiş. Borçlar yedi kart arttı ya siz nasıl verdiniz şaşırtma mı verdiniz nasıl verdiniz ondan sonra onu anlattım. Yani biz borçluyuz faizler mahv oldu Faizle çalışıyoruz hep beraber çok dikkatini çekmiş bütün millet borç içinde dedim abi. Yani faizler şuanda on sekizlerle yirmilerle borçlandı millet kriz ortamında bunlar seksenlere doksanlara yüzlere çıkarsa göçeriz hepimiz batarız onu dinledi. Ortalık gergin o gerdi bu gerdi türban gerdi şey ediyor yani MHP’ye biraz kızıyor anladığım kadarıyla dediği, FERHAT A.’nın: Ne diyor MHP için dediği, Sinan AYGÜN’ün: Attı kucağımıza topu diyor o da topu tutmak zorunda kaldı diyor. Bunlar için haber yapma ha dediği, FERHAT A.’nın: Yok not alıyorum kendim için dinliyorum dediği, Sinan AYGÜN’ün: Tamam kendin için dinle. Topu attı kucağımıza tutmak sorunda kaldık diyor. Ondan sonra da böyle oldu diyor şeyi söyledim ya bak dedim millet şey yapıyor şimdi rektörler ataması var. Rektör seçimi var Haziranda Temmuzda millet diyor ki işte düşük olanı da alacaklar öyle şey olur mu dedi ya. Önüme gelirse kim yüksek alırsa ona veririm dedi ya. hiç gözünün yaşına bakmam kimin hakkıysa ona veririm. Demokrasiye inanan insanlarız dedi. Düşük olana vermiyecem diye bi şey yok dedi onu söyledi o kadar dediği, FERHAT A.’nın: Bu erken seçim falan İsmail’den bahsetti mi yani dediği, Sinan AYGÜN’ün: Yo hiç bahsetmedi yo dediği, FERHAT A.’nın: Anayasa mahkemesinin kararına ne diyor dediği, SİNANAYGÜN’ün: Yani bunları yazmayacaksan söylüyorum dediği, FERHAT A.’nın: Yazmaya cam başkanım olur mu öyle şey dediği, Sinan AYGÜN’ün: Yani kapanırsa o çok kötü olur diyor çok kötü olur diyor kapanırsa kötü bir bunalım diyor dediği, FERHAT A.’nın: Ne çıkar diyor dediği, Sinan AYGÜN’ün: Çok kötü bunalım diyor yani faizler artar ülkemiz kaosa girer diyor. Yani bu sefer bankalara gittiler diyor bu seferde sizler gidersiniz diyor ben size söyleyeyim biliyorum diyor. Yani adam rahatsız gidişten yani bu parti kapanırsa her şey değişir diyor dediği, FERHAT A.’nın: Kendisiyle ilgili siyasi yasaklar falan dediği, Sinan AYGÜN’ün: Yo hiç yo şey söylemedi dediği, FERHAT A.’nın: Sizden bi şey sordu mu askeri nabız falan mı sordu dediği, Sinan AYGÜN’ün: Bu kadar yeter tamam mı? dediği,
Tape no:4975’ de kayıtlı 10.06.2008 tarihinde saat 18.26’da Tamer Y. isimli şahıs ile yaptığı görüşmede özetle; TAMER Y.’ın: Sağol Sinan sen gazete portta yazıyon dimi dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ara sıra yazıyorum dediği, TAMER Y.’ın: Ya şeyi sorcam Abdullah ÖCALAN hakkında kitap yazabilir misin? dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ha ne yazabilirim dediği, TAMER Y.’ın: Biliyosun o Kürt değil yani benim araştırmalarım var. Dükkana falan filan gelir giderdi Abidin Paşada otururken…(anlaşılmadı) ilkokulu mezunu Kürt değil yani kelime olarak ta kesinlikle tek kelime Kürtçe bilmez, Ha bizim orda şayaklardan abdest alıp bizim köyün camisinde namaz kılardı on dört on beş yaşındaydı gençti o zamanlar. Apocular derdik daha ufacıktı. Şimdi bu Emin ÇÖLAŞAN yazdı ya Yalçın hakkında, şey hakkında Emin ÇÖLAŞAN’da Gazete Portta yazıyor herhalde değil mi? dediği, Sinan AYGÜN’ün: Hı, hı, hı dediği, TAMER Y.’ın: Yani sende onun hakkında dedim bi ya geçen bi tartışma oldu birine söyledim kendi kendime şöyle ballandıra, ballandıra doğru olan bi haber doğru olan şeylerden iki satır yaz kitap olur bana göre dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ya tutmuyor onun kitapları onun hakkında yazılan kitaplar satmıyor Şemdin SAKIK yazdı bi kaç sefer Şemdin SAKIK’A ben yardımcı oldum yazması için ama tutmadı dediği, TAMER Y.’ın: ama yani karşı kişiden sen Sinan AYGÜN olarak kendin yazarsın dediği, Sinan AYGÜN’ün: Bi düşüneyim onu ben bi tamam mı bi düşüneyim dediği, TAMER YENİAY’ın: Ben seni Melih GÖKÇEğin şeyine yazdırmıştım ismini... (anlaşılmadı) yani dediği,
Tape no:4977’ de kayıtlı 10.06.2008 tarihinde saat 19.34’de SALİH isimli şahıs ile yaptığı görüşmede özetle; SALİH’in: Cumhurbaşkanlığı’nda ne yaptın diyorum Cumhurbaşkanlığı’nda dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ya işte ee ekonomiyi sordu dediği, SALİH’in: Hıı dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ondan sonra bu Anayasa mahkemesini sordu dediği, SALİH’in: Allah Allah dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ona biraz müdahil olun dedi yani çok büyük kaos olur dedi kapanırsa dedi benim ona söyleyeceğim bişey vardı onu söyledim rektörlerle ilgili dediği, SALİH’in: Tamam Sinan AYGÜN’ün: Muhabbet iyiydi bir saat on dakika falan oturduk. Ondan sonra beraber çıktık dediği,
Tape no:4978’ de kayıtlı 10.06.2008 tarihinde saat 22.06’da ZİYA isimli şahıs ile yaptığı görüşmede özetle; ZİYA’nın: Sayın Gül’le ne yaptın dediği, Sinan AYGÜN’ün: İyi ya abi şey diyo adam ZİYA’nın: Hayırdır dediği, Sinan AYGÜN’ün: Çok rahatsız benim Yargıtay başkanı ile konuştuğumu duymuş ona nerden gittiyse o (bir kelime anlaşılmıyor) dediği, ZİYA’nın : Ya bunu herkes biliyo bu normal dediği, Sinan AYGÜN’ün: Ee ya bizim cenah(/Cerrah)’tan gitti Rıfat’tan mı gitti bilmiyorum. ki nerden gitti hem bi teşekkür edeyim dedi. Onun için dedi çok iyi konuşmuşun dedi. Yok abi yargı parti kapanırsa çok büyük bir kaos çıkacak diyor. Yani bundan en fazla siz etkileneceksiniz haberiniz olsun diyor şu anda diyor bıçak sırtında gidiyo … :Yani sizin konuşmamanız konuşmamanız bile bizim için bir avantaj yani kapansın dememiz bile avantaj ama bize yetmiyo. Biraz kulis yapın adama şimdi dedim adam haklı yani hadi kapandı hadi (bir kelime anlaşılmıyor) kim olacak ne olacak faizler yükselmeye başladı … :Çalışın diyo yani büyük sıkıntı yaşar işte PKK ile mücadeleye girdik diyor ee Genel Kurmayla ilişkilerimizi düzelttik diyor. Dedim ki siz yine çok iyi gidiyorsunuz ülkenin başı cumhurbaşkanısınız sizde umut veriyorsunuz sağolun bizim ilk konuştuğumuz proje işte demiştik ki milletin sırtına uçakla (bir kelime anlaşılmıyor) milleti iş adamlarını falan diye … :Arkası yok yani işte gidipte bir politika belirleyip Anayasa Mahkemesi konuşmak lazım aslında yani siz burayı patlatırsanız ekonomide patlayacak ekonomide patlayacak patlayınca da altında siz sizde duracaksınız bizde kalacağız gibi … :Bunu nasıl söyleriz. İşte bunu benim burda iki tane tanıdığım var o dokuz kişinin içinde görüştüğüm. Gidip onlara bunu nasıl anlatırız Yargıtay’a gittik anlattık. Onlara da onu anlatabilirsek mesele yok anladın mı … ?:İşte ona çalışacağız aslında Perşembe Cuma randevu isteyelim şeylerden o abilerden dokuz kişilik isimden gidiyim anlatayım abi bu iş patlar ama karar sizin durum bu bunları konuştuk. dediği,

Hiç yorum yok: